Kobanê‘ye özlemini seslendirdiği şarkılarla dile getiren 72 yaşındaki Yazê ana, YPG/YPJ’li savaşçıların kahramanlıklarını da anlatıyor. 90 yaşındaki Kobanêli Eliyê Bişêriyê, Fransız işgalini gördü, Suriye’nin kuruluşuna tanıklık etti, Esad rejiminin baskılarına dayandı, şimdide kendi deyimi ile “En beteri DAİŞ çetesi”ne karşı direniyor. Bişêriyê, 82 gündür köyünü terk etmek istemediği için sınır hattındaki mayınlı alanda yaşıyor. İki çocukları YPG saflarında direnen Misto ailesi İzmir’den Kobanê‘ye geri dönecekleri günü bekliyor.
 Yaşayan bir tarih olan Kobanêli Yazê Mihemmed, topraklarına özlemini nağmelere döküyor. Yazê ana, “Kobanê düşmez, kundakta bir bebeğimiz kalsa da Kobanê düşmemiş demektir” diyor.
Sınırı geçtikten sonra önce çocuklarının daha önce çalıştığı yer olan Adıyaman’a giden Yazê ana, ardından kızının bulunduğu Suruç’a geçiyor. Kürtlerin topraklarının arasına çizilen sınırlara isyan eden Yazê ana, “Suruç, Van, Muş, Adana, Adıyaman… Hepsi Kürtlerin toprağı. Ben küçükken sınırın yapıldığını gördüm” diye anlatıyor.
Suruç’taki çadır kentte kalan Yazê ana, Rojava’ya saldırıların başladığı günlerde direnişte olan eşi Hesen İbrahim Bekir’i 3 yıl önce Hesekê‘de yitiriyor. Kobanê’de yaşamını yitirenler için ağıt yakan Yazê ana, DAİŞ’e ise lanet okuyor.
Elinden düşürmediği sigarası ile elindeki ve yüzündeki dövmeleriyle dikkat çeken Yazê ana, yanına gelen herkese seslendirdiği parçalarla, çocukluğundan bu yana gördüğü zulümleri, DAİŞ çetesinin vahşetini, bunlara karşı YPJ ve YPG savaşçılarının direnişini anlatıyor.

90 yaşında mayınlı arazide
90 yaşındaki Kobanêli Eliyê Bişêriyê ise 82 gündür köyünü terk etmek istemediği için sınır hattındaki mayınlı alanda yaşıyor.
DAİŞ çetesinin tank, top kullanarak işgal ettiği Kobanê’nin batısındaki Cibnê, Mişko, Kor Elî, Sêlîm, Qirran, Qerakoy, Hasmel, Çeloğlu, ve Zaret’i köylerini terk etmek zorunda kalan halk, araçları ve hayvanları ile birlikte Birecik’in Göktepe Köyü’nün karşısındaki askeri mayın sahasına sığınmıştı. Hecsimêl Köyü’nden yaşı 90’ı aşmış Eliyê Bişêriyê de köyüne yakın olmak ve sınırın diğer tarafına geçmemek için burada kaldığını belirterek “yakında köyümüze döneceğiz” diyor. Farklı köylerden çok sayıda Kobanêlinin yeni bir köy inşa ettiği mayınlı alanda kalan Bişêriyê, ilerleyen yaşına rağmen kendisinden beklenmeyen bir enerjiyle koyun ve ineklerini otlatmaya götürüp getirmeye devam ediyor. 


Köyüme döneceğim
Kendilerini evlerinden, yurtlarından eden DAİŞ’e ve destekçilerine beddua eden Bişêriyê, “Fransız işgali dahil olmak üzere birçok işgal, katliam, sürgün ve göç gördüm. Eşyalarımız, koyunlarımız, evlerimiz talan edildi, insanlar öldürüldü. Ama hiç biri DAİŞ çetesinki gibi değildi. Bunlar insanlıktan nasiplerini alamamış vahşiler çetesidir. Allah er ya da geç bunların belasını verecek” diyor. “Neden sınırın diğer tarafına geçmedin” sorusuna ise “Bu vahşiler er veya geç gidecek buradan ve ben köyüme döneceğim” diye yanıt veriyor. 
Sınırın diğer tarafındaki yakınları ve Rojava ile Yardımlaşma Ve Dayanışma Derneği tarafından gönderilen gıda ve barınma malzemelerinin Türk askerleri tarafından engellediğini belirten Kobanêli Bişêriyê, mecburan bazı zamanlar köylerine gidip çeteler tarafından talan edilmiş evlerinden geriye kalan malzemeleri taşıdıklarını anlattı. “Bunlarda Allah, din, iman yok” diyen Kobanêli köylerine dönecekleri günün yakın olduğu inancını koruyor.
Eliyê Bişêriyê’nin de aralarında bulunduğu Kobanêli sivillerin kaldığı mayınlı alan DAİŞ tarafından havan toplarıyla vurularak, ateşe verilmişti.

O günü bekliyorlar
İki çocukları YPG saflarında direnen Misto ailesi de İzmir’den Kobanê‘ye geri dönecekleri günü bekliyor.
Yedi kişilik Misto ailesi yaklaşık 2 ay önce Birecik’e ardından İzmir’in Kadifekale semtine göç etti. Şükrü Mısto ve İbrahim Mısto kardeşler ise Kobanê‘de DAİŞ çetelerine karşı direniş mevzilerinde mücadele ediyor. Kadifekale’de 330 TL karşılığında kiraladıkları 2 odalı bir evde yaşıyan aile, çalışabilen tek çocukları Kawa Mısto’nun kazandığı para ile geçiniyor. Zor koşullar altında yaşayan ailenin evinde soba olsa da yakacak alamadıkları için yakamıyorlar.

İzmir’e yerleştikten sonra YPG saflarında bulunan çocuklarından hiçbir haber alamadığını belirten baba Abdurrahman Mısto, en büyük hayallerinin bir gün Kobanê’ye dönmek olduğunu söylüyor. Mısto, “70 yaşındayım ve buralarda ölmek istemiyorum” diyor.

DİHA/URFA