Şırnak’ın Hezex (İdil) ilçesi, 44 gün süren Türk işgal güçlerinin saldırılarıyla yakılıp, yıkıldı; talan edildi. Direnerek şehadete ulaşanlardan biri de 19 yaşındaki lise öğrencisi Sozdar Gasyak’tı. Bir yıl önce ailesi ile birlikte Yeni Mahalle’ye yerleşen Gasyak, ailenin 10 çocuğunun en küçüğüydü. İsmini de yıllar önce İdil’de esir düşerek “müebbet hapis cezası” alan PKK’li bir kadın gerilladan almıştı. 

Gasyak’ın hem kadın hem de Kürt kimliğini sorgulaması ile başlayan mücadelesi, direniş barikatlarına uzanır. Genç yaşına rağmen uğruna yaşamını feda edecek kadar bağlı olduğu topraklarda son yolculuğuna uğurlanan Gasyak’ı anlatan baba Ali Şaman, saldırıların başlaması ile birlikte kızının topraklarını terk etmek istemediğini belirterek, “O böyle istedi. Kendi isteğiyle gidip bu yolu seçti. Devlette onu arkadaşları gibi zalimce katletti. Zulme karşı ve halkı için doğru yolu seçti, o yoldan gitti” dedi. 


Boyun eğmedi

Anne Feruz Gasyak da şunları aktardı: “Sozdar insanları çok iyi tanırdı kimin ne olduğunu hemen çözerdi. Çalışkan bir insandı. Ne kadar çalışırsa çalışsın hiçbir zaman yoruldum demezdi. Sürekli AKP iktidarı ve Saray’ın Kürdistan coğrafyasında estirdiği vahşeti dillendirirdi. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir zulüm yok, diyordu. Kızım gerilla değildi, sivil bir Kürt’tü, boyun eğmedi ve direndi. Bunun için de katledildi.”



Mektuplarla büyüdü

Kızının ismini verdikleri PKK’li Sozdar ile birbirlerini görmedikleri halde çok sevdiklerini belirten anne Gasyak, kızının PKK’li Sozdar’ın cezaevinden gönderdiği mektuplarla büyüdüğünü aktardı. Anne Gasyak, şöyle devam etti: “Her yıl Sozdar’ın görüşüne giderdik. Bu yıl savaş nedeniyle gidemedik. Şehitlerimizin arkasında olmaya ve onların mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz. Katledilenlerin hepsi bizim çocuklarımız. Katliamlarla mücadelemizi bitiremeyecekler. Pişman değiliz, başımız dimdik.” 




Büyük emek verdi



Abla Adar Şaman ise kardeşinin “Benim özgür bir kimliğim ve özgür bir yaşamım olmadıktan sonra ne yapayım? Benim için en önemli şey özgür bir yaşamdır” sözlerini hatırlatarak, özellikle Öcalan’ın kitaplarını okuyarak yaşamı ve kadın kimliğini anlamlandırmaya çalıştığını söyledi. Kardeşinin sürekli “benim gelişimim toplumun gelişimidir” diyerek arayışını sürdürdüğünü kaydeden abla Şaman, “Süreci anlamak için büyük bir emek verdi. Çelişkileri vardı. Bunlardan bahsederdi ve bunları nasıl çözeceğini düşünürdü” diye konuştu. 




Acılarımızla devam edeceğiz



Kardeşi ve diğer direnişçilerin arkalarında bıraktığı mirasa dikkat çeken abla Şaman, şöyle devam etti: “Bu acılarımızı bir kenara bırakıp tekrar mücadelemizi yürüteceğiz. Onların yarım kalan hayallerinin yolundan ilerleyeceğiz. Bu nedenle başımız dik. Aileleri olarak elimizden geleni onlar için yapacağız. Geride kalanlar olarak birbirimize sahip çıkarak bu süreci atlatacağız. Şehitlerimize sahip çıkacağız. Köyümüzden, mahallemizden ve toprağımızdan çıkmayacağız.” 


 DİHA/ŞIRNAK