Her toplum özgürlüğünü korumak için savunmasını sağlayacak kurumlar ve organlar oluşturmak zorundadır. Kürdistan toplumu gibi dört sömürgeci devletin ve Avrupa’da kapitalist sistemin kıskacındaki bir halk için, kendi benliğıini, kimliğini ve kültürünü koruması daha da hayati bir hal alır. Kürt halkı bu gerçeğin bilincine ulaştığında, Kürdistan’da ve Avrupa’da örgütlenme ve kurumlaşma çalışmalarını da başlattı. Bugün toplumun farklı kesimlerince ve farklı ihtiyaçlar için oluşturulan binlerce kurum ve kuruluş, özü itibariyle bir halkın özgürleşmesinin ifadesidir. Yeni Özgür Politika da öyle…

Bu kapsamda, Avrupa’da yaşayan Kürt toplumunun temel kurumlarının başında geliyor Özgür Politika. Kürt halkının son 40 yılda geliştirdiği mücadelenin ortaya çıkardığı günlük bir gazete olmanın ötesinde, direnişin bir parçası olması nedeniyle bir misyonu da var. Bu misyonu, Özgür Politika’yı farklı kılıyor ve birçok yönü ile egemen medyadan ayırıyor. Bu özgünlüklerin başında bir holdinge, bir tekele bağlı olmaması ve halka ait olması geliyor. Bu temel özellik, gazetenin özgürlüğünün de teminatı oluyor.

Yoksulların ve ezilenlerin sesi
Y. Özgür Politika, içinden doğduğu geleneğin bir parçası olarak, kurulduğu günden günümüze, egemen medyanın dışında yer aldı. Yaptığı haberler ve yayınladığı yazılarla egemenlerin, iktidar sahiplerinin ve kapitalist sistemin safında değil; emekçilerin, yoksulların ve ezilenlerin sesi oldu. Kürt halkının değerlerine ve Kürt Özgürlük Mücadelesi'ne yönelik ideolojik-politik saldırılara karşı sessizliği ve suskunluğu değil taraf olmayı seçti. Özgürlük ve mücadele çizgisini, değerleri ve kazanımları savundu.
Eylem, mücadele ve direniş gazetesi olması, Y.Özgür Politika’nın Kürt halkının yaşamı ve mücadelesiyle olan sağlam bağlarının sonucudur. Bu anlamıyla Özgür Politika çalışanları, muhabirleri, yazarları ve okurları kim olduklarını, nereden geldiklerini ve hangi amaca hizmet ettiklerini iyi bildikleri için, mücadelesini verdikleri ve özlemini çektikleri yaşamın adım adım gerçekleşmesine de tanıklık etmektedirler.
Yeni Özgür Politika, yeni bir mücadele dönemine kendisini yenileyerek ve büyüterek giriyor. Bu gazete, Avrupa’da yaşayan halkımızın kendi emeği ile kurduğu bizim sesimiz, bizim soluğumuz, bizim gazetemiz, bizim kimliğimiz. Kimliğimizi daha görünür kılmak, sesimizi daha gürleştirmek ve özgür basın geleneğini daha da derinleştirmek için Y.Özgür Politika her eve, her iş yerine girmeli. Y.Özgür Politika’ya abone olmak ve yeni aboneler bulmak hepimizin temel görevi olmalı.
Yeni yayın döneminde Y.Özgür Politika’nın yolu açık, okuru ve abonesi bol olsun!



FERDA ÇETİN