
Her PKK militanının bir kahramanlık hikayesi vardır. Onlar verdiği mücadele ile yaşamlarını halkına adamış fedailer. Tarih sayfalarına kahramanlığı ve direnişi işleyen onbinlerce özgürlük savaşçısı, mevcut sistemi reddederek, insanlığa demokratik bir yaşam sunma savaşımını 'meskenimiz' dedikleri dağlarda sürdürmeye devam ediyor. Dağlar ki, gerillayı bir ana sevgisiyle kucaklamaya, koynunda en korunaklı yerleri vermeye devam ediyor. Kürdistan dağlarının her bir ağacında, çiçeğinde, suyunda, şikeftinde, kısacası doğada bulunan canlı cansız her varlıkta, bu kahramanların izlerine rastlamak mümkün. Yüreklerinde bir halkın özgürlüğünü taşıyan bu kahramanlardan Nêrgîz Cizîr’in hikayesini de dağlardan öğreniyoruz.
Sürgünde büyüyen öfke
Nêrgîz Karahan; diğer adıyla Nêrgîz Cizîr. Şirnex doğumlu olan Nêrgîz, Türk devletinin "ya dize geleceksiniz ya da terk edeceksiniz" dayatması sonucunda küçük yaşında ailesiyle birlikte kendi topraklarını terk etmek, Güney Kürdistan'a göz etmek zorunda kalır. Nêrgîz yıllar geçse de yapılanları unutmaz. Toprağından uzak bırakılmanın öfkesi her geçen gün içinde bir fırtına gibi büyür.
Mücadele kapısı aralanır
Gün geçtikçe Nêrgîz'in sorgu dünyası daha derinlik kazanır. Küçük yaşta sürgün edilmesinin acısını, yaban ellerde büyümenin burukluğunu hep içinde taşır. Kendisine ve halkına bunu yaşatanları en çıplak haliyle anlatmak ister ve kızkardeşiyle birlikte gerillaya katılır. Kendisinden önce de ablası katılmıştır. Kurtuluşunu PKK saflarında gören Nêrgîz, mücadeleye katılımını şu cümlelerle özetler: "Doğrudur; düşmanı kabul etmedik, ona boyun eğmedik. Evlerimizi yaktılar, insanlarımızı katlettiler. Direnmeye çalıştık. Fakat bu yeterli değildi. Bu bir yere kadardı. Bir şeyler yapılmalıydı. Büyük mücadele verilmeliydi. Ben de düşmana olan kinimi, nefretimi, intikamımı ancak gerilla saflarına katılarak alabilirim düşüncesiyle gerillaya katıldım."
Mücadeleye katılımıyla yeni yaşamın kapıları açılır. Onun için gün kendini eğitme, güçlendirme günüdür. Gecesini gündüzüne katarak kendini halkının davasına adar. Gerilla yaşantısına hemen adapte olur. Zorlu dağ koşulları ona engel olamaz. Düşmanın zulümlerini düşündükçe davasına daha da sarılır, zorun üstüne üstüne yürür. Özgürlük saflarında onun için tek seçenek, devrimi zafere ulaştırmaktır.
Özgür kadınla özgür topluma
Kadın özgürlüğüne önem veren bir hareket içerisinde yer alması, Nêrgîz'in kendi kadınlık gerçekliğiyle buluşmasını da sağlar. Kadının yaşadığı derin köleliği bilince çıkarır. Kadının özgürleşmeden toplumun özgürleşmeyeceğini bilir ve mücadele saflarında özgürlük savaşımını kadın ekseninde kesintisiz sürdürür. Özgür kadın çizgisinde ilerler.
Yaşamın komutanı
Gerillada kendisine verilen her görevin üstesinden gelen Nêrgîz, eğitime ve gelişime verdiği önemi şu sözlerle ifade eder: “Düşünce yönünden kendisini geliştirmeyen biri, pratik olarak bir şey yaratamaz. Bir çalışmanın teorisini bilmezsen, pratiğini de yapamazsın.”
Kendisini ideolojik ve askeri olarak geliştiren Nêrgîz, herkes tarafından sevilen, sayılan ve örnek alınan bir komutan haline gelir. O nedenle mücadele arkadaşları ona yaşamın komutanı der. Yaşama tutkusu, ideası, kararlılığı gelişkindir. Önüne çıkan engellerden olumsuz etkilenmez aksine üstüne üstüne yürür. Aldığı her sorumluluğu layıkıyla yerine getirir.
Kürtçe okuma yazmaya teşvik eder
Maxmur Mülteci Kampı'nda Kürtçe eğitimi alan ve babası da bir öğretmen olan Nêrgîz'in Kürtçe'ye hakimiyeti vardır. Bu yüzden bir süre arkadaşlarına bir süre dil eğitimi verir. Asimile edilen herkesi ana dilinde konuşmaya, Kürtçe yazmaya teşvik eder.
Botan'dadır artık
Her gerilla gibi Nêrgîz de özlemini duyduğu topraklara gitmek ister. Her gerilla gibi o da topraklarını sömürenlere karşı savaş cephesinde yer almak ister. Kürdistan'ın özgürlüğü için sömürgecilerin kalbine bir kurşun da kendisi sıkmak ister. Kendisini bunun için eğitmiştir çünkü. O an geldiğinde özlemini duyduğu Botan'a döner ve öz savunmadaki yerini alır.
Mücadeleye dört elle sarılan Nêrgîz, kısa sürede halkın sempatisini kazanır. Etkileyici üslubuyla halkı serhıldanlara kaldırır. Mücadele içinde her çalışmanın üstesinden gelen Nêrgîz, gücünü özgür yaşam çizgisinden, Zîlan, Bêrîtan, Viyan gibi kahramanlardan alır. 2012 yılında Kato Marînos’ta çıkan çatışmada son mermisine kadar direndikten sonra yoldaşı Zeynep ile beraber halkının kalbinde ölümsüz kahramanlar olarak şehadete ulaşır.
JIYAN AMARGÎ/BEHDÎNAN