Uzun bir süredir Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’dan haber alınamaması büyük kaygılara yol açıyor. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra da kaygılar en üst seviyeye varmış durumda. Bu kaygılar nedeniyle Kürtler, Avrupa’nın bir çok kentinde eylemler düzenledi ve halen de bu eylemler sürüyor.

Eylemlerin gidişatı ve daha etkili nasıl olacağı yönünde Avrupa Demokratik Kürt Toplum Kongresi (KCDK-E) Eşbaşkanı Yüksel Koç ve Almanya Demokratik Kürt Toplum Merkezi (NAV-DEM) Eşbaşkanı Fatoş Göksungur ile konuştuk.  


‘Kaygılarımızı CPT’ye ilettik’

Almanya Demokratik Kürt Toplum Merkezi (NAV-DEM) Eşbaşkanı Fatoş Göksungur Avrupa’da farklı kurumlar ve İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT) ile bir görüşme yaptıklarını söyledi. Göksungur “Avrupa Konseyi’nin bir organı CPT, tecritten birebir sorumlu. Yaptığımız görüşmede 15 Temmuz’dan bu yana Kürt halkının kaygılarını dikkate almadıklarını kendilerine söyledik. Ağırlaştırılmış tecrit koşullarını CPT’ye ilettik. Bir an önce  İmralı Adası’na gidip Öcalan’ın durumuyla ilgili net bir bilgi alması ve bunu Kürt halkına bildirmesi gerektiğini söyledik. Onlara sürekli sorumluluğunu hatırlatacağımızı vurguladık” dedi. Göksungur, konuştukları yetkililerin de gerekli adımları atacaklarını kendilerine söylediğini belirtti.  

Kürt halkının demokratik ve meşru eylemlerini sonuna kadar kullanmasını isteyen Göksungur “Kürtler demokratik meşru hakları temelinde her gün eylem yapacak. Kesintisiz eylem kararı aldık. Eylemlilik kapsamında halkımız Almanya genelinde sokaklarda olacak. Almanya’daki eylemler, kurumlarla görüşmeler, sokak eylemleri, stand, çadır eylemleri, yürüyüş, miting, kadınların özgün eylemleri şeklinde devam edecek. Şu ana kadar da kesintisiz eylem yapılıyor. 


‘Alman polisinin yaptığı kabul edilmez’

Göksungur, Almanya’daki eylemlerde polisin tutumunu da eleştirdi. Göksungur “13 Ağustos’ta Almanya’nın 13 merkezinde eylem vardı. Alman polisinin tavrı ise çok sertti. Örneğin 12 Ağustos’ta Wuppertal’daki Kadın Meclisi’nin eylemine polis  köpekle saldırdı. Bu kabul edilecek durum değil.


‘Herkes alanlarda olmalı’

Kesintisiz ve süresiz eylem kararı aldıklarını belirten NAV-DEM Eşbaşkanı “Önderliğin durumuyla ilgili merkezden bir şey beklemeden herkes bulunduğu yerde her gün eylem yapabilme  inisiyatifini kendilerinde görmeli. Meclislerimiz her gün eylem anlayışıyla hareket ediyor. Çağrım, Önderliğimizden haber alınıncaya kadar Kürtlerin sokakta olmasıdır. Kürdistan’ın özgürlüğü, Önderliğin özgürlüğüyle bağlantılıdır. Özellikle kadınların bu noktada çok daha duyarlı olmaları gerekiyor. Çünkü onların özgürlüğünde Önderliğimizin büyük katkısı olmuştur” şeklinde konuştu. 


Kadın ve meclislerin eylemleri

Kürtlerin Öcalan için dünyanın her yerinde eylem halinde olacağını belirten KCDK-E Yüksel Koç da eylemlerin kesintisiz biçimde süreceğini vurguladı. Koç “Bu eylemler, Sayın Öcalan özgür olana kadar sürecek. KCDK-E yönetiminin aldığı karar gereği, Kürt Toplum Merkezlerinin olduğu bütün yerlerde her hafta çarşamba ve cuma günleri eylemler yapılacak. Türkiyeli demokratların ve devrimcilerin yine Kadın hareketi, farklı kesimlerinin katılımıyla eylemlerimiz devam edecek. Eylemlerimiz Avrupa’nın bütün ülkeleri, Japonya, Kanada, Avustralya’da yani Kürt Toplum Merkezlerimizin olduğu her yerde kesintisiz sürecek. Çarşamba eylemleri Kürt Kadın Hareketi öncülüğünde, Cuma günkü eylemler ise genel meclislerimizin tüm birleşinlerinin katılımıyla olacak” dedi.

20 Ağustos’ta Almanya, Fransa, Japonya, Kanada ve Avustralya’da eylemlerin yapılacağını hatırlatan Koç, bu eylemlerin farklı inanç grupları ve farklı kesimler tarafından da da destekleneceğini söyledi. Avrupa Konseyi’ne Öcalan’ın özgürlüğü için daha önce 10 milyondan fazla imza teslim edildiğini hatırlatan Koç, bu imza sahiplerinin bir cevap beklediğini vurguladı. Koç devamla “Biz de eylem seferberliği biçiminde, 9 Ekim Komplosu’nun yıldönümünden, Newroz’a kadar bütün ülkeler ve şehirlerde görüşmeler yapacağız. Af Örgütü başta olmak üzere, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum örgütleri, insan hakları örgütüleri ile görüşülecek. CPT’ye mektup gönderme, kamuoyunun desteğini alma ve ilgili kurumları tecrit konusunda harekete geçirmek bizim temel şiarımız ve hedefimizdir” dedi. 

İmralı sisteminin sadece Türkiye değil, uluslararası güçler tarafından oluşturulan bir sistem olduğuna vurgu yapan Koç, bu güçlerin olumsuzluklara karşı sorumlu olduklarını dile getirdi. Koç “Uluslararası güçlerin de sorumluluğu vardır. Bu konuda onların yapması gerekenleri vardır. Kürtlerin baş müzakerecesi Sayın Öcalan’ın özgür olması gerekiyor” ifadesini kullandı. 

15 Temmuz darbe girişiminin ardından İmralı’da 3 askerin tutuklandığı sözlerine ekleyen Koç, Kürt halkının bu durumdan büyük kaygı duyduğunu bu nedenle de CPT’nin bir an önce harekete geçmesini istedi. Koç “Ailesi ya da bir heyet gidip Öcalan ile yüzyüze görüşmeli. Ancak o zaman sağlığı ve güvenliği konusunda kaygılarımızı giderir” dedi.  


HABER MERKEZİ