"Anladım ki, mümkün olmayan hiçbir şey yoktur. Ama insanın amacında ciddi olması, ona inanması ve ona ulaşması şartıyla. Bir kadın ve bir Kürt olarak özgürlük bana amaç oldu ve bu amaca yürekten inandım."



"Bedel verilmeden özgürlük olmaz" diyen Viyan Soran, 1981 yılında doğduğu Süleymaniye'de daha çocukluk yıllarında farklı bir karakter çizmeye başlamış; gençlik dönemine ise aşiretçi, geleneksel toplum yapısı ve kadınlık rolleriyle çelişki damgasını vurmuştu. 

Okul sıralarındaki zekiliğiyle öne çıkan Viyan, tahakkümü, silikliği kabul edemeyecek kadar sorguladı hayatı. Tam da bu dönemde Güney Kürdistan'da etkisi giderek artan Kürt Özgürlük Hareketi sorularına yanıt oldu. Aşiret olgusuna da tepki olarak ablasıyla birlikte 1997 yılında gerillaya katıldı. Daha 16 yaşındaydı. Bu nedenle evine geri gönderildi. Ancak o yeniden dağlara yüzünü döndü. Viyan Soran 2 Şubat 2006 tarihinde komuta düzeyinde görev yürüttüğü Haftanin alanında uluslararası komployu protesto amacıyla bedenini ateşe verdi. 


Bizim gibi olmak istemiyordu

JİNHA'ya konuşan Viyan Soran'ın annesi Gelawêj, kızının hayatı boyunca arayışı olan ve tavır sahibi biri olduğunu vurgulayarak, "Çocukluğunda da tavır sahibiydi. Her şeyi olduğu gibi kabul etmiyordu. Tavırlı ve ilkeli duruşundan kaynaklı bazen öğretmenleri de ona karşı tavır alıp onu sınava katmıyorlardı. Çünkü o sorgulayan bir düşünce yapısına sahipti. Ben ve benim gibi zorlu yaşam koşullarında yaşayan kadınları görünce daha çok büyüyordu arayışları. Bizim gibi olmak istemiyordu" dedi. 


Gurur duyuyorum

Daha 16 yaşındayken bu sorgulamalarının onu gerilla saflarına götürdüğünü hatırlatan Gelawêj sözlerini şöyle sürdürdü: "8 yıl sonra onu görmeye gittiğimde ona onsuz yapamadığımı ve zorlandığımı dönmesini söyledim. O ise bana 'Sen benim dağlardaki mücadelemle gurur duyacaksın. Ben ideolojik ve askeri bir mücadele yürütüyorum, yürüdüğüm yolda ise asla arkadaşlarımı yarı yolda bırakmam' dedi. O'nun şahadeti ne kadar yüreğimi yakmış olsa da eylemiyle gurur duyuyorum. Diyorum ki artık ben tüm Kürdistan şehitlerinin annesiyim." 


 HABER MERKEZİ