
Amed’de, 1992 yılının 3 Nisan’ında yeni özgür bir yaşam yaratmak üzere yüzünü dağlara dönen KCK Dil ve Eğitim Komite üyesi Halide Tarı’nın (Ayten Amed) henüz 10 yaşında iken inşa edilen evlerinin ıslak beton tabanına izini bıraktığı ayakları, 17 yaşında dağ yolunu tutarken, kalan izler ise 23 yıldır anneye yoldaş oldu.
Kürt özgürlük mücadelesinin başladığı günden bu yana dağın yolunu tutan on binlerce Kürt genci, arkalarında silinmesi mümkün olmayan izler bıraktı. Bölgenin ateş altında olduğu 90’lı yıllarda, maruz kalınan devlet zulmünün yarattığı öfke ile genç yaşında yeni bir yaşam yaratmak amacıyla bu yola koyulup “Ayten Amed” adını alan ve KCK Dil ve Eğitim Komite üyesi olan Halide Tarı bunlardan sadece biri. O’nu diğerlerinden ayıran tek fark, bıraktığı izin kendi ayak izleri olması.
Ayak izlerine vesile siyah-beyaz televizyon
Tarı, 23 yıllık mücadele ve dağ birikimi ile özgür yaşam umuduyla çizdiği yoluna devam ederken, Amed’in Çınar İlçesine bağlı Gelî (Karababa) Köyünde 1985 yılında yaptırdıkları evlerinde yaşayan annesi Halime Tarı, bıraktığı ayak izleri ile çocuğuna olan özlemini gideriyor.
Anneye yoldaş olan ayak izlerine vesile olan ise o dönem evde bulunan küçük boyutlu siyah-beyaz bir televizyon. Anne Tarı’nın anlatımlarına göre, taştan inşa edilen iki göz evin tabanına beton dökülürken, televizyon odanın bir ucunda kalır. Beton ıslak olduğu sırada televizyon alınmak istenince, bu iş evdeki diğer bireylerden daha hafif olan ve henüz 10 yaşında olan Halide Tarı’ya (Ayten Amed) kalır. Islak beton üzerinde yürüyerek televizyonu alan Tarı, dönerken ardı ardına üç yerde ayak izi bırakır. Tarı‘ya ait o ayak izleri, kuruyan bu izler.
Aradan geçen 7 yıl içinde bölgedeki imha ve inkar politikaları kendini daha yakıcı bir biçimde hissettirirken, 1992 yılının 21 Martı’nda Cizre Newroz’unda katliam gerçekleşir. 10 yaşında iz bırakan o minik ayaklar, Cizre’de gerçekleşen katliamdan 13 gün sonra Ramazan Bayramı arifesine denk gelen 3 Nisan gecesi, büyümüş olarak dağ yolunu tutar. Evde kalan izler ise müthiş bir değere dönüşerek anne Halime Tarı’ya (68) yoldaş olur.
‘İzlerin yok olmasına izin vermem’
Anne Tarı, eşinin vefat etmesi ve zamanla çocuklarının evlenerek evden çıkmasının ardından ısrarlara rağmen kendisine kızını hatırlatan evden ayrılmak istemez. Evli olan iki oğlunun evinin de bulunduğu köyde, tüm gününü kendi evinde geçiren Halime Tarı, sadece akşamları oğullarının yanına gidiyor.
Evine misafir olduğumuz Tarı, kızının evden ayrılışını duygulu bir şekilde anlatırken, “Bu ayaklar bana arkadaş. Hasretimi gideren izler. Ben ne bu evi terk ederim ne de izlerin yok olmasına izin veririm” diyor.
Kızından geriye kalanın sadece betondaki izler olmadığını da belirten Tarı, kızının defterini getirerek, gittiği günü tarihi ile not aldığını aktarıyor. Anne Tarı, kızının ise giderken bir kağıda “Ne diyeceğimi bilemiyorum” diye yazdığını yine duygulu sözler ile anlatıyor. Kızını 4 kez TV’lerde gördüğünü dile getiren Tarı’nın “Dualarımla onlarlayım. Emekleri boşa çıkmasın” oluyor.
KADRİ ÖZKAN/DİHA/AMED