Diyarbakır'ın Sur ilçesinde 48 gündür süren ablukada katledilen İsa Oran, Mesut Seviktek, Ramazan Öğüt ve Rozerin Çukur'un cenazelerinin verilmesi talebiyle ailelerinin İHD Diyarbakır Şubesi'nde başlattıkları açlık grevi eylemi 17'nci gününde. Her geçen gün sağlık durumları kötüye giden aileler, "Eğer eylemimiz sonuç vermez ve ölürsek bizim bedenlerimizi de alıp direnişin sürdüğü mahallelerde bulunan çocuklarımızın cenazeleri yanına götürün" diyor. Çocuklarının posterleri ve "Biz yaşamı uğruna ölecek kadar çok seviyoruz", "Sur, Cizre, Silopi direniş kazanacak" gibi dövizleriyle donatılmış odada başlarına yası ifade eden siyah bant bağlayan aileler, her gün çocuklarının cenazesini alabilme umuduyla bir haber bekliyor. 


Çocuklarına sarılır gibi fotoğraflarına sarılıyorlar


"Çocuklarımızın cenazelerini almaya sevinecek duruma getirdiler bizi" diyerek Kürdistan'daki katliamlara tepki gösteren aileler, güne çocuklarının çerçeveli fotoğraflarını silerek başlıyor. Anneler, evlatlarına olan özlemini fotoğraflarına uzun uzun bakarak ve öperek gidermeye çalışıyor. Çocuklarına sarılır gibi fotoğraflarına sarılarak hasret gidermeye çalışan anneler, konuşurken cümleler boğazlarında düğümleniyor ve sessizce gözyaşı döküyor. Dua ve namazlarını cenazelerini alabilme dileğiyle kılan aileler, sabah ve akşam olmak üzere iki defa gönüllü doktorlar tarafından sağlık kontrolünden geçiriliyor. Tansiyon ve şeker değerleri ölçülmesinin ardından daha fazla dayanabilmeleri için günlük alınacak şeker ve karbonatlı su takviyesi yapılıyor. 


Evlatlarının fotoğraflarını başucundan ayırmıyorlar


Bir an olsun fotoğraflarının fotoğraflarını başuçlarından ayırmayan aileler, evlatlarının katledişleri ve açlık grevine girdikleri günleri bir tahtaya yazarak sayıyor. "Şahadet: 27, açlık grevi:17 ablukayı kaldırın, çocuklarımızın cenazelerini verin" yazılı tahtada her gün rakamlar değişiyor. Ailelerin gün boyu ziyaretçileri eksik olmazken, açlık grevi ilerlediği ve aileler hassaslaştığı için ziyaretçiler yanlarına alınmıyor. Sabah saatlerinde başlayan ziyaretler günün sonunda yerini sessizliği bırakıyor. 


Aileler için akşam daha ağır geçiyor


Aileler evlatlarının fotoğraflarla dolu odada bir başlarına kalırken, yine aile bireylerinden greve girmeyenler sırasıyla sabaha kadar nöbet tutuyor. Tutulan nöbet boyunca belli saatlerde verilen şekerli su ve çay ikramından sorumlu olan kişi, odanın temizliği ve ailelerin sağlığıyla da ilgileniyor. Gece boyu hiç uyumayan nöbetçi, grevde olanları tek tek belli aralıklarla kontrol ediyor. Nöbet tutan aile bireyi geceleri aileler için daha ağır geçtiğini ifade ederken, ailelerin her gün sağlık durumlarının kötüye gittiğini söylüyor. 


Gündemi yakından takip ediyorlar


Grevde en dikkat çeken ise gece-gündüz ailelerin televizyon karşısında Kürdistan'daki direniş, saldırı ve katliamları takip etmesi. İzlenen haberlerle gündem takip edilmeye çalışılırken, günlük gelen gazetelerde okunuyor. Ardından tüm Kürdistan'da yaşananlar üzerine aileler değerlendirmelerde bulunup tartışmalara başlıyor. Televizyon ve gazetelerdeki haberlere dikkat çeken aileler eylemlerinin sadece kendi çocukları için olmadığını, Kürdistan'daki katliamların da son bulması için olduğuna vurgu yapıyorlar.


DİHA/AMED