
Pakette "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçunu düzenleyen TCK 220. maddenin 6 ve 7. fıkralarındaki değişikliklere değinen Danış Beştaş, bu düzenlemenin beklentileri karşılamadığını, hatta savcıların son altı aydır TCK 220/6-7’den değil, TCK 314/2’den dava açtıklarını ifade etti.
Propaganda suçuna getirilen şiddet kriterinin de pratikte karşılığının olmadığını belirten Danış Beştaş, “Kimse sadece örgüt propagandasından cezaevinde değil. İddianamelerde propagandayla ilgili suçlamalara ‘örgüte üye olmak’, ‘örgüt adına suç işlemek’, ‘örgüte yardım’ gibi maddeler eşlik ediyor” dedi.
Elçi: Yüzde 90’ı TCK 314/2’den
Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, 4. Yargı Paketi’nin kısmi iyileştirmeler içerdiğini, uygulamadaki sorunları çözecek nitelikte olmadığını belirtti. Av. Elçi, “Propagandaya şiddet unsuru getirilmesine gerek bile yoktu. Yargının özgürlükçü yorumuyla şiddet içermeyen, şiddeti özendirmeyen eylemler zaten örgüt propagandası kabul edilmemeliydi. Ama yargı uygulamada ifade özgürlüğü kapsamındaki söz ve davranışları, en demokratik hakları bile örgüt propagandası kabul etti" dedi.
Elçi, TCK 314/2’de düzenleme yapılmamasını eleştirerek, “Türkiye’de uzun tutukluluklara konu olan cezaevindeki gazeteciler, öğrenciler, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, belediye başkanları, siyasiler, KCK operasyonları ile yargılananların yüzde 90’ı bu maddeden yargılanıyor. Dolayısıyla beklentimiz yasama meclisinin bu maddeyle ilgili örgüt üyeliğinin tarifini yapan, silahlı faaliyetlerde yer almayanların silahlı örgüt üyesi olarak cezalandırılmayacağına dair yargının bu konudaki takdirini de sınırlayan bir düzenlemeydi" diye belirtti.
Pakette işkence ile ilgili zamanaşımı düzenlemesini olumlu değerlendiren Elçi, yaşam hakkının ihlaline ilişkin gözaltında kayıp, faili meçhul cinayet, keyfi infaz gibi bütün suçlarda zamanaşımının kaldırılması gerektiğini belirtti.
AMED