Amed, İstanbul, Hakkari, Muş, Bingöl, Iğdır, Ağrı, Urfa ve Van’da dün onbinlerce kişi “Öcalan’a özgürlük, Kürtlere statü” şiarıyla eylemler düzenledi. Taleplerini bir kez daha dile getiren Kürtler, hükümete de “Paketini al başına çal” dedi.

Amed’deki yürüyüşe onbinlerce kişi katıldı. BDP Amed İl Örgütü önünde toplanan kitle, “Anayasal vatandaşlık, anadilde eğitim, Kürt halkına statü”, “Rojava devrimini selamlıyoruz” pankartları taşıdı. PKK ve KCK bayrakları ile Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan posterleri ile 20 metre uzunluğunda sarı-kırmızı-yeşil flamanın açıldığı eylemde “AKP’nin demokratikleşme paketi Medeni Yıldırım, Şahin Öner, Roboskî, Murat İzol”, “Önder Apo’nun özgürlüğü dünya halklarının özgürlüğüdür”, “Kundurda AKP indirimi”, “Önderliğe yaklaşım Kürt halkına yaklaşımdır”, “Demokratikleşme paketini sigara paketi mi zannettiniz” yazılı dövizler dikkat çekti. Sık sık “Kürdistan faşizme mezar olacak” sloganı atan kitle, hükümetin ‘demokratikleşme paketi’ne de “AKP paketini al başına çal” sloganıyla tepki gösterdi. BDP Amed Milletvekili Emine Ayna, BDP Amed İl Eşbaşkanı Zübeyde Zümrüt ve BDP’li yöneticilerin de yer aldığı yürüyüş 100 metre ardından polisler tarafından durduruldu. Yapılan görüşmeler ardından kitle, DTK binasına doğru yürüyüşüne devam etti. Gazetemiz yayıma hazırlandığı esnada yürüyüş devam ediyordu.

İnkarcı pakete geçit yok

BDP İstanbul İl Örgütü, Galatasaray Lisesi önünde basın açıklaması düzenledi. “İnkârcı, imhacı, statükocu anayasaya da, bu anayasayı yeniden üreten değişiklik paketlerine de geçit vermeyeceğiz. Demokratik anayasa için mücadelemizi sürdüreceğiz” pankartının açıldığı açıklamaya, anadilde eğitim verilmediği için çocuklarını okula göndermeyen Hıdır Ercan ve çocukları da “Sayın Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için, Kürtçenin resmi dil olması için, Kürdistan’ın statüsü için, biz devletin sistemini reddediyoruz” pankartıyla katıldı. Eylemde sık sık, “KCK’li tutsaklar serbest bırakılasın” ve “Kürtlere statü, Öcalan’a özgürlük” sloganları atıldı. BDP İstanbul İl Eşbaşkanı Emrullah Bingül, “AKP’nin aylardır büyük bir gürültüyle topluma anlattığı demokratikleşme paketi, toplumun taleplerine cevap olmadı. Halen cezaevinde bulunan binlerce KCK tutuklusu Kürt siyasetçilerin özgürlüğüne yönelik hiçbir husus yer almadı. Derhal kaldırılması gereken TMK hakkında hiçbir değişiklik öngörülmemiş, hasta tutsakların serbest bırakılmasına ilişkin de bir düzenleme yok” diye konuştu. Demokratikleşme adına açıklanan paketle toplum ihtiyaçlarının karşılanmadığına dikkat çeken Bingül, “Akil İnsanlar Komisyonu’nun yaptığı çalışmalar neticesinde ortaya konan raporlarda toplum beklentileri apaçık ortada olmasına rağmen, bunlara hiçbir şekilde değinilmemiş” dedi. BDP İl Eşbaşkanı Yardımcısı Erkan Karabay ise, “Müzakere sürecinin sağlıklı biçimde sürmesi, müzakerenin bir tarafında bulunan Sayın Abdullah Öcalan’ın özgürlük koşullarının sağlanması, Kürt halkının dil, kimlik ve kültürünün statüye kavuşturulması paketle değil, yeni bir demokratik anayasanın yapılmasıyla mümkündür” diye konuştu. Karabay, Kürt halkının isteğinin “Öcalan’a özgürlük, Kürdistan’a statü” olduğuna vurgu yaptı.

Talepleri karşılamıyor

Hakkari’de binlerce kişi “Öcalan’a özgürlük, Kürtlere statü” şiarıyla BDP il binasından Hakkari Belediyesi’ne yürüdü. “Kürt halkının özgürlüğü Sayın Öcalan’ın özgür olmasından geçer” ve “Onurlu bir barış ancak özgür önderlikle mümkün olur” pankartlarını taşıyan kitle yürüyüş boyunca sık sık, “Öcalan’a özgürlük Kürtlere statü”, “Bijî Serok Apo” sloganları atarak, zılgıt çekti. Hakkari Belediye Başkan Vekili Şaban Alkan yaptığı konuşmada, paketin “boş çıktığını“ söyledi. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çağrısı sonucu silahların sustuğu, barış beklentilerinin ortaya çıktığı bir ortamda Kürt ve Türk halklarının 9 aydır adım atılması beklentisi içinde olduğunu dile getiren Alkan, pakette Kürt halkının kırmızı çizgilerine dair hiçbir maddenin bulunmadığını kaydetti. Alkan, “Kürt halkının kırmızı çizgisi PKK Lideri Sayın Abdullah Öcalan’ın özgürlüğüdür. İkinci kırmızı çizgimiz anadilde eğitimdir. Özel okullarda para ödeyerek, eğitim görmek istemiyoruz. Bu paket taleplerimizi karşılamıyor” diye konuştu.

100. paket de çözmez

Muş’ta BDP tarafından düzenlenen yürüyüş polis engeline rağmen gerçekleşti. Yürüyüşe BDP Muş Milletvekili Demir Çelik, Varto Belediye Başkanı Gülşen Çelebi, Malazgirt Belediye Başkanı Nuri Balcı, Bulanık Belediye Başkanı Ziya Akkaya da katıldı. “Demokratik kurtuluş, özgür yaşam hamlesiyle demokratik özerkliği inşa ediyoruz”, “Önder Apo’ya özgürlük, Kürdistan’a statü”, “Özgür önderlik, özgür dil, özgür Kürdistan şiarıyla zafere yürüyoruz” pankartları açıldı. Muş Belediyesi önünde bir konuşma yapan Milletvekili Çelik, “30 Eylül itibariyle Sayın Başbakan’ın açtığı paketle adeta bizlerle, zekamız ve aklımızla oyun oynarcasına dünü bugüne evirerek kandırmanın, aldatmanın yoluna bakmıştır” diye konuştu. Cumhuriyetin ilanından beri aklın almayacağı sayıda paket ilan edildiğini belirten Çelik, şunları söyledi: “Paketler gün oldu Islahat Fermanı’ydı, gün oldu tehcirdi, gün oldu inkar ve imhaydı, gün oldu süslenmiş aldatma paketleriydi. Ama hiç biri tarihsel olan Kürt sorununu çözmeye yetmedi. Çünkü Kürt sorunu sosyal, siyasal, kültürel ve anayasal bir sorundur. Siz 12 Eylül faşist diktatörlüğünün faşist anayasasını kaldırmadan, sivil eşitlikçi ve özgürlükçü bir anayasa var etmeden değil beşinci, yüzüncü paketi de getirseniz, Kürt sorununu çözemeseniz. Kürt sorununun çözümü Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın da söylediği gibi, süreci görüşmelerden, diyalogdan, müzakere sürecine çevirmek gerekiyor. Çünkü söz konusu savaş ve çatışma ise nitelikli bir müzakere olmadan çözülemez. Takvime bağlanmış adımlar atılmadan Kürt sorunu çözülmez, çözülemez.”

Kürtçeye güvence yok

BDP Iğdır İl Örgütü önünde basın açıklaması yapıldı. BDP Iğdır İl Başkanı Anar, “Başbakan Erdoğan’ın açıklamış olduğu demokratikleşme paketine tamamen kendilerince bir yaklaşım gösterip halkın taleplerini karşılamada yetersiz kalmışlardır. Özelikle anadilde eğitimin sadece kısıtlı olarak özel okullarda, özel kurslarla yapılmasını belirtmelerini kabul etmemiz mümkün değildir” dedi.
Ağrı’da parti binasından Belediye İş Merkezi’ne yürüyüş düzenlendi. “Bila zimanê kurdî bibe zimanê fermî” pankartının taşındığı yürüyüş ardından açıklama yapan KURDÎ-DER Ağrı Şube yöneticisi Fehmi Çetinkaya, Kürtlerin en demokratik talebinin Kürtçenin anayasal güvenceye alınarak, anadilde eğitimin verilmesi olduğunu belirtti. Bu taleple defalarca alanlara çıktıklarını anımsatan Çetinkaya, hiçbir zaman mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini söyledi.

Pakette demokrasi yok

Bingöl’de BDP önünde toplanan kitle, “Kürt halkının temel hakları anayasada yer almalıdır”, “Tutsaklara yapılan zulüm Kürt halkına yapılan zulümdür”, “Baskınız zulmünüz bize vız gelir” pankartıyla Saat Kulesi’ne yürüdü. Yürüyüşün ardından konuşan BDP Bingöl İl Eşbaşkanı Halis Yurtsever, “Bu pakette demokrasi yoktur. Sürekli kardeşlik vurgusu yapıyorsun. Madem kardeşiz, hani dilimiz, hani kimliğimiz. Dilimiz, kimliğimiz ve inançlarımız anayasal güvenceye kavuşana kadar mücadelemiz devam edecek” dedi.
Urfa’nın Suruç İlçesi’nde BDP öncülüğünde “Öcalan’a özgürlük, Kürdistan’a statü” ve “Anayasa’da haklarımız tanınsın” sloganıyla bir yürüyüş gerçekleştirildi.

HABER MERKEZİ 




'Anayasal güvence istiyoruz'


Adana’nın Seyhan İlçesi'nde binlerce kişi önceki akşam, "Öcalan'a özgürlük, Kürdistan'a statü" sloganıyla yürüyüş yaptı. BDP Adana Gençlik Meclisi tarafından organize edilen yürüyüşte 9 Ekim Uluslararası Komplosu da kınandı. Seyhan ilçesi Şakirpaşa Semti Ova Mahallesi'nde bir araya gelen kitle meşaleler eşliğinde Şakirpaşa Caddesi’ne doğru yürüdü. “Önder Apo’ya özgürlük. Kürdistan’a siyasi statü” pankartı ve dev PKK bayrağını taşıyan kitle yürüyüş sırasında sık sık “Bijî Serok Apo”, “Bijî berxwedana YPG”, ve “Bijî YPG” sloganlarını attı. Yürüyüş güzergahında balkonlarına çıkan yurttaşlar da kitleye zafer işareti ve sloganlarla destek verdi. Bir grup genç Şakirpaşa Caddesi'ni araç ve yaya trafiğine kapattı. BDP Ova Mahallesi Temsilciliği önünde sona eren yürüyüş ardından “Çerxa Şoreşê” marşı okundu. Eylem, bugün Adana'da “Kürt halkının hakları anayasal güvenceye alınsın” sloganıyla yapılacak yürüyüşe yönelik çağrıyla sona erdi.