“Kürt diline yönelik baskı, inkar ve asimilasyon politikaları bu kadar gelişiyorken, Türk edebiyatını artık dinlemek istemiyoruz” denilerek, Dersim kültürü ile edebiyatının Türkçe ile bir ilgisi olmadığı belirtildi. Şairlere, “asimilasyona ortak olmayın” çağrısı yapıldı.
Dersim Belediyesi tarafından “Dağların anahtarı, evliyaların diyarı özgürlüğün ve ateşin kadim toprakları, arınmaya, yaşatmaya ve özgürleşmeye Dersim’e geri dön” şiarıyla bu yıl 11’incisi düzenlenen Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin ikinci gününde, “Dersim’de Kültür ve Edebiyat’ konulu panel düzenlendi. İsmet Paşa Parkı‘nda düzenlenen panele, Ahmet Cemil, Fadıl Öztürk, Ender Can Cevahir, Sibel Taş, Sevim Yağmaz, Salih Aydemir ve Ezmani Kari panelist olarak katılırken, panelin moderatörlüğünü Burhan Gündoğan yaptı.
Şair ve edebiyatçılar sırayla şiir ve öykülerini okurken, şiir ve konuşmaların Türkçe yapılması, panele katılan ve özellikle diyasporadan gelen Dersimlilerin büyük tepkisine neden oldu. Dünyada bulunan tüm dillerin özgürce kullanılması taraftarı olduklarını belirten dinleyiciler, ancak Dersim kültür ve edebiyatının Türkçe ile hiçbir alakasının olmadığını vurguladı. Türkçe şiir ve öykü okunmasına tepki gösterilmesi üzerine panelistlerden Fadıl Öztürk, “Ben Türk edebiyatçısıyım” diyerek, yanıt verdi.
Zazakî lehçesi için uyarı
Bunun üzerine tüm Türk edebiyatçılara sonsuz saygıları olduğunu ifade eden dinleyiciler, Dersim’de Kürtçe’nin 2 ayrı lehçesi konuşulduğunu ve Zazakî lehçesinin UNESCO raporlarında kaybolmakla karşı karşıya olan dil olarak geçtiği hatırlatıldı. Bunun üzerine Dersim kültürü ve dilinin asimile olmaması için aydın ve sanatçıların daha duyarlı olması istendi.
Moderatör Burhan Gündoğan ise, dinleyicilerin eleştirilerine Yaşar Kemal’in bir öyküsü ile yanıt verdi. Panelistler de Kürt dilinin yok olmaması için “anadilde eğitimin” şart olduğuna dikkat çekti.
DİHA/DERSİM