MURAT MANG / BİELEFELD


Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu (ADEF) ve Bielefeld Demokratik Güç Birliği (DGB) tarafından Dersim Katliamı’nın 80’inci yıldönümü vesilesiyle Bielefeld Belediyesi Konferans Salonu’nda panel düzenlendi.

Panel’in moderatörlüğünü Bielefeld ve çevresi Dersim Cemaati Temsilcisi Nevzat Şahin yaparken, Araştırmacı-Yazar Erdoğan Aydın, Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu (ADEF) Genel Başkanı Muharrem Erdoğan, Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Genel Sekreteri Özgür Öz ve Kürt siyasetçi İhsan Gedik konuşmacı olarak katıldı. 

Dersim Cemaati Temsilcisi Nevzat Şahin açılış konuşmasında; “1937-38’de Dersim’de yapılan soykırım zihniyeti bitmemiş Türk devleti tarafından Kuzey Kürdistan’da halen devam ettirilmektedir. Dersim sorunu Türkiye’nin demokratikleşmesi noktasında kilit rol üstleniyor” dedi. 

Dersim’de yaşananların BM’nin 2’inci maddesine göre soykırım olarak nitelendirildiğinin altını çizen Aydın, “Dersim o zaman devlet tarafından provoke edilerek isyana teşvik edilmiştir. 1935’ten önce Dersim’de isyan koşulları yoktu” değerlendirmesinde bulundu. 

Güç birliği şart

ADEF Genel Başkanı Muharrem Erdoğan ise Dersim meselesinin Türk Devletinin kara kutusu olduğunu söyledi. Dersim meselesinin Ermeni, Rum, Asurî-Süryani ve Kürt soykırımlarından ayrı ele alınamayacağını ifade eden Erdoğan, “O dönemi yaşayan 250 tanıkla görüşmeler yaptık. O dönemin subayları, askerleri anlatıyorlar. Dersim olayı bir soykırımdır. Katliamdır. Kimse bunu yok sayamaz” dedi.

Soykırım politikasının devam ettiğini belirten Erdoğan, “Sur’da, Cizre’de yaşanan budur” dedi. 

Güç birliğinin önemine vurgu yapan Erdoğan, “7 Haziran’da, referandumda olduğu gibi bu sisteme karşı gücümüzü birleştirerek hareket etmeliyiz. Ancak bu şekilde bu sistemi durdurabiliriz. MHP, AKP, CHP bir bloktur. Tayyip yeni Enver Paşadır. Bizler birleşmeliyiz. Gücümüzü birleştirmeliyiz.”

Tarihimizle yüzleşmeliyiz 

AABF Genel Sekreteri Özgür Öz ise “Resmi ideoloji Alevi, Sünni, Êzîdî, Türk, Kürt her şeyi zehirlemiştir. Bu zehri vücuttan ne kadar attık bu tartışılır. Biz vücuttan bu zehri atacak tek projenin Güç Birliği Projesi olduğunu savunuyoruz” diye konuştu.  Sur, Cizre, Nusaybin’de yaşananların Alevilerin de sorunu olduğunu kaydeden Öz, “Ortak mücadeleyi daha ileri taşımalıyız. İnançlara, kültürlere, örgütlenme kültürüne saygı göstererek, empati kurarak sorumlulukla hareket etmeliyiz” dedi. 

Dersim ile Şengal birdir

Siyasetçi İhsan Gedik de yüzleşmenin önemine vurgu yaparak, “Dün ile bugünün bağını iyi kurmalıyız. Osmanlıdan bugüne devlet yapısı doğru adlandırılmalıdır. Dersim ile Şengal’i, Besê ile Sakineleri-Arîn Mîrkanları, Denizler, Mahirler ve Kemal Pirleri birleştirelim” dedi. 

Faşist rejime karşı ortak cephenin önemine vurgu yapan Gedik, “Birlikte mücadele etme gücü oluşmuştur.  Türk devleti, Sünni hilal cephesine öncülük ediyor. Bizler ne yapmalıyız? Federasyonlar, inanç grupları, örgütler, devrimciler birleşmeliyiz” diye konuştu.