
BDP Hukuk ve İnsan Hakları Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı Av. Meral Danış Beştaş, Av. Pınar Akdemir, Av. Sinem Coşkun, Av. Mehmet Nuri Özmen, Av. Halil İbrahim Vargün, Av. Serbay Köklü ve Av. Murat Yılmaz, Paris Katliamı'yla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na dilekçe vererek taleplerini iletti. Paris'te katledilen Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'in aileleri adına verilen dilekçede, soruşturmadaki "kısıtlama kararı" nedeniyle soruşturmaya ilişkin hiçbir bilgiye ulaşılamadığı belirtildi. Dilekçede, "Dosya konusu olay toplumda bir infiale yol açmasına rağmen içeriği ile ilgili kamuoyu bilgisizliğe mahkum edilmiş, bu durum da bir yılı aşkın süredir soruşturmanın gizliliği ileri sürülerek devam ettirilmiştir. Mağdur ailelerinin adalet arayışı, söz konusu kararla her geçen gün kaygılarla birlikte artmakta, dosyanın sürüncemede bırakılarak cezasızlık pratiği ile sonuçlanması kaygısında olan kamu vicdanı da yara almaya devam etmektedir" denildi. Kısıtlama kararı kaldırılarak birtakım belgelerin kendilerin verilmesi gerektiğini belirten avukatlar, gizlilik kararının hukuka aykırı olduğunu kaydetti.
'Süreç için hayati önemde'
DİHA'ya başvuruları hakkında bilgi veren Meral Danış Beştaş, katliam dosyasını yakından takip ettiklerini, daha önce de çok sayıda başvuruda bulunduklarını ifade etti. Paris Katliamı'nın Türkiye'den bağımsız olmadığını, Türkiye'nin doğrudan bir ilgisinin olduğunu düşündüklerini belirten Beştaş, "Çözüm süreci ile doğrudan bağlantılı olan bir cinayet. Bu katliamın faillerinin ortaya çıkarılması süreç açısından da hayati önem taşıyor. Sayın Öcalan heyetlerimizle yaptığı görüşmelerde ayrıntılı olarak tahlillerde bulunuyor. Bu katliamı kendisine yönelik yapılan uluslararası komplo ile bir olduğunu belirtiyor. Yine ikinci bir Dersim katliamı olarak değerlendiriyor. Bu nedenle katliamın aydınlatılması her açıdan çok önemlidir" dedi.
Siyasi irade yok
Türkiye'de yapılan soruşturmaya ilişkin bir ilerleme sağlanamadığını vurgulayan Beştaş, bu konuda siyasi iradenin olmasının şart olduğunu ifade etti. Türkiye'de bir yargı var mı yok mu tartışmasının yürütüldüğüne dikkat çeken Beştaş, şöyle konuştu: "Paris Katliamı dosyası savcılığın elindedir. Bu dosyada ciddi bir inceleme yapılıp yapılmadığını bilmiyoruz. Son olarak ortaya çıkan MİT belgeleri, ses kayıtları, ıslak imzalı belgeler, o ıslak imzaların kime ait olduğu üzerinde ciddi bir soruşturma yapılmasını istiyoruz. Bu kadar aleni belgeler varken hala savcılığın doğru dürüst bir şey yapmamasını ve dosyanın üzerindeki gizlilik kararını kabul etmiyoruz. Adalet Bakanı'nın açıklamasınının dayanakları tespit edilmelidir. Hükümetin ve bakanlığın ellerindeki tüm belge ve bilgileri derhal soruşturma savcısına vermeli ve dosya üzerindeki gizlilik kaldırılmalıdır. Roboskî'de olduğu gibi katilleri aklamaya dönük bir duruma dönüştürülmesine izin vermeyeceğiz."
Avukatların 8 talebi
Avukatlar, 8 maddelik talepler listesi de sundu. Ömer Güney'e ait ses kaydı ve MİT'e ait olduğu belirtilen belgeyi de dilekçelerine ekleyen avukatların başsavcılıktan talepleri şöyle:
* Şikayetçi sıfatıyla soruşturma dosyasının bir örneğinin tarafımıza verilmesini müteahhit defalar yenilemiş isek de bu aşamada soruşturmanın salahiyeti ve delillerin tarafımızca tartışılabilmesi için soruşturma kapsamındaki gizliliğin kaldırılarak soruşturma dosyasının bir örneğinin tarafımıza verilmesine,
* 12.01.2014 tarihinde basında yer alan ve dilekçemiz ekinde de yer alan ses kaydının hangi IP adresi üzerinden basına servis edildiğinin araştırılması ile tespit edilecek kişi ya da kaynakların bilgilerinin alınmasına,
* Basına yansıdığı şekliyle Ömer Güney ile görüşme yaptığı anlaşılan ve istihbarat yetkilisi olduğu düşünülen kişilerin tespiti ile bu kişilerin ifadelerinin alınmasına,
* 14.01.2014 tarihinde basında yer alan ve dilekçemiz ekinde de belirttiğimiz 18.11.2012 tarihli ‘arz notu’ başlıklı 18.11.2012 tarihli belgenin hangi IP adresi üzerinden basına servis edildiğinin araştırılması ile tespit edilecek kişi ya da kaynaklarının bilgilerinin alınmasına,
* ‘Arz Notu’ başlıklı belgede adı geçen tutanak tanzimcilerinin kimliklerinin ve görevlerinin tespiti ile belgede bulunan ıslak imza ve el yazılarının kriminal incelemesinin yapılabilmesi için MİT’e emsal el yazısı ve imza örneklerinin celbi için yazı yazılmasına, belgede isimleri geçen kişilerin bilgilerinin alınmasına,
* MİT’e yazı yazılarak Ömer Güney isimli kişinin MİT bünyesinde çalışıp çalışmadığının sorulmasına,
* Basına yansıyan ses kayıtları ve belgelerin ardından iddiaların MİT’e yönelik iftira olarak nitelendiren Adalet Bakanı Sayın Bekir Bozdağ’ın hangi bilgi ve belgelere dayanarak ses kaydını iftira olarak değerlendirdiğinin sorularak, kendisinde veya bakanlığında bulunan kayıt ve belgeler ile ilgili bilgisinin alınmasına,
* MİT Müsteşarlığı Basın ve Halkla İlişkiler Bürosu’nun Basına yansıyan kayıtlar ve belgelere dair yapmış olduğu yalanlama açıklaması kapsamında MİT Müsteşarlığı yetkililerinin de hangi gerekçelerle basına sızan bilgi ve belgelerin yalanlandığı konusunda soruşturma dosyası kapsamında bilgilerinin alınması.
ANKARA