
Paris sokakları 2012 yılında Sarkozy'i iktidardan düşürmek isteyen yüzbinlerin katıldığı görkemli gösterilerden bugüne kadar kitlesel 1 Mayıs gösterilerine hasretti. 15 ile 20 bin kişinin katıldığı 1 Mayıs gösterileri sönük geçiyordu. Hatta sendikalar o tarihten bu güne iki ayrı 1 Mayıs eylemi gerçekleştiriyordu. Son iki aydır Paris sokaklarında Çalışma Yasası'na karşı geliştirilen eylem ve protestolar, Fransa'daki hak arama kültürünün bir parçası olan 1 Mayıs eylemlerinin de kitlesel geçeceğini günler öncesinden gösterirken aynı zamanda Paris'te beklenen bir 1 Mayıs'ın yaşanacağını da işaret ediyordu. Sabahın erken saatlerinden itibaren alanda ilk olarak göçmen örgütlerini yerini almıştı. Bunun başında ise Türkiyeli ve Kürdistanlı örgütlenmeler yer alıyordu. Avrupa'da oluşan Halkların Birleşik Devrimci Hareketi bileşenleri dışında Türkiye devrimci hareketinden örgütlenmeler, Türkiye devrim tarihine adını yazdırmış birçok devrimcinin posteri, kendi parti bayrakları, flamaları, müzikleri ve buna paralel kurdukları yemek stantlarıyla alandaydılar.
Polis ve asker ilk kez 1 Mayıs alanında
Her bir 1 Mayıs pankartının etrafında Bastille Meydanı, buram buram Cezayir sucuğu, döner, kavurma stantlarıyla dolmuş ve buna halay çeken gençler eşlik ediyor. Ortaya çıkan bu manzaranın içerisinde 1 Mayıs'ın siyasal içeriği ve halkın güncel talepleri kayboldu diyebiliriz. Saat 14.00'de başlayan yürüyüş öncesi süren bu üç saatlik atmosfer, alana Fransa işçi sınıfı, emekçileri, öğrencileri ve Çalışma Yasası'na direnen onbinlerin akın etmesiyle yerini başka bir ambiyansa bıraktı. Kortejlerin sıralanmasıyla son iki aydır eylemlere onlarca saldırı gerçekleştiren polis de harekete geçti. OHAL'den 1 Mayıs da nasibini aldı. Zira uzun yıllar sonra ilk kez polis ve asker 1 Mayıs alanındaydı. Bu arada Türkiyeli hareketler de dahil göçmen örgütlerinin birçoğu daha yürüyüş başlamadan alandan ayrıldı.
Saldırıya rağmen geri adım yok
Yürüyüşe hazırlanan kitlenin en önünde polis kordonu oluşmuş ve kitlenin adeta ilerlemesini bloke etmeye çalışıyordu. Saat 15:00'den itibaren kitle oluşturduğu basınçla polisin yarattığı blokajı ilerletmeyi başardı. "Genel grev", "Çalışma yasası geri çekilsin" ve "Hükümet istifa" sloganları birbirine karışırken 15:30'da kitle polisin gaz saldırısından ilk nasibini aldı. Bir gaz, 10 metre ilerleme biçiminde süren eylem, saat 16.00'da polisin kortejin önünü tamamen kesmesiyle yerine sloganlı bekleyişi bıraktı. Polisin tüm saldırısına rağmen kitle bir adım dahi geri atmadan yerinde bekledi. Küçük bebekleriyle aileler, yaşlılar ve eylemin ana gövdesini oluşturan gençlerin, "Polis her yerde, adalet hiçbir yerde" sloganı alanı kapladı. 2,5 saat boyunca gaz altında tutulan kitle yerinden ayrılmadı. Bu arada eylem güzergahında bulunan banka vitrinleri ile reklam bilboardları da yerinde bırakılmadı.
Direne direne meydana girdiler
Saat 19:00'a kadar süren direnişin sonunda göstericiler polisi yararak Nation Meydanı'na girmeyi başardı. Ancak daha sonra kitlenin bir kısmının alandan ayrılmasıyla meydanı ve bütün ara sokakları bloke eden polis yeniden saldırıya geçti. Nation Meydanı'na atılan yoğun gaz nedeniyle göz gözü görmezken 1 Mayıs gazdan bayılan eylemciler ve gözaltılarla noktalandı.
1 Mayıs ruhu 'Gece Ayakta'yla birleşti
Ancak bu kez "Gece Ayakta" hareketine katılanlar Republique Meydanı'na akmaya başladı. Meydanda rock sanatçılarının verdiği konser vardı. Ancak polis buraya da müdahale etti. Yanan çöp konteynırları, alanda gözaltına alınan onlarca genç, metro istasyonlarını dolduran gazla Paris 1 Mayıs'ını gece yarısı tamamladı. Polis ise sabaha karşı meydanda nöbet tutan gençlere saldırarak alanı zorla boşalttı. Benzer durum nerdeyse her akşam yaşanıyor ancak göstericiler yeniden meydanda toplanıyor.
Bugün Meclis önünde protesto var
Sosyalist Parti hükümetine tepki gösteren kitleler ise bugün çalışma yasa tasarısının görüşüleceği Meclis önündeki gösteriler için sözleşti. Sendikalar, emek hareketleri ve gençlik örgütleri, işvereni kollayan yasaya karşı çıkıyor. Zira yasa işverenlere daha büyük bir manevra kabiliyeti ve çalışanlara daha az iş güvencesi öngörüyor.
'Gece Ayakta' hareketi alanlara dinamizm getirdi
Paris'te 1 Mayıs gazsız, copsuz, hoş, renkli ama coşkusuzken bu yıl çalışma yasası karşıtı "Gece Ayakta" hareketinin ortaya çıkardığı dinamizmle yeniden canlandı.
Fransa'daki hükümetler için 1 Mayıs alanı çoktandır gözlerini ve kulaklarını çevirdikleri bir alan olmaktan çıkmıştı. Paris'in 7 saatlik 1 Mayıs direnişinin ardından bu anlamda bir değişimin olup olmayacağını önümüzdeki günlerde hep birlikte göreceğiz.
Yasak direnişlerle aşılıyor
Son dönemlerde eleştirilerin hedefinde olan hükümet ise kolluk güçleriyle olağanüstü hal ile oluşturmak istedikleri korku duvarına karşı çıkıp sokağa inen yüzbinleri gazla ve gözaltılarla terbiye etmenin peşine düştü. Son iki aydır ülkede yapılan tüm gösteriler hükümet eliyle "savaş tatbikatı" alanına dönüştürülüyor.
Gençlik meydanlardan çekilmiyor
Ancak tüm yasak ve saldırılara rağmen eylemlere katılım artmaya ve 'Gece Ayakta/Nuit Debout' hareketi büyümeye devam ediyor. Öncülüğünü ülkedeki sisteme karşı çıkan Fransa gençliğinin yaptığı hareket, 31 Mart'tan bu yana meydanlardan çekilmiyor.
SELMA AKKAYA/PARİS