Fransa Gündemi
Saat gece iki. Siren ve telsiz sesleri bütün sokakları kaplamış. Dışarı baktığınızda sokaktaki polis sayısını görmenizle "bu ülkede darbe mi oldu” sorusunu soruyorsunuz kendinize! Paris’in göbeğinde gece ikide bu kadar polis aracı ve polis sokağa inmiş, anlaşılan olağan üstü bir durum var. Büyük bir operasyon olduğu kesin...
Sokak başlarında kimlik kontrolünü çoktan başlamış. Derken göçmenlerle özdeşleşmiş ve daha çok Arap bakkallarında satılan o meşhur çantaların yerde sürüklenme hali. Bizim gibi ülkelerde buğday, pirinç ve şeker balyaları için kullanılan maddeden yapılmış ve kırmızı-beyaz-mavi karışımı renkler Arap ülkelerinde birbiriyle buluşturulmuş, eşya taşımaya yarayan o çantayı Fransa’da elinde taşıyanı gördüğünüz an yabancı olduğunu bildiğiniz o alışık durum... Çantaları ellerinde biri genç, iki kadın, bir çocuk ve iki erkekten oluşan grubu polis kordona almış ve duvar dibine dayamış. Çocuğun elindeki mandolinin telleri kopmuş ve tıpkı bir savaştan geriye kalmış gibi. Kadınlardan birinden kendi dilinde ağıdı andıran sesler çıkıyor. Bu manzaradan sonra durum anlaşılıyor. İki sokak ileride bulunan liseyi işgal eden göçmenler içindi bütün bunlar. Ana caddeye sıralanmış onlarca otobüs gruplar halinde ayrılmış göçmenlerle dolduruluyor; tıpkı bir kamyona atılan çuval misali. Sessizler, gözleri dolu, ellerindeki çantaları dünyanın yükü olarak yanıbaşlarında...
2, 3, 4 derken gün öğleye evrilirken, yanınızdaki kimliğinizle sokak başlarından çıkma şansına erişiyorsunuz. İşgal edilen okulda aylarca göçmenler için gönüllü çalışan 60 yaşlarında İspanyol kökenli bir kadın, eczaneye geçmek için polis kordonunu aşmaya çalışıyor. İçlerinde hamile ve çocuk sahibi olan kadınlar var. İlaca ihtiyaçları var ve polisi ikna edip sokak başındaki eczaneye girmeyi başarıyor. Aldığı ilaçlarla geri dönen gönüllü kadın, bu kez geri dönmek için büyük bir çaba göstermesi gerektiğinin farkında. Olay yeri denilen okula ulaşmak için 5 dakikalık mesafeyi her sokak başında yaptığı girişimle geri dönerek 1 saat gibi bir zaman kaybediyor. Sonunda okula giden caddelerden birinden geçmesine izin veriliyor. "İşte faşizm. Fransa’da milyonların kökenine baktığında, hatta şu polislere baktığınızda kaç göç hikayesi çıkar. Kolonileri düşünün. Benim babam Franko döneminde faşizme direnmiş adam. Ben nasıl bu göçmenlere seyirci kalabilirdim. Bu göçmenler savaş bölgelerinden geliyor. Mali, Etiyopya, Suriye, Afganistan ve daha birçok yer. Fransa’nın her savaş bölgesine katkısı var. Bu savaşı bu insanlar çıkarmadı” diyerek söylenmeye devam ediyor. Kadın bir saat sonra polisi aşarak ilaçlara ihtiyacı olan kadınlara ulaşmış oldu.
Valilik içerden bin 500 kişi çakarıldığını açıkladı. Ama gönülllüler içerde 700 civarında göçmenin olduğunu ve valiliğin rakamı abartarak göçmenleri tahliye etmeyi meşrulaştırmaya çalıştığını iddia ediyor. Diğer taraftan aynı valilik söz konusu göçmenlerin devlet tarafından barınmaları için çeşitli mekanlara yerleştirileceğini belirtmişti. Göçmenlerin büyük bir kısmı bir gün sonrasından itibaren yine sokaktaydı. Paris Büyük Şehir Belediye önünde eylem yapan göçmenlere gaz atılıp gözaltına alınanlar oldu.
Göçmenlerin çıkarıldığı lisenin bahçesinde, tel örgülere asılı kadın, erkek ve çocuk kiyafetleri... Yerlerde geriye kalan ayakkabıların tekleri, parçalanmış bildik o Arap çantaları...