11. PKK kongresi yapıldı. 27 Kasım 1978’de kurulan PKK’nin altı yıl kadar da grup aşaması var. Grup, 1973 Newrozu’nda oluşuyor. Dolayısıyla PKK kırk yıllık bir partidir. Bu, Kürdistan toplumunun kırk yıldır büyük değişiklik yaşadığını ifade eder.

1978 yılındaki kuruluşundan bu yana kongrelerini hep zamanında yapmış yegane partilerden biridir. Sadece 11. Kongre bir yıl gecikmeli yapılmıştır. Kongrelerini zamanında yapmak sadece teknik bir olay değildir, bir prosedürün yerine getirilmesi değildir. Kongreyi zamanında yapmak bir zihniyettir. En zor koşullarda kongreleri aksatmadan yapmak partiye verilen anlam ve değerle ilgilidir.
Kongre bir kurumdur, bir siyasi iradedir. Kürt Halk Önderi “benim partiden başka bir gücüm yoktur” demiştir. Bu Önderlik zamanında ve tam bir demokratik ortamda kongrelerin yapılmasını önemli görmüştür. Tüm kongrelere gönderdiği mesajlarda bu görülür. Kongrenin özellikle demokratik olmasını ister. Kadroların kongrelerde yönetimleri eleştirmesini önemli görür.
Son 11. Kongrede de yönetimin eleştirilmesi bu geleneğin devam ettiğini gösterir. Yönetimlerin kongrelerde pratiklerinin hesabını vermeleri PKK’nin neden mücadeleyi geliştirerek büyüdüğünü de ortaya koymaktadır. Bu durum PKK içindeki demokrasinin en somut ifadesidir. Yönetimlerin istediğini yapamadığı bir parti gerçeği vardır. Yöneticiler parti içinde açık olarak eleştirileceklerini bildiklerinden pratiklerini parti çizgisi ve toplumun beklentilerine göre hareket etmeyi esas alırlar. PKK’deki bu eleştiri ve özeleştiri mekanizması parti yönetiminin birilerini seçmesi ve seçilmesini engelleyen bir yöntemdir. Çünkü kongre platformu yönetime yönelik eleştirilerden sonra kapalı oy, açık sayımla yeni yönetimi seçmektedir.
Böyle bir partide kişilerin kendinden menkul otoritesi ve etkinliği olamaz. Ancak çalışan, parti çalışmalarına hakkını veren, ideolojik, siyasal, toplumsal ve meşru savunma alanlarında çalışmayı hakkını veren kişiler yönetime seçilir. Çalışmaya hakkını vermeyen ise yeniden seçilmez.
Kongrelerin zamanında yapılması partinin kurumsallaştığını gösterir. Kişilerden bağımsız bir parti gerçeği vardır; parti iradesi ve kültürü vardır. PKK bunu yarattığı için bugüne kadar varlığını sürdürmüştür. 2003 tasfiyeciliği partiyi dağıtamamışsa, ele geçirememişse, hatta parti ölçüleri önlerine konunca kaçıp gitmişse bu parti gerçeği ve kültüründen dolayıdır. Bireylerden bağımsız bir parti ruhu, kültürü ve kimliği oluşmuştur. PKK önderliğinin belirttiği yoldaşlık gerçeği ve kadro gerçeği PKK’nin nasıl bir parti olduğunu da gösterir.
PKK Önderi, “Kadro örgütlenmiş hakikattir” derken, yoldaşlığı da “Esas olarak ideolojik ilişkilerdir; ideolojinin açığa vurduğu ve ortaya çıkmasına yol açtığı hakikat ilişkileridir” olarak tanımlar.
PKK, toplumu etkileyen gerçeği Haki Karer’de somutlaşan kişiliğin toplumsallaşmasıyla bağlantılıdır. Haki Karer gerçeği tüm PKK’lilerin kültürü haline gelmiştir. Kemal Pir kişiliği PKK militanlığının özü olmuştur.
Doğru ideoloji ve politika tespiti yetmez, eğer doğru örgüt ve kadro anlayışı yoksa fazla bir sonuç vermez. Kuşkusuz PKK çıkışında birçok doğruyu söyledi. Söylediklerinin toplumda karşılığı oldu. Ancak bunu esasta sağlatan, bu ideolojiyi yoğunlaştıran, toplumsallaştıran bir önderlik ve kadro gerçekliği vardı. Buna da kurumsal olarak parti ve partileşme diyoruz. Diğer örgütlerden PKK’yi ayıran da bu partileşme gerçeği ve partileşme bilinci olmuştur. Parti sadece tüzükle ifade edilen bir örgüt değildir. PKK gerçeğinde bundan ayrı bir şeydir. PKK Önderi partileşme bilincini çok önemli görmüştür. Partileşmenin esas güç olduğunu vurgulamıştır. Kuşkusuz ideolojisiz, teorisiz, siyasetsiz parti olmaz; ancak tüm bunları anlamlı kılan parti örgütü ve partililik bilincidir. Parti örgütlülüğü, parti bilinci, parti kişiliği geliştiği oranda ideolojik, teorik ve siyasal olarak etkili olma imkanı bulmuştur.
PKK çıkışından bu yana çok büyük gelişmeler yaratmıştır. PKK’nin Kürdistan’da yarattıkları anlatmakla bitmez. En başta da özgürlüğü için mücadele eden bir halk gerçeği yaratmıştır. PKK’nin Kürt halkına en büyük kazandırdığı budur. Bu olmadan hiçbir gelişme sağlanamaz. Direnen halk gerçeğini de ilk önce kendi gerçeğinde somutlaştırmıştır. Halkı ve ülkesi için zor koşullarda direnen militan gerçeği ortaya çıkarınca bu toplumsallaşmış ve direnen halk gerçeği haline gelmiştir.
PKK Önderliği, “PKK’nin yarattıklarını mitolojilerdeki zalim tanrılar bile inkar edemez” diyerek PKK’nin Kürdistan’da neler yarattığını en güzel biçimde ifade etmiştir. PKK Önderliği ve parti kişiliği konusuna çok önem vermiştir. Bu nedenle parti ölçülerini çok yüksek tutmuştur. En tahammül edemediğiyse her zaman parti ölçülerinin düşürülmesi olmuştur. Her şeyi kabul ederim, ama parti ölçülerinin düşürülmesini kabul etmem demiştir. Kendisini büyük bir örgüt savaşçısı olarak tanımlamıştır. Bunun anlamı, parti ölçülerini korumaktır. Parti ölçülerini korumanın düşürülmesine ve gevşetilmesine izin vermemektir. Bu nedenle 2003 yılında tasfiyecilik ortaya çıkınca Hermes ölçülerinde sınavdan geçmeyi parti yönetici kadrolarının önüne koymuştur. En zor sınavlardan geçenler parti yönetimi olabilir, demiştir. Zaten bu ölçüler önlerine konunca tasfiyeci unsular Osman-Botan ekibi tercihlerini kaçmakta bulmuştur. Biz böyle ölçülerin olduğu yerde yokuz demişlerdir.
11. Parti kongresi kuşkusuz siyasal gündemleri de tartışmıştır. Gerillanın geri çekilişinin önerisi PKK kongresinde kararlaştırılmıştır. Bu öneri KCK yönetimi tarafından doğru bulunmuş ve pratikleşmiştir. PKK kongresi de siyasal gündem üzerinde durmuştur, ama PKK kongresi olduğundan esas olarak örgüt ve kadro yapısı üzerinde tartışmalar yürütmüştür.
Tüm başarı ve başarısızlıkların nedeni olarak parti öncülüğünün oturtulup oturtulmaması olarak görmüş ve parti öncülüğünün etkili kılınması üzerinde yoğun durmuştur. Bunun bir yetki ve alınmış bir görev öncülüğü olmadığı, toplumu etkileyen üslup, tarz ve kişilik öncülüğü olduğu özellikle belirtilmiştir. En doğru bilinç ve en etkili tarz öncülüğü olarak ifade edilmiştir. Yetki devrimciliği PKK’de yoktur. Topluma kişiliği ve bilinciyle öncülük yapılmaktadır.
Kadronun da bu kongrede eleştirildiği görülüyor. Özellikle kapitalizmi, kapitalist moderniteyi kendi kişiliğinde yenmek önemli görülmüştür. Bireyci yaklaşımlar eleştirilmiş, kolektif ve ortak çalışma kültürü önemli görülmüştür. İnisiyatifli olma ve hiçbir görevi ve sorumluluğu başkasına havale etmemeden kendisi yapan kadro kişiliğine de vurgu yapılmıştır. Kadronun liberal ve ölçüleri düşüren duruşları yerine, ideolojik ve örgütsel mücadele eden ve ölçüleri yükselten duruş partileşmenin en önemli özelliği olarak belirtilmiştir. Kadronun tüm eksik ve yetersizlikler de kongre platformu tarafından dile getirilerek PKK kişiliğine ulaşmanın tüm ölçüleri ortaya konmuştur.
Böyle bir kişilik ve partileşme zihniyetiyle parti örgütlülüğünün geliştirilip toplumsal ve siyasal mücadelede öncülüğünün hakim kılınmasının önemi vurgulanmıştır. Tüm örgütlenmelerin, meclis, komün, kooperatif ve akademilerin her yerde ancak parti öncülüğüyle kurulabileceği ve demokratik konfederalizm ve demokratik ulusun bu öncülükle gerçekleşebileceği; demokratik özerkliğin de ancak böyle sağlanabileceği bir daha ortaya konmuştur.