MEHMET ZAHİT EKİNCİ / HAMBURG


Ajan Mustafa Karataş ve MİT yetkililerinin görüşme kayıtlarını Eyalet Kriminal Dairesi'ne veren parlementer Cansu Özdemir, polis ve savcının meselenin üzerine gitmeyerek üstünü örtmeye çalıştığını söyledi. Özdemir'e göre bunun da nedeni Mustafa Karataş'ın MİT'in yanı sıra Alman istihbaratına da ajanlık yapması. 

Geçtiğimiz günlerde deşifre olan ajanın MİT yöneticileriyle yaptığı telefon görüşmelerinin ses kayıtlarında adı geçen Hamburg Sol Parti Milletvekili Cansu Özdemir, aylar öncesinden bu kaydın Eyalet Kriminal Dairesi'ne (LKA) gittiğini, ancak savcının delil olarak kullanmak istemediğini belirtti. Özdemir, kayıttaki sesten çok kaydı kimin yaptığının sorulduğunu ve kaydı yapana soruşturma açmak istenildiğini söyledi.

Özdemir, kayıtta Mustafa Karataş'ın "Cansu ile uzun süre birlikte çalıştım" sözlerine değinerek, kendisi ile tanışıklığını şöyle anlattı: 


Çocukları radikal İslamcı

"Mustafa Karataş’ı, birkaç yıldır derneğe gidip gelen bir 'yurtsever' olarak tanıdım. Bir dönem dernek yönetiminde de yer almıştı. Yaklaşık bir yıl önce ofisime gelerek çocuklarının radikal İslamcı bir grubun içine girdiklerini söyledi. Selefiler için araştırma yaptığını ve bu konuda bilgi sahibi olduğunu aktardı. Ancak Alman istihbaratının kendisini bu konuda uyardığını da ekledi. Bu yüzden de araştırma sonuçlarını Alman basınıyla paylaşmak istediğini ve bu konuda yardımcı olmamı isteyince bir süre sonra ofisimde bir Alman gazeteci ile buluştu. Sonrasında iki gazeteci ile daha görüştü. Fakat bu bilgiler yayınlanmadı. Sadece yerel bir Alman kanalına yaptığı açıklama yayınlandı."


Sayan ile görüştürmek istedi

Geçtiğimiz yılın Aralık ayında Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun Hamburg'da protesto edildiği eylem sırasında Mustafa Karataş’ın yanına bir kez daha geldiğini kaydeden Özdemir, şunları söyledi: "Mustafa Karataş, yanıma gelerek bir kişiyi haksız yere suçladığımızı söyledi. O kişinin Hamburg'da olduğunu, benimle de acil buluşmak istediğini söyledi. Bu isteğini cevapsız bıraktım. İki gün sonra Mehmet Fatih Sayan tutuklandı. Bunun üzerine Mustafa Karataş’a beni kiminle buluşturmak istediğini sordum. 'Bir gazeteci' dedi. Tekrar sorduğumda, 'Adil Yiğit' dedi. Adil Yiğit'e bunu sorduğumda yalanladı. Orada emin oldum: Bahsettiği kişi M. Fatih Sayan’dı. Beni Sayan ile görüştürmeye çalışmış. Bu durum tuhafıma gitti ve kontağımı kesmeye karar verdim. Sonrasında beni durmadan arıyordu, gördüğü yerde yanıma geliyordu; ofisime de geleceğini sürekli belirtirdi. Fakat ben pek oralı olmuyordum." 


Kaydı polise verdim ofisimin kapısı kırıldı

Mustafa Karataş'ın MİT yöneticileriyle yaptığı telefon görüşmelerinin ses kayıtlarının Nisan ayında eline geçtiğini söyleyen Cansu Özdemir, bunun üzerine Hamburg Eyalet Kriminal Dairesi'ne (LKA) ve Eyalet İçişleri Bakanlığı'na giderek ses kaydının kopyasını ilettiğini ifade etti. Özdemir, şöyle devam etti: "Ses kaydı elime geçtikten üç gün sonra ofisimizin kapıları gece yarısı kimliği belirsiz kişiler tarafından kırılmıştı. Ofisimin kapısını iki defa kitlememe rağmen geldiğimde açıktı. Böyle olayı iki kez yaşadık. Ses kaydını polise ilettiğimde de polis, ses kaydı ile kapının kırılmasının bağlantılı olabileceğinin izlenimi verdi. Hatta ofisimin önünde açıkça bir adam tarafından izlendiğimi fark ettim. Daha doğrusu bu kişi bana bunu fark ettirdi. Sanırım korkutmaya çalışıyorlardı."


'Üstünü örtmeye çalışıyorlar'

17 Mayıs'ta polis tarafından telefonla arandığını kaydeden Özdemir, savcının ses kaydını delil olarak kullanmak istemediği ve daha çok kaydın kimin tarafından yapıldığıyla ilgilendiği söylendi. Özdemir, şunları kaydetti: "Polis bana kaydın kim tarafından çekildiğini öğrenmek istediklerini ve bu kişi hakkında soruşturma açacaklarını söyledi. Daha sonra beni ifade vermem için çağırdılar ama ben gitmedim. Avukatım birkaç hafta sonra polise ulaşmaya çalıştı fakat ne telefonlara baktılar ne de geri döndüler. Sonunda ulaşabildi ve savcının ismini öğrenmek istedi. Polis ise savcının adını vermedi. Dolayısıyla tüm bunlardan yola çıkarak şu kanaate vardım; Mustafa Karataş hem MİT ajanı hem de Alman istihbaratının ajanı ve bu olayın da üstünü örtmeye çalışıyorlar."


 Oyun içinde oyun 

Mustafa Karataş’ın önceki gün Hamburg Demokratik Kürt Toplum Merkezi'ne gittiğini, ancak merkeze alınmadığını söyleyen Özdemir, „Derneğe ikinci gelişinden sonra polis çağrılmış. Polis bu olayı ciddiye aldıklarını söylüyor ama artık buna kesinlikle inanmıyorum. İki istihbarattan biri onu derneğe ve Kürt çevrelere yönlendiriyor" şeklinde konuştu.