Açık yerlerde peçe ile dolaşmayı yasaklayan yasanın Belçika Parlamentosu'nda Nisan ayında kabul edilmesinden sonra uygulamanın 27 Temmuz'da başlayacağı, Belçika resmi gazetesinin 13 temmuz tarihli sayısında ilan edilmişti. Yasayla kamuya açık alanlarda yüzü kısmen ya da tamamen kapatarak tanınmayı imkansız hale getiren kıyafetler giyenlere 137,5 Euro para ve 7 güne kadar hapis cezası getiriliyor.
Yasağın resmen başlamasıyla birlikte Belçika'da denetimler arttırıldı. Belçika genelinde çoğunluğu Kuzey Afrika kökenli 270 kadının burka giydiği sanılıyor. Yasakla ilgili ilk gün peçe takanlar uyarılmakla yetinildi.

Hollanda da tartışıyor

Belçika, kamusal alanda peçe yasaklayan mevzuatın hayata geçiren ilk AB ülkesi değil. Fransa, 11 Nisan'da Avrupa'da peçeyi yasaklayan ilk ülke olmuştu. Fransa ve Belçika örneklerini, benzer bir yasa tasarısını tartışan Hollanda'nın izlemesi bekleniyor.
Avrupa Konseyi, yasağın Müslüman kadınların özgür iradeleriyle yüzünü kapatma haklarını gözardı ettiği ve genel bir yasak uygulamasının bu şekilde giyinen kadınları eve kapanmaya zorlayacağı uyarısında bulunmuştu.

HRW yasağı kınadı

Öte yandan Fransa'dan sonra Belçika'nın da yüzü örten tüm giysileri yasaklama kararına tepki gösteren İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch-HRW), hükümetleri uyardı. Yüzü de örten peçeli çarşafın, kamuya açık yerlerde yasaklanmasına karşı olduğunu bildiren HRW yetkilisi Judith Sunderland, “Bu tür yasaklamalar, herkesin kaybettiği bir durumu meydana getirir” dedi.
Bazıları ise yeni yürürlüğe giren kanunun feshedilmesi için avukatları aracılığıyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Dava ile ilgilenen Avukat İnes Wouters konuyla ilgili bir  açıklamasında “Yasanın feshedilmesini istiyoruz zira bazı temel hakların tehlikede olduğunu düşünüyoruz. Din özgürlüğü, özel hayatın korunması gibi. Giyim tarzı hakkında onaylanan yasalar aslında sadece Müslüman kadınları değil herkesi ilgilendiriyor. Ancak hedef tahtasında bu kadınlar bulunuyor. İfade özgürlüğü, kamuya açık alanlarda hareket etme özgürlüğü, dini özgürlük Avrupa Birliği’nin temel hak ve özgürlükleri arasında bulunuyor.”

Para veya hapis cezasına çarptırılma korkusuyla dışarı çıkamayan kadınlar, bundan böyle evlerinde oturmayı tercih edip, Anayasa Mahkemesi’nin kararını bekliyorlar. İlk duruşmanın ise Eylül ayında yapılması bekleniyor.

BRÜKSEL