KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, son günlerde Güney Kürdistan’da kendilerine karşı alttan ve gizli bir propaganda yürütüldüğünü belirterek, “DAİŞ faşizmine karşı halkımızın varlığı ve özgürlüğü için şehitler vererek karşılıksız direnen gerillayı işgalcilikle suçlamak ve PKK’nin terörist olduğu propagandasını yapmak yurtsever vicdan sahibi hiç kimsenin kabul edebileceği bir durum değildir” dedi. KCK, bu olumsuz tutumlar karşısında gerillayı çekmeyi gündemlerine aldıklarını kaydetti.

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Halk Savunma Merkezi karargah Komutanı Murat Karayılan’ın cenaze törenindeki konuşmasından sonra detaylı bir açıklama yaptı. Güney Kürdistan’da son günlerde, özellikle bir partinin öncülüğünde partilerine karşı altan alta gizli ve kirli bir politika ve propaganda yürütüldüğünü hatırlatan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, bu tür politika ve yönelimlerin Kürt halkının çıkarlarına ve kazanımlarına hizmet etmediği gibi tehlikeli de olduğunu ifade etti.


Halkı ve kazanımları savunmak

“Güney Kürdistan’daki halkımız, partimizin ve gerilla güçlerimizin yaşam ahlakı ve mücadelesinin canlı tanığıdır” denilen açıklamada şunlar belirtildi: “Hareket olarak bugüne kadar her zaman halkımızın çıkarları, özgürlüğü ve kazanımlarının yanında olduk. DAİŞ faşist güçlerinin saldırılarına karşı en zor ve en tehlikeli günlerde gerilla güçlerimizi hiç tereddüt yaşamadan mümkün olan en kısa sürede Şengal, Mexmûr, Kerkük, Şêxan bölgelerine gönderdik. Tek amacımız Güney halkımızın varlığını, özgürlüğünü, kazanımlarını, toprağını ve Güney Hükümeti’ni korumak ve savunmaktı. Bunun dışında Güney Hükümeti’ne zorluk çıkarmak, hele hele parçalanmasını istemek kesinlikle doğru değildir. Hareket olarak her zaman Güney halkımızı ve kazanımlarını savunduk. Bunu ulusal bir onur görevi olarak gördük. 


Tek bir mermi bile verilmedi

Bugün de gerilla güçlerimiz en kıt olanaklarla fedai ruhla kahramanca direnmekte, DAİŞ faşistlerine büyük darbeler vurmaktadır. DAİŞ’le mücadelemizde savaşan gerillalara her hangi bir askeri yardım, tek bir silah ve mermi dahi verilmemiştir. Biz DAİŞ’le mücadelede hiçbir şey beklemeden karşılıksız ve halkımız için savaşıyoruz. Ne var ki, bu kadar savaşan ve şehit veren bir Hareket olarak Güney Kürdistan’da halen statüsüz ve bir kimliğin dahi verilmediği koşullarda mücadele etmekteyiz. Herhangi bir kolaylığın sağlanması şurada dursun, gerilla güçleri DAİŞ’le savaşırken alan değiştirmekten dahi zorlanmakta, engeller çıkarılmaktadır. Oysa gerilla halkımız için savaşmaktadır. Buna rağmen Güney’de rahat hareket edemememiz ve dolaşım için bir kimliğimizin dahi olmaması artık kabul edebileceğimiz bir durum değildir.”


Parça farkı gözetmiyoruz

Gerillaların Şengal’de, yeni bir Êzîdî katliamının önüne geçmek, Kerkük’e işgal girişimlerini kırmak ve Hewlêr’in güvenliğini sağlamak için Pêşmerge güçleriyle birlikte direndiğini vurgulayan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, “DAİŞ faşistlerinin emellerini kursaklarında bırakmıştır. Söz konusu halkımızın varlığını korumak ve özgürlüğünü savunmak olunca parça farkı gözetmeden direnmek bizim için ulusal, siyasi ve ahlaki bir görevdir. Ancak ne zaman ki Êzîdî halkımız Şengal’de varlığını korumak ve kendini yönetmek için demokratik iradesini geliştirip Meclis biçiminde örgütlendiyse, Hareketimize yönelik kara propagandası da bundan sonra başlamıştır. PKK’ye terörist, gerilla güçlerine yönelik ise işgalci propagandası geliştirilmektedir. PKK’nin, Güney Hükümeti’ne karşı olduğu, Güney’in parçalanmasını istediği anlamına gelen yalan/yanlış propagandalar yapılmaktadır. Bunun için Güneyli tüm parti ve örgütlerin, Güney Hükümeti ve Güney halkımızın Hareketimize karşı saldırgancı tutum içine girmesi istenmektedir” dedi.


Kararı Güney halkı verecek

Bu tutumu son derece önemli gördüklerini, DAİŞ faşizmine karşı halkın varlığı ve özgürlüğü için şehitler vererek karşılıksız direnen gerillayı işgalcilikle suçlamanın ve PKK’nin terörist olduğu propagandasını yapmanın yurtsever vicdan sahibi hiç kimsenin kabul edebileceği bir durum olmadığının altını çizen KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, şunları vurguladı: “Bu olumsuz gelişmeler karşısında DAİŞ’e karşı savaş içinde olan gerilla güçlerimizi çekmeyi bile gündemimize almış durumdayız. Bu konuda tartışmalarımız sürmektedir. Ancak Güney halkımızın gerillanın çekilmesi konusundaki görüşleri ve ortaya koyacağı irade bizim için çok önemlidir. Çünkü halkımıza karşı sorumluluklarımız vardır. Aynı şekilde gerilla güçlerimizi çekme konusunda henüz bir karara varmadan Güneyli tüm parti, örgüt ve sivil toplum kurumlarının tutumlarını açıkça ortaya koymalarını bekliyoruz. Halkımızı, yurtsever, tüm örgüt, kurum ve kişileri yaşanan gelişmeler karşısında objektif bilgilendirmeyi sorumluluğumuz gereği görev bilmekteyiz. Şartlar, sorunlar ve zorluklar ne olursa olsun, her zaman halkımızın iradesine bağlı ve halkımızla birlikte olacağımızı bir kez daha belirtiyoruz.”


Karayılan: Kabul edemeyiz

PKK Yürütme komitesi Üyesi Murat Karayılan, “Propaganda için değil, kutsal Kürdistan toprakları için oradayız. Hakikatin inkarı da kabul edilemez” dedi.

Kerkük’e bağlı Mektep Xalit Köyü’nde 30 Ocak’ta DAİŞ ile yaşanan çatışmada yaralanan ve 6 Şubat’ta tedavi gördüğü Kerkük’teki hastanede şehit düşen 1991 Meriwan doğumlu HPG gerillası Talib Mehmûdî (Armanc Kurdo), Kandil’de düzenlenen bir askeri törenle toprağa verildi. Askeri törene PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan da katılarak bir konuşma yaptı. HPG gerillası Kurdo’nun Güney Kürdistan’da yürütülen direnişe de öncülük ettiğini kaydeden Murat Karayılan, “Savaşa öncülük ediyordu. Ulusal görevini, savunma görevini yerine getirmek için yurtseverliğin mekanı olan Merivan’dan Doğu Kürdistanlı bir genç; PKK bayrağı altında kutsal Kerkük’ün savunması için savaşarak şehit düştü. Bizim açımızdan ağır bir kayıptır, çünkü geleceği parlak bir komutandı. Kutsal bir yolda şehit düştüklerini biliyoruz. Bizler de onların takipçileriyiz. Kürdistan’ı özgürleştirme, demokratik özgür Kürdistan mücadelesinde anılarınızı yaşatacağız” dedi.


İşgalcilerin konsepti

Kürdistan’da tarihi günlerin yaşandığına dikkat çeken Karayılan, Rojava ve Güney Kürdistan’da vahşi, faşist DAİŞ çetelerinin saldırıları olduğunu vurgulayan Karayılan, “Bu saldırılar Kürdistan üzerindeki derin işgalci amaçlardan uzak değildir. Rojava’da ve Güney’de Kürt halkının kazanımlarının hedeflenmesi tesadüf değildir. Bir konsept çerçevesinde gelişiyor. Bu konsepte karşı sonuna kadar direneceğiz. Kürt halkının kazanımlarını korumak için gelişen savunma kutsaldır. Kazanımlar kutsal kazanımlardır. Kanla yaratılmışlardır” diye konuştu.


Yaralı Pêşmerge’yi kurtarmak isterken

Çok fazla eksiklik ve yetersizlik olduğunu da belirten Karayılan şunları ifade etti: “Vahşi DAİŞ çetelerinin 29 Ocak’ta, Kerkük savunma hatları üzerindeki saldırı büyük bir saldırıydı. Eğer bu saldırı başarılı olmuş olsaydı, Kerkük savunma hattı yenilmiş olacaktı ve aynı zamanda petrol rafinerisi de ellerine geçmiş olacaktı. Kerkük’ün bütünü büyük bir tehlike altına girecekti. Böyle olmaması için HPG ve YJA Star gerillalarımız müdahale etti. Pêşmergenin desteğine koştu, hattı savundu. Bu temelde direniş büyüdü. Düşman saldırıları kırıldı. Armanc arkadaş tek başına 42 tane DAİŞ üyesinin cenazesini saymıştır. Yaralı bir Pêşmergeyi kurtarmak isterken şehit düşmüştür. Burada büyük bir direniş, fedai bir ruh, kahramanlık vardır.”


Bu yaklaşım olmaz

“Bu hakkı sahibine teslim etmek gerekir” diyen Murat Karayılan, gerillanın geliştirdiği direnişe yanılgılı ve yanlış yaklaşımlara da konuşmasında dikkat çekerek, Güney Kürdistanlı güçleri ve Güney Kürdistan medyasını da eleştirdi. Bu yaklaşımları kabul etmediklerini ifade eden Karayılan, 

“Meşru olmayan bir güç olarak sunmak istiyorlar. Görmek istemiyorlar, gizlemek istiyorlar, üzerini kapatmak istiyorlar. Bu, doğru değildir. Biz orada savaşıyoruz, canımızı veriyoruz. Kutsal Kürdistan toprakları için oradayız. Propaganda için oraya gitmiş değiliz. Ama hakikatin inkarı da kabul edilemez. Yönetimimiz gücümüzü Güney Kürdistan’dan çekelim mi, çekmeyelim mi diye tartışıyor. Bunu gündemimize almışız” dedi.

Fakat tercihlerinin bu olmadığını halk tarafından bilinmesini isteyen Karayılan, “Halkımızın istemi nedir? Biz halkımızın iradesini esas alıyoruz. Biz, halkımızın kazanımlarını savunmak istiyoruz. Gerillamızın, hareketimizin tecrübesi vardır ve fedaidir. Koruyabilir, DAİŞ’in saldırılarına direnebilir. DAİŞ saldırılarını kırabilir. Fakat bunun için, eksikliklerin giderilmesi gerekir” dedi.


Ortak komutanlık

Gerilla ile Pêşmerge’nin aynı mevzide, omuz omuza savaştığını, ancak komutanların bir araya gelmediğine dikkat çeken Karayılan, şöyle devam etti: “İki önemli eksiklik var. Neden ortak bir komutanlık yok? Neden ortak askeri bir meclis yok? Neden ortak, Kürdistani bir güç yok? Neden? Bunu öneriyoruz ama kimse cevap vermiyor. Bu gereklidir, tarih bizi mecbur kılıyor. Kutsal Kobanê direnişi bunu bizim için şart kılıyor. Şengal bunu şart kılıyor. Kerkük bunu şart kılıyor. Pêşmerge ve gerilla aynı mevzideler. Ama komutanlar birlikte değil. Birlikte oturmuyorlar bile. Bu nasıl iştir? Bu nasıl bir yaklaşımdır? Bu kabul edilemez. Değişmesi gerekir. Gerekli olan budur.”


Aktif savunma

Aktif savunmaya dayalı taktik ve stratejinin izlenmesi durumunda DAİŞ’in Kürdistan’da bitirilebileceğini kaydeden Karayılan, şunları vurguladı: “Böyle pasif, gevşek bir yöntemle olmaz. Şimdi DAİŞ’in saldıracağı şeklinde bilgiler var. O daha saldırmadan biz saldırmalıyız. Ortak komutanlık kurulmalı, ortak kuvvet oluşturulmalı. Doğru strateji ve taktiklerle DAİŞ’e karşı direniş geliştirilmelidir. Eğer böyle bir direniş olursa kısa zamanda DAİŞ’in bütün Kürdistan toprağından atılacağına inanıyoruz. Aynı zamanda tehlike olmaktan da çıkarırız. Bu güç, Kürt güçlerinde vardır. Yeter ki doğru tutum sergilensin. Biz böylesi doğru bir tutumu umut ediyoruz. Bu umutlarla kutsal şehidimizi son yolculuğuna uğurluyoruz.” 


 ANF/ BEHDİNAN