Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'nün (OPEC) en önemli üreticilerinden Suudi Arabistan günlük 9,7 milyon varil olan kapasitelerinin altına düşmeyeceklerini, yeni pazar olduğu takdirde tam tersine artırıma gideceklerini bildirdi.
OPEC'in Pazar günü Birleşik Arap Emirlikleri'nin Abu Dabi kentinde düzenlediği toplantıya katılan Suudi Arabistan Petrol Bakanı Ali Naimi, OPEC üyesi olmayan ülkeler üretimi azaltsalar dahi kendilerinin üretimi kesmeyeceğini söyledi. "Herkes için en iyisi, verimli ürecilerin üretim yapması" diyen Naimi, piyasanın kendi kendini dengeleyeceğini söyledi. Bu açıklama, Suudi Arabistan'ın petrol fiyatlarındaki düşüşü, pazarını genişletmek için bir fırsat olarak değerlendirdiğine işaret ediyor. Naimi ayrıca, petrol fiyatlarındaki düşüşün Suudi Arabistan'da bütçe açığına neden olabileceğini görüşlerine katılmadığını, bankalarde yeteri kadar rezervleri olduğunu belirtti. 

Varil fiyatı daha da düşebilir

OPEC ise Riyad yönetiminin son kararıyla petrolde varil fiyatının 60 Dolar'ın altına kadar düşmesinden endişe ediyor. "Petrol fiyatındaki düşüş bizim hatamız değil" diyen OPEC'e üye ülkeler fiyatın bu sınırın üzerinde kalmasının yolunu arıyor. Şu anda Brent petrolün varil fiyatı 62 Dolar seviyesinde. Bu, Haziran ayında 115 Dolar'la zirveyi gören fiyattan yüzde 46 oranında daha az. OPEC Kasım ayında aldığı kararla üretimi kesmeyeceğini açıklamıştı. Bu karar, düşme eğiliminde olan petrol fiyatlarını daha da gerileterek 60 Dolar'ın altında çekmişti. Petrol fiyatlarındaki ani düşüş ithal enerjiye bağlı olan AB ekonomisini olumlu yönde etkileyebilir.

Rusya ve İran ciddi etkilendi

Ani fiyat düşüşünden ekonomileri ciddi ölçüde enerji ihracatına dayanan İran ve Rusya ise zararlı çıktı. Rusya para birimi Ruble'nin Dolar karşısında bir günde değerinin beşte birini kaybetmesi, Rusya merkez bankasının acil önlemler almasına neden oldu. Faizleri yüzde 17'ye çıkaran banka, piyasaya milyar Dolar'lar sürerek kurdaki dalgalanmayı önlemeye çalıştı. Dünya Bankası, petrol fiyatlarındaki düşüş devam ederse Rusya ekonomisinin 2015’te yüzde 1 oranında küçüleceğini açıkladı. Bağımsız analiz kuruluşları ise bu rakamın yüzde 2,5 oranına çıkabileceğini düşünüyor.

Petrol İran'ın can damarı
İran’ın yaptırımlar dolayısıyla büyük darbe yiyen ekonomisinin can damarını da petrol ihracatı oluşturuyor. 2010 yılında 120 milyar Dolar'a kadar çıkan İran’ın ihracat rakamı, 2013 yılında 62 milyar Dolar'da kaldı. İhracatı yüzde 90 oranında petrole bağımlı olan İran, 2010 yılında 2015 itibariyle yıllık ihracatını 160 milyar Dolar'lık bir banda oturtma hedefindeydi. Şimdi ise petrol fiyatlarındaki keskin düşüşle beraber bu hedefin sadece dörtte birini, yani 40 milyar Dolar'ı kabul etmekle karşı karşıya.

Arka planda Suriye savaşı var

Riyad'ın İran ve Rusya'yı oldukça zor durumda bırakan bu hamlesinin arkasında Suriye'deki vekalet savaşı yatıyor. Suudi Arabistan Petrol Bakanı Ali Naimi'nin üretimi düşürmek istememelerinin siyasi nedenleri olduğu iddialarını yalanlaması da bu nedenle inandırıcı bulunmuyor. Zira Suudi Arabistan bugüne kadar OPEC üyeleri arasında, üretimini artırarak ya da azaltarak petrol fiyatlarını dengeleyici ülke rolünü oynuyordu.

Siyasi itilafın yansımaları

Geçmişte yaşanan benzer durumlarda üretimi kısan Suudi Arabistan'ın bu kez bu adımı atmamasının Suriye savaşı nedeniyle İran ve Rusya'yla yaşanan siyasi itilafın sonucu olduğu belirtiliyor. Petrol fiyatlarına dayalı yeni savaşta, ABD ve Suudi Arabistan aynı cephede yer alıyor. Suudi Arabistan’ın öncelikli hedefi bölgesel rakibi İran’ı ekonomik olarak daha derin bir darboğaza sürüklemek. Ayrıca üretimi arttırarak, ABD'de artan kaya petrolü üretimi karşısında pazardaki hakimiyetlerini korumak istiyor ve Esad rejiminin yakın müttefiği Rusya'nın da petrol gelirlerini düşürmeyi amaçlıyor.

Riyad ve Tahran'ın rekabeti köklü

Şii İran ve Sunni Suudi Arabistan arasında bölgesel konular ve dini aidiyet üzerinden köklü bir rekabet söz konusu. İki ülke özellikle Suriye’de devam eden iç savaş nedeniyle büyük fikir ayrılığı yaşıyor. Riyad, DAİŞ dahil olmak üzere Suriyeli örgütlere destek verirken İran ve Rusya Beşar Esad rejiminin bölgedeki en büyük destekçisi konumunda. ABD de bir taraftan politik ve askeri olarak Ukrayna ve Ortadoğu’da baş edemediği Rusya’nın canını ekonomik olarak acıtmaya, bir yandan da nükleer müzakereler yürüttüğü İran’ı "yeni yaptırımlar uygulamaksızın ödün vermeye zorlamaya" dayalı çift yönlü bir politika izliyor.

Laricani: Komplo yapıyorlar

İran Meclis Başkanı Ali Laricani ise Şam'da Beşar Esad ile yaptığı görüşmenin ardından ismini vermeden petrol fiyatlarındaki düşüş nedeniyle Suudi Arabistan’a tepki gösterdi. Dün yaptığı açıklamada, petrol fiyatlarındaki düşüşü Tahran’a karşı 'komplo' olarak nitelendiren İran Meclis Başkanı Ali Laricani ise "Komplolar bölgenin şartlarını değiştirmeyecek. Komplonun arkasındaki devleti biliyoruz ve bunu unutmayacağız" dedi. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani de kısa bir süre önce, petrol fiyatlarının düşürülmesinde siyasi hesaplar olduğunu belirtmiş ve yine isim vermeden Suudi Arabistan’ı ‘Müslümanlara ihanetle’ suçlamıştı.

Putin: Batı kendini imparatorluk sanıyor

Krizin ardından 18 Aralık'ta yaptığı yıllık değerlendirme toplantısında konuşan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Batı'nın yaptırımlarına ve izlediği politikaya dair, "Batı öyle sanıyor ki kendileri imparatorluk, diğerleri de kendilerinin tebaası. Ekonomimizde yaşananlar Kırım'ın bedeli değil, devlet olarak yükselmemizin bedeli" demişti. Putin, Rusya'daki ekonomik krizin üstesinden iki yıl kadar bir sürede gelebileceklerini de eklemişti. Güney Akım projesinin bittiği yenileyen Putin, Avrupa'nın gaz istemesi halinde Türkiye'de kurulacak tesisten alabileceğini söylemişti.

Obama: Putin bizi alt etmedi
ABD Başkanı Barack Obama ise CNN televizyonuna verdiği röportajda Putin'in Ukrayna ve Kırım krizlerinde manevralarıyla Batıyı alt ettiği yönündeki değerlendirmelere sert yanıt vermişti. Obama, "Putin şu anda para biriminin çöktüğü, büyük bir finans krizinin yaşandığı ve ekonominin daraldığı bir dönemde Rusya’ya başkanlık ediyor. Bu durumdaki biri pek de ABD’yi veya beni alt etmiş gibi görünmüyor" demişti.

McCain: Suudilere teşekkür etmeliyiz

Öte yandan Obama'nın siyasi rakiplerinden ABD'li Cumhuriyetçi Senatör John McCain ise Rusya'daki ekonomik krizde Batılı ülkelerin yaptırımlarının etkisi olmadığını savundu. Dün CNN televizyonuna verdiği röportajda, Rusya'daki ekonomik krizin en büyük nedeninin petrol fiyatlarının düşmesi olduğunu söyleyen McCain "Bunun için petrol fiyatlarını düşüren Suudilere teşekkür etmeliyiz" dedi.

HABER MERKEZİ