Pisliğin merkez üssü Saray'dır

29 Ağustos 2022 Pazartesi - 19:48

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş

  •  Türk iktidarının Saray'dan başlayıp tüm devlet kurumlarına yayılan yolsuzluk, rüşvet ve gasp mekanizmasına işaret eden HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, ifşa olan son rüşvet çarkının şemasını paylaştı. 

“Bürokrasi, yargı, mafya, çete, tetikçi medya var. Suçişleri bakanlığı, nerede suç işleniyorsa oradan çıkıyor” diyen HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, "Son albüm de çıktı. TÜGVA, Ensar, Beşli çete, SADAT, SPK, Borsa İstanbul, Varlık fonu, TÜİK… bütün bunlar, bu suç ortaklığı düzenini devam ettirmek için birbirleriyle iletişim/istişare halinde çalışmaya devam ediyor. Rüşvet çarkı, yolsuzluk akıl almaz boyutlarda devam ediyor. İltimas, tehdit, şantaj, mala/araziye çökme gibi yığınla yöntem kullanılıyor" dedi. 

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında gündemdeki konuları değerlendirdi. Türk iktidarının Saray'dan başlayıp tüm devlet kurumlarına yayılan yolsuzluk, rüşvet ve gasp mekanizmasına işaret eden Beştaş, “Sermaye Piyasası Kurulu'na (SPK) kadar uzanan, iktidar partisi milletvekilinin içinde yer aldığı, Cumhurbaşkanı başdanışmanının olduğu iddialarla ilgili şu ana kadar kim suskun, kim sessiz? Yargı. Yargı hakikaten nerede? Savcılar nerede? Bunu üç gündür herkes soruyor, 84 milyon soruyor fakat yargı sessizliğini korumaya devam ediyor. Fezleke hazırlamakta yarışan savcılar, neredesiniz? Eşbaşkanlarımızı dinlediğimiz için bizlerle ilgili fezleke hazırlayan savcılar neredesiniz? Tweet attı diye gece yarısı gözaltı karar veren savcılar neredesiniz? Kadın katillerini koruyan mütalaa veren savcılar neredesiniz? Bu ülkenin siyasetçilerini, milletvekillerini, büyükşehir belediye başkanlarını, PM üyelerini bir anda gece yarısı operasyonlarla gözaltı ve tutuklama kararı verdiren savcılar neredesiniz? O görev sadece iktidarı korumak için mi verildi size? Bu devran böyle gitmeyecek” dedi.

Rüşvetin küçük şeması

Son günlerde konuşulan rüşvet iddialarına dair hazırladıkları şemayı gösteren Beştaş, şöyle devam etti: “Bu şemamız daha da genişleyecek tabii ki. Bu ilk elden ortaya atılan iddialarla ilgili hazırladığımız bir şema. Ne oluyor? Tam anlamıyla bir suç ortaklığı düzeniyle karşı karşıyayız. Bu suç ortaklığı düzenine dair merkez üssün Saray olduğu görülüyor. Cumhurbaşkanı başdanışmanları bu suç örgütünün, suç ortaklığının içindeler. Bu suç ortaklığı düzenin kurumları, yöntemleri, uyguladıkları politikalar ve tabii ki bütün toplumun iliklerine kadar hissettiği sonuçları var.” 

Suçişleri bakanı

“Bürokrasi, yargı, mafya, çete, tetikçi bir medya var. Suçişleri bakanlığı, nerede suç işleniyorsa oradan çıkıyor” diyen Beştaş, şunları söyledi: "Son albümü de çıktı. TÜGVA, Ensar, Beşli çete, SADAT, SPK, Borsa İstanbul, Varlık fonu, TÜİK… bütün bunlar, bu suç ortaklığı düzenini devam ettirmek için birbirleriyle iletişim/istişare halinde çalışmaya devam ediyor. Rüşvet çarkı akıl almaz boyutlarda işliyor. Yolsuzluk akıl almaz boyutlarda devam ediyor. İltimas, tehdit, şantaj, mala/araziye çökme gibi yığınla yöntem kullanılıyor. 

Devletin bekası yalanı

Politikaları ne? Başta tabii ki bir beka yalanı var. Toptan yalan. Suriye özelinde Kuzey-Doğu Suriye’ye yönelik savaş ve operasyon tehditleri var. Milyon dolarlar içeride patlıyor ama bombalar Kuzey-Doğu Suriye’de. O bombalar patlıyor ki bu içerideki milyon dolarlar, rüşvet çarkı görülmesin. Bunun üstü örtülmeye çalışılıyor. Ellerinde savaş politikası ve Kürt düşmanlığı dışında malzeme kalmadı. Milliyetçilik, şovenizm ve militarizm dalgasını yükselterek algı yönetme çabasını hep birlikte izliyoruz. Nasıl sınır içindeki suçlar tek tek ortaya dökülüyorsa sınır ötesi suçlar ilelebet kapalı kalmayacak.

Yozgatlı bile güvenmiyor

Bu iktidar gitmediği sürece enflasyon düşmeyecek; bu suç ve hukuksuzluk düzeni bitmeyecek. İşte enflasyonun temel sebebi şu anda gösterdiğimiz suç ortaklığı düzenidir aynı zamanda. Rota şaşmış ve iktidar sadece kendi rantını korumaya çalışıyor. Algı operasyonları tek kurtuluş reçeteleri olarak önlerinde duruyor. Size bir anket sonucu söyleyeceğim. Erdoğan’ın 24 Haziran’da yüzde 68 oy aldığı Nevşehir kenti dolar hesaplarında üçüncü kent. Yüzde 76 oy aldığı kent Aksaray, dolar hesaplarında ikinci kent. Erdoğan'ın yüzde 75 oy aldığı Yozgat, dolar hesaplarında birinci kent. İşte algı operasyonlarının iflas ettiği buradan görünüyor. Oysaki Erdoğan sürekli TL’ye geçin çağrısı yapıyor. TL’ye geçin diyor ama kendisine oy verenler başta olmak üzere herkes dolara yatırım yapıyor. Kimse itibar etmiyor. 

Suç duyurusuna da gerek yok

Rüşvet çarkıyla ilgili özellikle suç duyurusu dilekçesi vermeye gerek yok. Her haber bir şikayettir. Cumhuriyet savcılarına suça muttali oldukları andan itibaren soruşturma açabilirler. Bugüne kadar böyle bir savcı çıkmadı. HDP adına suç duyurusunda bulunuyorum. Evet sözlü olarak suç duyurusunda bulunuyorum. Sedat Peker’in, Mine Tozlu Sineren’in yaptığı açıklamalar ve kabulleri yeterlidir. CMK 160. maddeye göre Cumhuriyet Savcıları ihbar veya başka bir suretle işlendiği izlenimi veren bir durumu öğrenir öğrenmez kamu davası açmaya yer olup olmadığına karar vermek için hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Bu emredici hükümdür, başlayabilir demiyor. Bir takdir hakkı yok. Savcı öğrenir öğrenmez bunu yapmak zorunda. Görevini yerine getirmiyor. Suç var, fail var, para var, yolsuzluk var, suç düzeni var ama yargı kayıp. Yargı aranıyor. Savcılar aranıyor.

Çeteleşme var

Hukuk dışılığın bir diğer adının "çeteleşme" olduğunu belirten Beştaş, Kobanê kumpas davası mahkeme başkanı Bahtiyar Çolak hakkında hazırlanan “Atadedeler” iddianamesine işaret ederek, “Bahtiyar Çolak’ın Atadedeler çetesinde sanık olmasını ve işledikleri suçları çarşaf çarşaf iddianamede yer almasını mı söyleyelim. Pes doğrusu. Neticede derin devletin ticari istihbarat ayağı olarak adlandırılan Atadedeler suç örgütüne bir operasyon yapılıyor, nitelikli dolandırıcılık, suç örgütü kurmaktan binlerce yıl istemiyle dava açılıyor ama yaptığı işlemler geçerli kabul ediliyor. Kobanê kumpas davası o işlemler üzerinden devam ettiriliyor" diye konuştu.  ANKARA

Öksürüyoruz fezleke

Bu suç ortaklığı düzeninde hak, özgürlük, adalet kavramı kalmadığı için kendisini korumaya çalışan Saliha Aydeniz'in vekilliğinin gasp edilmeye çalışıldığını belirten Beştaş, "Dokunulmazlığı kaldırılacak. Komisyondan geçti. İnsan suçlar arasında, iddialar arasında bir kıyas yapsa adalet duygusu yerle bir olur. Savcılar arasında fezleke yarışı var. Rekor fezleke sayısının olduğu dönem. 27. dönem. Çünkü öksürüyoruz fezleke geliyor, yürüyoruz fezleke geliyor. Oturuyoruz fezleke geliyor. Basın açıklaması yapıyoruz fezleke geliyor, tweet atıyoruz, fezleke geliyor. Cezaevine mektup yazıyoruz fezleke geliyor. Bütün fezlekeleri incelediğim için biliyorum. Bu bir politika. Savcılara talimat verilmiş" dedi. 

Konserleri yasaklıyor

Yığınla konser yasağını hatırlatan Beştaş, şunları fade etti: "Kürt dili ve kültürüyle ilgili tüm etkinlikler yasaklanıyor. Kürtlerden sonra da diğer kesimlere. Şimdi konserler, festivaller, gençlerin öğrencilerin onlarca yıllardır devam eden şenlikleri iptal ediliyor. Yargı sopası kullanılıyor. Valilikler karar alıyor. Yasaklar da bu suç düzenin bir parçasıdır. Yüz binlerce insan bir araya gelmesin, özgürlük şarkılar söylemesin, eğlenmesin, yaşam tarzına uygun bir şey yapmasın. Bu yaşam tarzına politik bir saldırıdır. Hedef göstermelerle insanların katledildiğini, biliyoruz." 

Antidepresanda rekor

Cezaevlerindeki işkence, kadın cinayetleri, iş cinayetleri, cezasızlık politikası ile dizginsiz pahalılığı anımsatan Beştaş, şunları ekledi: "Irkçılık, göç, şiddet iklimi sürüyor. Çok önemli bir şey daha var; insanlar mutsuz. Antidepresan kullanım oranları Türkiye’de rekor kırıyor. Ne sosyal ne toplumsal ne de ekonomik olarak kendini güvende hissetmiyor. Bu da işin başka bir yönü."

CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek 

CHP'den suç duyurusu

CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek başkanlığındaki CHP heyeti, Ankara Adliyesi'ne giderek rüşvet çarkıyla ilgili suç duyurusunda bulundu.

İktidar içi çatışmada tasfiye edilmeye çalışılırken Birleşik Arap Emirlikleri'ne kaçan; bildiği, tanık olduğu, içinde yer aldığı, yeni bilgilerle de güncelleyerek paylaştığı suç dosyalarına her gün yenilerini ekliyor. Son ifşaat ise SPK, TKP Milletvekili ve Erdoğan'ın başdanışmanlarının da içinde yer aldığı borsa manipülasyonu ve rüşvet çarkı. SPK Başkanı Ali Fuat Taşkesenlioğlu ile kardeşi Zehra Taşkesenlioğlu’nun, Marka Yatırım Holding’in sahibi Mine Tozlu Sineren’den sorunlarının çözümü için 12 milyon TL rüşvet istemesi, Türkiye'de tartışılıyor. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ise SPK ile ilgili partisinin suç duyurusunda bulunacağını açıkladı. CHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek ve beraberindeki heyet, dün suç duyurusunda bulundu. CHP'li Muharrem Erkek'le birlikte CHP Grup Başkanvekilleri Engin Özkoç, Engin Altay ve Özgür Özel ile bazı milletvekilleri de suç duyurusunda bulundu.

İfşa olan son rüşvet çarkındaki isimler şöyle:

*  Ali Fuat Taşkesenlioğlu - Bankasya eski yöneticisi, Halkbank eski genel müdürü, Sermaye Piyasası Kurulu eski Başkanı

*  Zehra Taşkesenlioğlu Ban - AKP Erzurum milletvekili

*  Ünsal Ban (Taşkesenlioğlu klanına dahil olan ama ekarte edilen profesör damat. Dünden itibaren gözaltında)

*  Serkan Taranoğlu - Cumhurbaşkanı Danışmanı (İki gündür 'hastayım' iddiasıyla 'oyuna dışına çıkıyorum' dedi)

*  Sahil Orakcı - TOBB Deniz Meclisi üyesi, Kıyı Emniyeti Eski Genel Müdürü

*  Orhan Pala - Borsa Gündem Gazetesi sahibi 

*  Burak Taşçı - Hürriyet Gazetesi yazarı (Borsa manipülasyonlarından tetikçi)

*  Nesrin Kakırman – Burdur İl Milli Eğitim Eski Müdürü (O bir Taşkesenlioğlu ama bu kez damadın soyadı alınmış)

* Nedim Özbek (Rüşvet çarkındaki 'Kürt kökenli' Türk. Ahmet ve Süleyman da ekürileri)

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.