Pistorius, savunma stratejisini tanıttı

Dünya Haberleri —

Boris Pistorius / Foto:AFP

Boris Pistorius / Foto:AFP

  • Federal Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, Alman ordusunun nasıl bir yapıya kavuşacağını anlattı.

Savunma Bakanı Boris Pistorius (SPD), yaptığı açıklamada Alman askeri stratejisinin gerekliliğini “Barış, özgürlük, refah ve hoşgörü artık kendiliğinden var olan şeyler değil, bunlar savunulmak zorundadır” sözleriyle ifade etti. ARD'den Heike Westhöfer'in haberine göre; bu, Alman ordusu (Bundeswehr) tarihinin ilk askeri stratejisidir. Federal Hükümet, giderek daha belirsiz hale gelen dünyaki duruma bu stratejiyle yanıt veriyor.

Uzun vadede teknolojik üstünlük

“Dünya daha öngörülemez ve evet, daha tehlikeli bir hal aldı” diyen Pistorius, mevcut tehdit ortamının stratejik netlik gerektirdiğini belirtti. Bakan, konunun katı yapılar veya tam olarak kaç tank olacağı değil, askeri yetenekler olduğunu söyledi. Askeri strateji, sürekli güncellenecek dinamik bir belge niteliğinde. Pistorius, “Bundeswehr’i Avrupa’nın konvansiyonel olarak en güçlü ordusu haline getiriyoruz. Kısa vadede savunma ve dayanma kapasitemizi artırıyoruz, orta vadede kapsamlı bir yetenek artışı hedefliyoruz ve uzun vadede teknolojik üstünlük sağlayacağız” diye konuştu.

Bütüncül bir konsept

Askeri strateji, Almanya’nın savunmasına yönelik bütüncül bir konseptin parçasıdır. Bu konsept kapsamında Bundeswehr’in “Yetenek Profili” de yer alıyor. Bu profilde silahlı kuvvetlerin gelecekteki yapısı, organizasyonu ve büyüklüğü belirleniyor. Her iki belge de detayları itibarıyla gizlidir, ancak askeri stratejinin bazı önemli kilometre taşları kamuoyuna yansıdı. “Bilgi üstünlüğü”, kendi sistemlerinin istikrarı (“hayatta kalma kabiliyeti”) ve “ağ bağlantısı”, zafer veya yenilgide belirleyici unsurlar olarak öne çıkıyor.

Askeri stratejiden kısa özet

* Savaşın sınırlarının kalkması: Devlet, ekonomi ve nüfus hedef haline geliyor. Alman toplumu bir bütün olarak tehdit altında. Düşman, yurt ile savaş alanı, sivil ile askeri, iç güvenlik ile dış güvenlik arasındaki ayrımı bilinçli olarak ortadan kaldırmaya çalışıyor. Buna karşılık Bundeswehr, devletin tüm güç araçlarıyla birlikte hareket etmek zorunda.

* Savunma Bakanlığı, savaş yöntemlerinde daha fazla yeniliği kullanmak istiyor: Savaş anlayışı kökten değişiyor. Caydırıcılık ve savaş hazırlıkları en modern yeteneklerle yürütülüyor. Kuantum bilişim ve robotik gibi yüksek teknolojilerin yanı sıra ucuz insansız hava araçları da devreye giriyor. Bundeswehr, yenilikleri hızlandırmak, bünyesine katmak ve bunları hızla kendi savaş yöntemlerinde kullanabilir hale getirmek zorunda.

* Şeffaf savaş alanı: Veriler silah haline geliyor. Yapay zeka, insanın yeteneklerini destekliyor ve genişletiyor. Bundeswehr’in hedefi, bilgi üstünlüğünü elde etmek ve bunu düşmana kaptırmamaktır. Bu amaçla özellikle uzay, siber ve bilgi alanında hem saldırı hem savunma kabiliyetleri güçlendirilmelidir.

* Yüksek teknoloji ile kitlesel teknoloji arasında denge hedefleniyor; uzak mesafelere etki: Menzilli silahlar savaş alanında tehdidi katlıyor. Artık güvenli geri çekilme alanları kalmadı. Bundeswehr’in kendisi de daha fazla uzun menzilli hassas silah edinmeli. Her menzile hitap eden güçlü ve dayanıklı bir hava savunması da kritik önem taşıyor.

* Verimli kitle: Silah sistemleri giderek daha hızlı ve daha ucuz üretiliyor. Nicelik kendi başına bir nitelik haline geliyor. Almanya’nın yüksek teknoloji silahlarını bir savaşta düşmanın kitlesel üretimine karşı tüketmemesi için yüksek teknoloji ile kitlesel teknoloji karışımı oluşturulacak.

Rusya başlıca tehdit

Askeri stratejinin ana odağı, Rusya’dan kaynaklanan tehlikelerle başa çıkmaktır. Savunma Bakanlığı, temel belgelerinde Rusya’yı başlıca tehdit olarak tanımlıyor. “Rusya, silahlanarak NATO ile askeri bir çatışmaya hazırlanmakta ve askeri gücü, çıkarlarını gerçekleştirmek için meşru bir araç olarak görmektedir” deniliyor.

Rusya ayrıca “hibrit araçlara” bilinçli olarak başvuruyor: Casusluk, sabotaj eylemleri, siber saldırılar ve dezenformasyon kampanyaları artık marjinal olaylar olmaktan çıktı. Bunlara karşı mücadele kalıcı bir görev haline geldi.

Hedefine bağlı personel

Pistorius’a göre; önümüzdeki yılların en önemli görevlerinden biri de silahlı kuvvetlerin personel bakımından güçlendirilmesidir. Bakan, daha önce açıkladığı hedeflerden vazgeçmiyor: Bundeswehr’in 2035'e kadar 460 bin askere ulaşması hedefleniyor; bunun 260 bini aktif birliklerde görev yapacak. Bu rakam, şu anda aktif birliklerde bulunan 185 bin 400 askerden oldukça fazla. Rezerv gücünün ise 200 bin asker olması planlanıyor.

Yeni askerlik modeli

Bu hedef doğrultusunda yılın başında yeni askerlik hizmeti modeli devreye girdi. Değişen güvenlik durumu ve yeni NATO hedeflerine ulaşmak amacıyla üst düzey komutanlar son dönemde daha büyük bir personel artışı talep etmişti. BERLİN

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.