EREM KANSOY / BRÜKSEL


AP Konferansı’ndan “PKK, Kürt sorununda bir taraf olarak kabul edilmeli. PKK’nin ’terör listesi’nden çıkarılması barış için büyük bir adım olur” sonucu çıktı.

Belçika’nın başkenti Brüksel’de Avrupa Parlamentosu’nda 7-8 Aralık tarihleri arasında gerçekleştirilen 13. Uluslararası Kürt Konferansı’nın sonuç bildirgesi açıklandı. 

Kürtlerin kendi kendini yönetme ve tanınma talebine karşı Türkiye’nin 93 yıldır inkar ve şiddet politikasında ısrar ettiğinin altı çizilen bildirgede, “Türkiye’nin şiddet ve inkar politikalarını derhal bırakması, diğer etnik-dinsel grupları tanıması” talep edildi. 

PKK listeden çıkarılmalı

Avrupa Birliği ve Amerika’nın PKK’yi ‘terör listesi’ne alarak Kürt sorununda Türkiye’yi savaş yanlısı tutum sergilemeye teşvik ettiğine vurgu yapılan bildirgede, “Kürtler bu talihsiz kararı tarihsel bir adaletsizlik olarak gördü. PKK bu sorunda bir taraf olarak kabul edilmelidir. PKK ‘terör örgütleri listesi’nden çıkartılmalı. Bu barış için çok büyük bir adım olur ve politik bir düzenin oluşmasına kapı aralar” tespiti yapıldı. 

Erdoğan raydan çıkardı

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 18 yıldır tutsak edilse de Türk devleti tarafından barış görüşmelerinde muhatap alınan isim olduğu hatırlatılan bildirgede, “Barış süreci görüşmeleri Türkiye’de demokratikleşmeyi hedeflemiştir. PKK yöneticileri bunu savunarak barış görüşmelerine devam ederken Erdoğan 5 Nisan 2015’de görüşmeleri raydan çıkartmıştır” denilerek şu mesajlar verildi:

Barış sürecine geri dönülmeli

* Nisan 2016’da Britanya sendikalarının başlattığı Abdullah Öcalan’a Özgürlük Kampanyası’nı destekliyoruz. Çünkü Abdullah Öcalan bu kampanyada barış sürecinin olumlu neticelenmesini sağlayacak isim olarak gösteriliyor. 

* Barış görüşmelerinin yeniden başlamasını talep ediyor, Abdullah Öcalan’a özgürlük ayrıca barış sürecini inşa etme sürecinde gerekli özgürlüklerin yanısıra kendi hareketi ile de temasda bulunma özgürlüğü tanınmasını talep ediyoruz. 

Öcalan tehdit altında

* Konferansımız AKP-MHP çevresinin Abdullah Öcalan’ın barış sürecinden men edilmesi çabası içerisinde olduğu bilgisini de almıştır. Bunun doğruluğu ile ilgili net bir bilgi olmasada, buna zemin hazırlayacak bazı çalışmaların yapıldığı bilgisini aldık. Bundan dolayı başta Kürt halkı ve AB’den hassaslık ve duyarlılık istiyoruz. Ayrıca uluslararası organizasyonların da AKP-MHP’nin bu girişimlerini engellemelerini istiyoruz. 

Politik tutsakları serbest bırakın 

Türk devletinin Kürt şehirleri Cizre, Sur, Gever, Silvan, Nusaybin’de gerçekleştirdiği yıkım ile HDP eşbaşkanları ve vekilleri ile DBP’li belediye eşbaşkanlarını rehin politikasına işaret edilen sonuç bildirgesinde, “HDP eşbaşkanları ve tüm politik tutsakların derhal serbest bırakılması” çağrısı yapıldı.

Muhalefete savaşı durdur

HDP ve DBP’li rehinler, tutuklanan gazeteciler, KHK ile ihraç edilenlerle ilgili rakamsal verilere de yer verilen bildirgede, “Konferans, Türkiye’nin Kürtlere ve muhaliflere bütün saldırılarını en acil şekilde durdurmasını talep eder. Gazete, televizyon dergilere uygulanan yasadışı baskıların derhal kaldırılması sonucuna varmıştır” denildi. 

AB, AP kararını önemsemeli

Sonuç bildirgesinin son başlığı ise Avrupa Birliği ve değerleri oldu. Bu başlık altında çeşitli örnekler ile Türkiye’nin AB sürecinde AB değerlerine aykırı hareketlerde bulunduğu vurgusu yapıldı. İnsan hakları ve hak ihlalleri başlığı altında Türkiye birçok alanda eleştirildi. AB’nin Türkiye ile müzakereler konusunda alınan dondurma kararına da özen göstermesi istendi. 

Rojava gözardı edilemez 

Konferans sonuç bildirgesinde, “Ortadoğu’da demokratik güçler ve yeni sosyal modeller barış için önemlidir ve desteklenmelidir” denildi. Ayrıca AB’ne Rojava ve demokratik yapısının göz ardı edilmemesi gerektiği mesajı verildi.