DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk, yüzyıldan beri inkar edilen Kürt halkının demokratik hak ve özgürlüklerini esas almayan; eşit, özgür ve adil yaşama şansını yaratamayan bir sürecin sonuç alıcı bir noktaya gitmeyeceğini vurgulayarak, Avrupa'dan aktif destek istedi.

DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk ile Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Helene Flautre, AP Liberal Demokrat Grup Milletvekili Alexandra Thein, Sol Grup üyesi ve AP Kürt Dostluk Grubu Başkanı Jürgen Klute önceki gün AP'de ortak basın toplantısı yaptı. DTK Eşbaşkanı Türk, çok önemli bir süreçten geçildiğini belirterek, "Sayın Öcalan'ın başlattığı bu barış hamlesini, Kürtler, Türkler ve Ortadoğu halkları açısından çok önemli bir süreç olarak görmek ve değerlendirmek gerekiyor" dedi. Öcalan'ın başlattığı bu stratejik barış sürecinin, aslında Türk ve Kürt halkının özgürleşmesini beraberinde getireceğine inandığını ifade eden Türk, şöyle konuştu: "Bugün taleplere baktığımızda, gerçekten demokrasiye inanan her ülkenin çok rahatlıkla bunları yaşama geçirebileceği talepler olarak görmek lazım. Zaten buradaki taleplerimiz, Kürtlerin inkarı üzerine yürütülen siyasetin sona erdirilmesi, halkların eşit özgür ve adil bir geleceği ile ilgili taleplerdir. Ancak yüzyıldan beri inkar edilen bir halkı, demokratik hak ve özgürlüklerini esas almazsanız, bu halkın özgürce yaşama şansını yaratamazsanız, bu barış sürecinin sonuç alıcı bir noktaya gitmeyeceğini hepimiz çok iyi biliyoruz."
Barış sürecinin toplumda da destek bulduğuna vurgu yapan Türk, "Kürtlerin yüzde 90 desteklediği ve yine Türk halkının yüzde 58'i gibi bir rakamın desteklediği çok önemli bir süreçtir. Bu nedenle umutlu olduğumuzu ifade etmek istiyorum" dedi. "Bütün dünyada barış süreçlerinin tarafları vardır" diyen Türk, sözlerine şöyle devam etti: "Kürtler de bu sürecin bir tarafıdır. Bu süreç tek taraflı yürürse eksiklikler ve yanlışlıklar olur. Parlamento'da grubu olan bir siyasi parti olarak Hükümet ile daha çok diyalog ortamı yaratarak bu süreci sancısız götürmek için elimizden gelen çalışmayı yapıyoruz."

'AP barışa katkı sunmalı'

Avrupa Parlamentosu'nu sürecin kalıcı barışa çevrilmesi için katkı sunmaya çağıran Türk, "Burada bulunmamızın nedeni de, Avrupa Parlamentosu'nu aslında bir demokrasi kurumu olarak görmemizdendir. Sürecin kalıcı barışa dönüşmesi için önemli katkılar yapabileceğine inanıyoruz. Bu süreci çok ciddi bir şekilde izlemesini istiyoruz. Çözümsüzlüğün nedeni Kürtler midir, devletin politikaları mıdır, bunun da açığa çıkmasını istiyoruz" diye konuştu.

'Kürtleri tehlike olarak görmeyin'

"Bugün Türkiye'ye baktığımızda, üslubun, dilin değiştiğini, olumlu bir dilin kullanıldığını görüyoruz" diyen Türk, ancak Avrupa'da siyaset yapan Kürtlerin Avrupalılar tarafından bir tehlike olarak görülüp baskı altında tutulmalarının sürece katkı sunmayacağını ifade etti. Türk, "Ben şuna inanıyorum ki, Avrupalı dostlarımız, Avrupa Birliği, Avrupa Parlamentosu Kürtleri demokratik zemine çekmeye yönelik çalışmanın içerisinde olursa sorunun çözümünü daha da kolaylaştırmış olacaklardır" şeklinde konuştu.

Kürtlere haksızlık yapıyorsunuz

Avrupa Birliği'nin Türkiye raporunu olumlu bulduğunu ifade eden Türk, şunları söyledi: "Barışı teşvik edecek, barışçıl sürecin gelişmesine katkı sunacak bir noktada ele alınmış. (Raporda) stratejik bir değişim içinde olan Kürt mücadelesini, hareketini halen 'terörist' olarak görmeleri ve bu şekilde kabul etmeleri aslında Kürtlere bir haksızlık olarak değerlendiriyorum. Yıllardan beri sürdürülen bu çatışma sürecini çok doğru bir şekilde izleselerdi, bir hakem rolünü oynasalardı ve Kürtleri tek taraflı olarak suçlu ilan etmeselerdi, inanıyorum ki bu acılı süreç belki yıllar önce de son bulabilirdi."

Thein: AB süreci desteklemeli

AP Liberal Demokrat Grup Alman Milletvekili Alexandra Thein,  “Barış süreci şimdi AB tarafından desteklenerek ileriye doğru itilmeli” diyerek AB’nin yolda olan bu barış sürecine hala katılmadığını zira sürecin henüz çok yeni olduğunu belirtti. Thein, "Sayın Ahmet Türk’ün de işaret ettiği gibi her iki taraf barış sürecinde eşit temelde görülmek durumunda. Bizler ise mümkün oldukça tarafsız yaklaşmalıyız. Barış sürecine elimizden geldikçe destek olmalıyız” dedi.

Flautre: Devrimci bir süreç

Süreci kendi grubu adına destekleyen Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Helene Flautre, "Sayın Öcalan ve Sayın Erdoğan bana göre devrimci bir sürece angaje oldular. Türkiye'de ve bölgede demokrasi ve barış açısından kayda değer bir şekilde etkileri olan son derece cesur, çok tutkulu bir süreç" dedi. "Ben grubumun bu sürece desteğini sunmak için buradayım" diyen Flautre, şöyle devam etti: "Bununla birlikte Avrupa Birliği ve kurumlarının bu süreci desteklemek için tüm olanaklarını bulması gerektiğini söylemek için buradayım. Hızlı hareket etmenin zamanı. Bugün cesur, dikkate değer insanlar benim açımdan tamamen kararlı görünen bir süreç başlatıyorlar. Ki bu Avrupa'nın güvenliği için de böyle. Bu sürece her bakımdan destek sunmanın zamanı gelmiştir."

Avrupa yaklaşımını değiştirmeli

Toplantının soru-cevap bölümünde bir gazetecinin AB'nin PKK'yi 'terör örgütleri listesi'nden çıkarıp çıkarmayacağına ilişkin bir soruya Ahmet Türk, Öcalan'ın Newroz'daki mesajının stratejik bir yaklaşım olduğunu ve demokratik bir zeminde sorunun çözümü konusunda önemli bir karar aşaması olduğunu kaydetti. Türk, "Bugün demokratik zeminde siyaset yapacak noktaya gelmiş. Bugün demokratik zeminde sorunun çözümünü istiyorsak, yeni bir yaklaşım gerekir. Yeni bir sürecin başlatılması konusunda olanakları genişletmek, yol temizliği yapmak durumundayız. Yeni bir süreç için şans yaratmak zorundayız" şeklinde konuştu.

Strasbourg'ta halkla buluştu

DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk, Mezopotamya Kürt Kültür Merkezi’nin organize ettiği halk toplatısına da katıldı. AP’deki temasları hakkında bilgi veren Türk, siyasal gelişmelere ilişkin soruları da yanıtladı. Türk, burada yaptığı konuşmada, "Kürtler geçmişte savaşta hiç kaybetmedi ve hep siyaseten kaybetti. Rehavete kapılıp ‘herşey tamam’ dersek yanılırız. Biz hem kendimize hem de halkımıza güveniyoruz" diyerek, yeni süreçte Kürtlerin siyasette eskisinden daha etkin bir şekilde yer almaları gerektiğine dikkat çekti.
Kürtlerin ve kendilerinin talep ve söylemlerinin net olduğuna vurgu yapan DTK Eşbaşkanı, Kürtlerin haklarını güvenceye alacak bir anayasanın vazgeçilmez olduğunun altını çizdi. Ahmet Türk, Kürt siyasi hareketinin Aleviler başta olmak üzere farklı inanç ve etnik kimliklere bakışına da değindiği konuşmasında, son dönemde yapılan bazı anti-propagandalara dikkat çekti. Kürt Özgürlük Hareketi’nin 40 yıllık mücadele pratiğinde ezilen inanç ve etnisitelere karşı tutumunun net olduğunu hatırlatan Türk, partilerinin bu konuda eleştirilecek son parti olduğunu söyledi.

 ANF/STRASBOURG