• “Özgürlük, farklılıklara dayalı eşitlik ve demokrasi mücadelesini geliştirmek; yeni ve özgür yaşamla dünyamızın yeniden inşa etmek mümkün olduğu kadar ekmek ve sudan daha öncelikli görevdir.”

PKK Yürütme Komitesi, halkı ve tüm devrimci-demokratik güçleri bulundukları her yerde, 1 Mayıs kutlamalarına aktif ve yaratıcı tarz ve yöntemlerle katılmaya çağırdı.

PKK Yürütme Komitesi tarafından 1 Mayıs vesilesiyle apılan yazılı açıklamada, özgürlük, demokrasi ve sosyalizm mücadelesi yürüten işçi ve emekçilerin, tüm ezilenlerin, kadın ve gençlerin 1 Mayıs’ı kutlandı. Chicago şehitleri, 1 Mayıs 1977 Taksim şehitleri ve şehit gerilla komutanımız Ramazan Kaplan şahsında tüm 1 Mayıs şehitleri saygı ve minnetle anıldı.

Kapitalist sistemin ve ulus-devlet faşizminin saldırısına karşı devrimci-demokratik mücadeleyi 1 Mayıs’la birlikte daha etkili, yaratıcı ve sonuç alıcı tarzda yürütmenin öncelikli görev olduğu belirtilen açıklamada, tüm kötülüklerin tek sebebi, erkek egemen iktidarcı-devletçi kapitalist modernite sisteme işaret edildi.

Sistemin yarattığı tablo

PKK Yürütme komitesi, sistemin oluşturduğu tabloyu da şöyle özetledi:

  •  Her gün 20 binden fazla insan açlıktan, bir bu kadarı kapitalist sistemin yol açtığı hastalık ve salgınlardan, yüzlerce insan da savaşlardan dolayı ölüyor, binlercesi sakat kalıyor.
  •  Yüz binlerce, milyonlarca insan yerini-yurdunu terk etmeye zorlanıp mülteci adı altında köleliğe mahkum ediliyor.
  •  Milyonlarca emekçi açlık sınırında yaşıyor.
  •  Binlerce kadın ve çocuk erkek egemen zihniyet tarafından katlediliyor, taciz ve tecavüze maruz kalıyor.
  •  Milyonlarca genç işsizliğe mahkum edilerek umutları ve hayalleri katledilip köleleştirilmek isteniyor.

Her türlü doğa ve kültür katliamıyla cennet dünyamız cehenneme çevirilerek yaşanamaz hale getiriliyor.

Yeni ve özgür yaşam için

Toplum kırımı, kadın kırımı, halklar ve kültürel kırımla doğanın yağmalanarak talan edilmesinin, sistemin rutin uygulamaları olduğu belirtilen açıklamada, salgın bahanesiyle topluma ölüm gösterilip sıtmaya rızasının alınmak istendiği vurgulandı. Küresel tekelciliğin, toplumu ve direniş güçlerini uyutup eylemsiz ve mücadelesiz kılıp teslim alarak, azami kâr önünde engel olan tüm yüklerden kurtulmaya çalıştığı ifade edilen açıklamada, şunun altı çizildi: “Bu nedenle Demokratik, Ekolojik, Kadın Özgürlükçü Toplum paradigmasıyla kapitalist sisteme ve saldırılarına karşı direnilerek özgürlük, farklılıklara dayalı eşitlik ve demokrasi mücadelesini geliştirmek, yeni ve özgür yaşamla dünyamızı yeniden inşa etmek mümkün olduğu kadar ekmek ve sudan daha öncelikli görevdir.”

1 Mayıs’la  birlikte daha büyüterek

Ezilen halklara, toplumlara ve emekçilere yönelik saldırıyı, en sinsi özel savaş savaş yöntemleriyle büyük fırsata dönüştürmek isteyenlerin başında hiç kuşkusuz AKP-MHP sömürgeci-soykırımcı-faşist iktidarının geldiği kaydedilen açıklamada, saldırılarını sürdürerek Kürdistan halkının özgürlük mücadelesi ile Türkiye ve Ortadoğu devrimci-demokratik hareketini tasfiye etmeye ve bu şekilde ömrünü uzatmaya çalıştığı vurgulandı. Açıklamaya şöyle devam edildi: “Dolayısıyla Sinan, Mahir, Deniz, İbrahim’le başlayıp Küt Halk Önderi Öcalan, Haki Karer ve Kemal Pirler’le devam eden yarım asırlık demokrasi ve özgürlük mücadelesini bu 1 Mayıs’la birlikte daha da büyüterek geliştirmek ve AKP-MHP faşizmini tarihin çöp sepetine atmak, Kürdistan ve Türkiye için olduğu kadar Ortadoğu ve tüm insanlığın özgürlük ve demokratik devriminin gelişmesinde büyük rol oynayacaktır.

Ömürlerini uzatmaya çalışıyorlar

Nasıl ki Türkiye, kapitalist modernite sisteminin en fazla tahkim edilmiş kalesi ise, İmralı işkence ve tecrit sistemi de Türkiye’nin en fazla tahkim edilmiş kalesidir. İmralı’da Önder Apo’ya yönelik geliştirilen tecrit ve işkence sistemi, korona virüse dayanarak tüm kadınlara, emekçilere, halklara, ezilenlere dayatılan tecrit ve işkence sistemine dönüşmüştür. Tüm toplumu eve hapsederek, Kürdistan ve Türkiye’yi bir hapishaneye çevirerek yaşamın her alanında egemenliklerini yeniden üretmeye ve bu şekilde ömürlerini uzatmaya çalışıyorlar. Yaşadıkları korkuyu tüm topluma yaymak için her türlü yola başvuruyorlar. Korkunun ecele faydasının olmadığını egemen güçler bilmese de halkımız ve emekçiler, ezilenler çok iyi biliyor.

Teslim alma siyasetini parçalayabiliriz

Önder Apo’nun İmralı işkence ve tecrit sistemine karşı 22 yıldır büyük bir özgürlük iradesi ve bilinciyle geliştirdiği muazzam direnişini doğru anlayıp, bu direnişe doğru tarzda katılarak günümüzde koronaya dayalı tüm topluma dayatılan işkence, tecrit ve teslim alma faşist zihniyet ve siyasetini parçalayıp Kürdistan’ın özgürlüğü, Türkiye, Ortadoğu ve dünyanın demokratikleşmesi hedefimizi gerçekleştirebiliriz.

Gerilla güçlerimiz bu amaç ve hedef doğrultusunda AKP-MHP faşizmine karşı kahramanca mücadele ederek büyük intikam alıyor, öldürücü darbeler vuruyor. Halkımız, Türkiye ve Ortadoğu demokrasi güçleriyle birlikte her türlü saldırıya karşı onurluca direnerek bu amaç ve hedef doğrultusunda kararlıca yürüyor. 1 Mayıs, bu intikam alma ve özgürlük yürüyüşünün zirveleşerek gelişeceği ve kesin sonuç alacağımız yeni mücadele sürecini ifade ediyor.

Yaratıcı tarz ve yöntemlerle

Bu temelde 1 Mayıs Şehitlerini bir kez daha saygıyla anıyor, başta Önder Apo olmak üzere tüm yoldaşların, yurtsever halkımızın ve dünya emekçilerinin 1 Mayısını coşkuyla kutluyoruz. Halkımızı ve tüm devrimci-demokratik güçleri bulundukları her yerde 1 Mayıs bayrağını daha da yükseltmeye, 1 Mayıs kutlamalarına aktif ve yaratıcı tarz ve yöntemlerle katılmaya, 1 Mayıs kutlamalarını tecrit, komplo ve tasfiyeye karşı yürüttüğümüz mücadele ile birleştirmeye, her alanı birlik, dayanışma ve mücadele alanı haline getirmeye çağırıyoruz!” BEHDİNAN