Fransa’da Kürt siyasetçileri kriminalize eden dava sürüyor. Paris’teki davada Kürt siyasetçisi Abdullah Öcalan, Fransa’nın Türk devletinin bakış açısıyla kriminalizasyon politikasına yönelmesini değil, DAİŞ çetelerine karşı savaşan PKK’ye teşekkür etmesi gerektiğini söyledi.

SELMA AKKAYA / SELAMİ ASLAN / PARİS

Fransa’da yargı yoluyla Kürt siyasetçi ve kurumlarını kriminalize  faaliyetleri sürüyor.  Bu hafta 3 gün boyunca Paris Adalet Saray’ında süren duruşmalarda 2 Kürt siyasetçi yargılandı. Üçüncü günün ardından davada sanık olarak yargılanan Abdullah Öcalan için savcılık,  5 yıl hapis cezası talep etti.  Öcalan ise PKK’ye DAİŞ ile savaştığı için teşekkür edilmesi gerektiğini söyledi. Mahkeme kararını 13 Mart’ta açıklayacak.

Paris’te 1 Haziran 2009 tarihinde Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’ne yapılan baskınla başlayan soruşturma ve dava süreci, 2017 yılında Paris Adalet Sarayı’nda sonuçlanmıştı. Dava savcısı aralarında Abdullah Öcalan’ın bulunduğu Kürt siyasetçilere verilen cezaları yetersiz görüp itiraz etmişti.

Pazartesi’den itibaren üç gün boyunca yeniden görülen duruşmalarda ise Öcalan ve İsmail Akgül siyasi savunma yaparak yaşanan açlık grevlerine dikkat çekti. Kürt siyasetçiler hem cezalara hem de FIJAIT fişleme sistemine itiraz ederken; 10 yıldır aynı nakaratı yineleyen savcı,  Öcalan için 3 yıl kapalı 2 yıl ertelemeli olmak üzere 5 yıl ceza istedi. Mahkeme, kararını 13 Mart’ta açıklayacak. Akgül hakkında ise FIJAIT uygulamasının devamı istendi.

Öcalan’dan dikkat çeken ifadeler

PKK şahsında Kürtleri kriminalize eden duruşmalarda zaman zaman da gerilimlere neden oldu.  Öcalan ve İsmail Akgül’ün yargılandığı davada Öcalan’ın dikkati çeken şu ifadeleri kullandı:

  • “Sorduğunuz sorular bizleri kriminalize etmeye yönelik. ‘Neden Kürt derneğine gidiyorsun?’ diye soru soruyorsunuz. Bu nasıl bir sorudur? Fransa’da her toplum kendi rengine ve kültürel biçimine göre bir yerde toplanır. Kürtler de Kürt derneğine gider. Bu soruyu onlarca kez sordunuz artık bir toplumu kriminalize etmeyi bırakınız!”
  • “Ortadoğu’da DAİŞ belasına karşı mücadele eden PKK’ye teşekkür etmeniz gerekir. Bugün Paris’te terör eylemi olmuyorsa, insanlar güvende ise bu PKK ve Kürtlerin verdiği mücadele sayesindedir.”
  • “Sizler Türklerin size verdiği sözde delillerle bizleri yargılıyorsunuz fakat 3 kadın yoldaşımız Paris’in merkezinde Türk istihbarat servisi tarafından katledildi ama buna dair hiçbir yargılama sözkonusu değil. Sizler bu katliam için ne yaptınız? Nasıl kendinizi tarafsız gösterebilirsiniz? Anlıyorum ki sizler, Türkler adına yargılıyorsunuz bizi.”
  • “Diktatör Erdoğan hükümeti yıllardır Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerinde derin bir tecrit uyguluyor. Buna karşın 90 günü aşan ve yüzlerce insanın katıldığı açlık grevleri başladı. Kürtler diktatör Erdoğan’a karşı bu denli bir mücadele yürütürken bizi yargılamanız Erdoğan’ı sevindirecek boyuttadır.”
  • “20 yıldır Fransa’dayım, hiçbir şekilde Fransız halkına ve hukukuna karşı bir suç işlemedim. Bizler Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın demokratik, özgürlükçü demokratik konfederalizm paradigması için mücadele ediyoruz. Etmeye de devam edeceğiz. Hem demokratik eylemlerle hem de yaptığımız siyaset ile bunu yapacağız. Bizleri bu yüzden yargılamanız Türk devlet politikasına hizmet etmektedir.”

Mahkemede savunma yapan İsmail Akgül ise Kürt yurtseveri olduğunu belirtti ve şu hususları dile getirdi: “Bu mücadele uğruna on binlerce Kürt genci şehit düştü. Binlerce köyümüz yakıldı. Tarihte sürekli bir başkaldırı oldu ama hep bastırıldı. Fakat PKK bastırılamadı ve Kürt halkının bekası için elzem bir parti haline geldi. Ben bir Kürt olarak bu mücadeleyi haklı görüyorum. Amaçlanan bizim özgürlük mücadelesine karşı söz söylememizdir ama biz bunu reddediyoruz. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın resmi bulunmuş. Elbette bulunacak, bunlar delil olamaz. Ben Kürt halkının Önderini seviyorum ve O’na bağlıyım. Yargılama çok absürttür. Türk devleti etkisi ile bizi yargılama hakları yoktur.”

Savcı: PKK’liler kendi davalarına adanmış insanlardır

Davanın son gününde savcı ise “PKK’lilerin hepsi kendi davalarına adanmış insanlardır dolayısıyla sanıkların bütün konuşmalarını ve hareketlerini bir araya getirdiğimizde PKK’li oldukları açığa çıkıyor” dedi.  Savcı her ne kadar, “DAİŞ’ten sonra Kürt militanlarına bizim bakış açımızda değişiklikler var” dese de Öcalan için 5 yıl hapis cezası istedi.

Savunma avukatları da duruşmada Kürt savaşçıların, ABD öncülüğündeki DAİŞ’e Karşı Uluslararası Koalisyon ile birlikte DAİŞ çetelerine karşı savaştıklarını belirterek bu durumun,  Kürt siyasetçilerin yargılandığı davaya olumlu bir şekilde yansımasını istedi.

PKK ve Kürtler öncü oldu

Duruşmaların ardından ANF’ye demeç veren Kürt siyasetçi Öcalan, “Kürtlerin demokratik çalışmalarını kriminalize ederek, bir terör faaliyeti olarak karşımıza çıkararak bizi yargılamak istiyorlar. Savcı verilen cezalardan memnun olmayıp, ‘Bunlar mahkeme önünde bizim istediğimiz gibi sorularımıza cevap vermediler’ diyerek cezayı az buldu. Daha çok Kürt Hareketini kabul etmeyen bir yaklaşım göstermemizi istiyorlar ve elbette Türk devleti mantığı ile yaklaşıyorlar” şeklinde konuştu.

Öcalan, Fransız yargısının şimdiki tutumuna ise anlam veremediklerini belirtti.  Öcalan devamla şu ifadeleri kullandı: “Fransız yargısının bugünkü tavrını anlamak mümkün değil çünkü bu süreçte çok fazla gelişme yaşandı. Örneğin bir DAİŞ belası çıktı ortaya ve buna karşı çok büyük mücadele verildi. Bu mücadele de PKK ve Kürtler öncülüğünde oldu. Fransa yargısı ve makamları bunu çok iyi biliyor. Bugün Paris’te sükunetin olması, bomba patlamaması, terör eylemlerinin olmamasında PKK’nin DAİŞ’e karşı verdiği mücadelenin payının yeri büyük. PKK’ye bu yüzden teşekkür etmeleri gerekir ancak bize yöneltilen sorular klasik Türk makamlarının sorduğu sorular. Bu yargılama Türk diktatörlüğünü sevindirecek tarzda yürüyor.”

Kürt siyasetçilere ceza verilmişti

Kürt siyasetçiler 2017 yılı Kasım ayında 9 yıl süren soruşturma sonucunda hapis cezasına çarptırılmıştı. Buna göre; Abdullah Öcalan’a 2 yıl kapalı 1 yıl ertelemeli, İdris Güzel’e 1 yıl kapalı 1 yıl ertelemeli, Bülent Atmaca’ya 2 yıl ertelemeli, İsmail Akgül’e 18 ay ertelemeli hapis cezası verilmişti. Ahmet Kaya Derneği’nin başkanı olarak o tarihte görev yapan Celil Akdoğan ise davadan beraat etmişti.

Kürt siyasetçiler aynı zamanda FIJAIT fişleme sistemine tabi tutulmuşlardı. FIJAIT fişleme sistemi, 2015 yılında ‘terör’ suçlamasıyla yargılanan ya da adli işlem gören kişilerin ulusal sınırlar içerisinde kontrol altında tutulması için yürürlüğe koyuldu. Bu fişleme sisteminin getirilmesinde DAİŞ’in başta Fransa olmak üzere Avrupa’da sivil halka yönelik katliamları gerçekleştirmesinin büyük etkisi olmuştu.