Ortadoğu ve Kürdistan coğrafyasında yaşanan savaşları, trajedileri ve katliamları plastik makyajla hazırladığı 3 boyutlu heykellerle anlatan Makyöz Hasret Durgun, eserleri ile hem geçmiş hem de günümüzde hafızalarda yer edinen anları yeniden canlandırıyor. 10 yıldır bu uğraş içerisinde olan Durgun, 25 eserden oluşan ilk sergisini 15-25 Eylül tarihleri arasında Amed'de Cegerxwîn Kültür Sanat Merkezi'nde sergileyecek.

Ortadoğu ve Kürdistan coğrafyasında yaşanan savaşlar, trajediler ve katliamlar, bu kez asıl mesleği makyözlük olan Hasret Durgun'un elinden plastik makyajlarla hazırlanmış 3 boyutlu heykellerle ifade buldu. 10 yılı aşkın bir süredir makyözlük mesleğinin yanı sıra farklı bir arayışla ilgi duyduğu plastik makyajla uğraşmaya gönül veren Durgun, hazırladığı 3 boyutlu heykellerle Kürdistan'da geçmişten bugüne kadar hafızalarda yer edinen tarihi anları, önemli şahsiyetlerin portrelerini ve savaşın gerçek yüzünü sanatsal bir ifade ile anlatıyor.

Eserlerinde dün ve bugün

Durgun'un plastik makyajla hazırladığı her eser; bir yanıyla geçmişte yaşanan bir trajediyi anlatırken, diğer bir yanıyla da sanatçının çocukluğunda yaşadığı ve hafızasında yer edinen olayların bir dışa vurumunu anlatıyor. Öyle ki Durgun, bir Kürt olarak "Ne mutlu Türküm diyene" sözleri geçen andı okumadığı için iple barfiks aletine asılması sırasında hissettiklerini, İran rejiminin hakkında verdiği ferman üzerine idam sehpasına giderken gülümsemesi ile akıllarda kalan Kürt genci Hüseyin Xizri'nin portresine yansıtmış.

Plastik makyajdaki yaralar

Makyöz Durgun; Halepçe, Ermeni, Roboskî, Zilan, Sivas, Gezi ve daha nice katliamı unutamayacağını, yaşanan katliamlara birebir tanıklık etmese de tümünün hafızasında ve bedeninde derin yaralar açtığını belirtiyor. Durgun'un eserlerinde açılan bu derin yaraların izlerine rastlamak mümkün. Durgun'un ruhumda yara açtı diyerek an'ı eserlerine taşıdığı izler arasında; mayın sonucu kopan insan uzuvları, polisten kaçarken vücutta açılan kesik izleri, yüz ve kafalarda açılan deri soyulmaları, vücudun el, kol ve kafatası gibi uzuvlarına isabet eden kurşun izlerinin heykelleri yer alıyor. Yine betimlendiği eserlerinde bölgede yaşayan katliam ve savaşın izlerine de rastlamak mümkün.

Kendi hikâyemi en iyi Êhmedê Xanî anlattı

"Kürtlerin yaşadığı trajedileri, savaşları ve uğradığı katliamları dizeleri ile günümüze kadar ulaştıran Êhmedê Xanî'ye borçluyuz" diyen Durgun, plastik makyajla hazırladığı Êhmedê Xanî portresi ile bir nebze de olsa Xanî'ye vefa borcunu ödemeye çalıştığını da ifade etti. Kendi kişisel hikâyesini de en iyi Êhmedê Xanî'de bulduğunu dile getiren Durgun, Xanî'nin portesine bakan herkesin kendisine ait bir hikaye bulabileceğine inandığını söyledi. 


'Karapêtê Xaço'yla Ermenilerden özür'

Durgun'un emek verdiği bir diğer önemli eseri ise Ermeni sanatçı Karapêtê Xaço'nun büstü olacak. Ermeni katliamını farklı bir boyutu ile işleyecek olan Durgun, Karapêtê Xaço'nun büstü ile bir Kürt olarak bir anlamda Ermeni halkından özür dileyecek. Durgun, Karapêtê Xaço'nun şarkılarıyla, türküleriyle insanların kendilerini daha rahat ifade etmelerine önderlik ettiğini, ancak geçmişte Kürtlerin Ermeni katliamlarına sessiz kaldığını, şimdilerde ise Karapêtê Xaço'ya gerekli önemin verilmediğini belirterek bu eseri bir özeleştiri olarak hazırladığını söyledi.
Durgun her eserinde bir kadın olarak duygularını yansıtsa da doğurgan betimli kadın heykeli ile kadının savaş ve katliamlarda yaşadığı trajediyi de anlatacak. Kadının doğurgan özelliğinin, yaşanan her olumsuzluğa rağmen yaşama ruh ve anlam kattığını belirten Durgun, kadının yine savaşlara dur diyeceğini inandığı için bu betimlemeyi kullandığını söyledi.

Sergi 15-25 Eylül'de
Durgun'un 25 eserden oluşan ilk kişisel sergisi, "Bir Çığlığın Tarihi" adıyla 15-25 Eylül arasında Amed'de Cegerxwin Kültür Sanat Merkezi'nde sergilenecek.
Sergide ayrıca Durgun, plastik makyajlarla hazırladığı kafatası ve insan uzuvlarını, sergi salonunda kurulacak bir dilek ağacına asarak, savaş ve katliamların insanların hayallerini ve dileklerini nasıl alıp götürdüğünün mesajını da verecek.

DİHA/AMED