- Ankara’dan Avrupa’ya göç eden ve 2015’ten bu yana Belçika’nın Gent kentinde iki kızıyla birlikte vegan çiğ köfte üreten Sevil Sarıkaya: “Bir erkeğe ihtiyaç duymadan ayakta kalabileceğimi kendime ve kızlarıma göstermek istedim.”
FİLİZ ZEYREK / GENT
Ankara’nın Polatlı ilçesinden Avrupa’ya göç eden Sevil Sarıkaya, yıllar sonra Belçika’da iki kızıyla başladığı vegan çiğ köfte üretimini kendi ayakları üzerinde durma mücadelesine dönüştürdü. 2015’ten bu yana Gent’te üretim yapan Sarıkaya, erkek egemen dünyada karşılaştığı zorluklara rağmen 11 yıldır çalışmalarını sürdürüyor.
1994’de Hollanda’ya göç eden Sevil Sarıkaya, 2015’te Belçika’nın Gent kentine taşındı. Aynı yıl, o dönem 19 ve 10 yaşlarında olan iki kızıyla birlikte etsiz çiğ köfte üretimine başladı. Sevil Sarıkaya, bu süreçteki en büyük motivasyonunun kendine ve kızlarına ekonomik olarak bağımsız bir kadının bir erkeğe ihtiyaç duymadan kendi ayakları üzerinde durabileceğini göstermek olduğunu söylüyor.
Bayilikten bağımsızlığa
Belçika’ya taşınmasının temel nedeninin çiğ köfte işi olduğunu anlatan Sevil Sarıkaya, ilk üç yıl bayilik sistemiyle çalıştığını, ancak anlaşmalara uyulmaması nedeniyle bu sistemden ayrılarak bireysel üretime geçtiğini anlatıyor. Bu geçişin kendisi için yalnızca bir işletme modeli değişikliği olmadığını vurgulayan Sevil, “En azından hiç kimseye bağlı değilim, kimseye hesap vermek zorunda değilim. Bir kadın olarak beni çok daha sorumluluk sahibi yapıyor” diyor.
Kendi mutfağımızdan biliyorduk
Çiğ köfte yapımını ailesinden öğrendiğini anlatan Sevil Sarıkaya: “Geleneksel kıymalı şeklini evde yapardık. Eş, akraba ve dostlarla bir araya geldiğimizde misafir toplantılarımızın vazgeçilmeziydi. Ama benim şu anda yaptığım vegan, yani etsiz çeşidi. Bunu öğrenmek için İstanbul’da bu işi yapan ve çok sayıda bayisi olan bir tanıdığımdan yardım aldım. Bana malzemeleri, nereden alacağımı ve nasıl yapacağımı anlattı. İstanbul’dan bir makine aldık. Döndüm ve kendim üretmeye başladım. Müşterilerim bunu fark etti ve hep olumlu geri dönüşlerde bulundu. Bu da bana güç verdi. Öğrendiğim formülle denemeler yaptıkça sonuç daha da iyi oldu.”
Farklı kesimlerden müşteriler
Sevil Sarıkaya’nın Gent’teki müşteri kitlesinin çoğunluğunu Türkler ve Kürtler oluşturuyor. Ancak vegan çiğ köftenin Avrupa’da giderek daha fazla tanındığını söyleyen Sarıkaya şöyle devam ediyor: “Vegan çiğ köfte, Batılı toplumlarda gittikçe daha çok tercih ediliyor. Küçümsenmeyecek ölçüde Batılı ve diğer milletlerden müşterilerim var, sayıları artıyor.”
‘Zor ama devam ediyorum’
Sevil Sarıkaya 11 yıllık çalışma hayatında karşılaştığı en büyük zorluklardan birinin erkek egemen iş dünyasında kadın olarak kendisini kabul ettirmek olduğunu anlatıyor. İş yaptığı kişilerin zaman zaman kendisini muhatap almak yerine yanında bir erkek aradığını anlatan Sevil, yaşadıklarını şöyle dile getiriyor: “Tek başına bir kadın olarak iş yapmak çok zor. İlk başta kadın kimliğimle iş yapabilmek, kendimi kabul ettirebilmek için çok çaba gösterdim. 11 senedir aynı devam ediyorum ve edeceğim. Kolay mıydı derseniz, hayır, çok zordu ve hâlâ da zor.”
Sevil, yaşadığı sorunların bulunduğu ülkeyle sınırlı olmadığını belirterek, “Dünyanın her yerinde durum benzer ama Ortadoğu bölgesinde daha yoğun hissediliyor. Hitap ettiğiniz kitle Ortadoğulu olunca nerede yaşadığınızın bir önemi yok” diyor.
‘Üretkenlik kadına yakışıyor’
Sevil Sarıkaya, çalışma hayatındaki en önemli motivasyonun iki kızına kendi ayakları üzerinde duran bir kadın örneği göstermek olduğunu söyleyerek, önümüzdeki dönemde hayata geçirmek istediği yeni projeleri olduğunu belirtiyor. Sevil Sarıkaya, sözlerini şu şekilde tamamlıyor: “Beni bu yolda en çok motive eden şey, bir erkeğe ihtiyaç duymadan ayakta kalabileceğimi kendime ve kızlarıma göstermek oldu. Kadınlar isterse her şeyi başarabilecek güçtedir. Kendilerine güvenmeli, harekete geçmeli ve ekonomik özgürlüklerini kazanmalılar. Ekonomik gücü olan bir kadın, hem çocuklarıyla ilişkisinde hem de evinde çok daha fazla söz sahibi olabiliyor ve mutlu olabiliyor. Üretkenlik kadına yakışıyor” diye konuşuyor.