Norveç’i şok eden saldırıda polisin acemilikleri ortaya çıktı. Interpol’ün, saldırıdan önce Norveç polisini faşist Anders Behring Breivik hakkında bilgilendirdiği ancak polisin bunu dikkate almadığı ortaya çıktı. Ayrıca saldırgana geç müdahele eden polis, katliamda yaşamını yitirenlerin sayısını 76 olarak değiştirdi.
Norveç halkı, Cuma günü ülkeyi yasa boğan saldırının kurbanlarının yasını tutarken, Interpol, Mart ayında Norveç polisini olası bir saldırıya karşı uyardı. Interpol’ün kendilerine bilgi verdiğini doğrulayan Norveç Emniyet Teşkilatı PST’nin Genel Müdürü Janne Kristiansen, Interpol tarafından Mart ayında gönderilen ve Polonya’daki şüpheli bir kimyasal madde üreticisinden malzeme alan 50-60 kadar Norveçlinin isimlerinin bulunduğu listede, saldırganın adının da yer aldığını söyledi. Faşist Breivik’in sipariş ettiği malzemenin kendileri tarafından çok önemli görülmediğini söyleyen Kristiansen, “Eski Alman Stasi casusları bile bu kişinin gerçek niyetini ortaya çıkaramazdı diye düşünüyorum” diyerek polisi aklamaya çalıştı.
Ancak polisin kusurları bununla kalmıyor. Polisin saldırıdan sonra da detaylı bir çalışma yapmadığı ortaya çıktı. Cuma günkü saldırıların ardından başkent Oslo’da ve 14 ila 19 yaşlarındaki gençlerin kamp yeri olan Utoeya Adası’ndaki saldırıda yaşamını yitirenlerin sayısı 93 olarak açıklanmıştı. Pazartesi gününe kadar herkes katliamda 7’si Oslo’da olmak üzere 93 kişinin yaşamını yitirdiğini biliyordu. Ancak polis, önceki gün yaptığı açıklamada, saldırıda yaşamını yitirenlerin sayısını 76 olarak verdi. Polisin son açıklamasına göre, başkent Oslo’daki bombalı saldırıda yaşamını yitirenlerin sayısı 8; Utoeya Adası’ndaki saldırıda da 68 genç hayatını kaybetti.

Adalet Bakanı savundu!
Norveç polisi, saldırının ilk gününde de iyi bir sınav verememişti. Saldırganın Utoeya adasında silahlı saldırıya başlamasının ardından, polis, olaya yaklaşık bir saat geç müdahale etmişti.
Önceki gün ilk kez hakim karşısına çıkan Breivik, eylemleri tek başına gerçekleştirdiğini söylemiş ancak organizasyonları içinde iki hücre yapılanması daha bulunduğunu öne sürmüştü. Norveç polisi, Breivik’in bu açıklamasına karşın hücre yapılanmasına inanmadığını duyurdu. Oslo Emniyet Genel Müdürü Sveinung Sponheim, ellerinde başka şüpheliler olup olmadığına ilişkin somut delil bulunmadığını belirterek, “Bu kişilerin varlığı hakkında yine de her ihtimali göz önünde bulunduruyoruz. Başka bir şüpheli olup olmadığını ortaya çıkarmak, bu soruşturma kapsamında çok önemli bir noktayı teşkil ediyor” diye konuştu.
Polisin birçok kusuruna rağmen Adalet Bakanı, polisin “inanılmaz” bir çalışma yaptığını ileri sürdü.

Çiçeklerle demokrasi yürüyüşü
Öte yandan Norveç halkı, kurbanların yasını tutmaya devam ediyor. Saldırıdan üç gün sonra başkent Oslo’da biraraya gelen onbinlerce kişi, kenti adeta çiçek bahçesine çevirdi. Faşist Breivik tarafından gerçekleşen katliamı protesto eden yaklaşık 150 bin kişi, ellerinde güllerle katıldığı yürüyüşte şiddet karşıtı mesajlar verdi.
Başbakan Jens Stoltenberg, ellerinde mumlar ve çiçeklerle yürüyen kalabalığa, “Bu yürüyüşe katılarak demokrasiye evet diyorsunuz” dedi. Stoltenber, “Bu bir demokrasi, hoşgörü ve birlik yürüyüşüdür. Kötülük bir kişiyi öldürebilir. Ama bir halkı yenemez” diye konuştu.
Yürüyüş nedeniyle Oslo’nun merkezindeki birçok cadde trafiğe kapatıldı. Kalabalık yürüyüşün sonunda Nazi karşıtı marşlar söyledi.

‘İnsanlığa karşı suç’tan yargılanacak
Bu arada 8 hafta boyunca sorgusu devam edecek olan Breivik’in insanlığa karşı suç işlemekle yargılanacağı belirtiliyor. Savcı Christian Hatlo, Aftenposten gazetesine yaptığı açıklamada, zanlının “insanlığa karşı suç” işlemekten de yargılanabileceğini kaydetti. Bu durumda da zanlı en fazla 30 yıl hapis cezası alacak. Breivik’in katliamı ‘terör’ olarak görülürse saldırgan sadece 21 cezaevinde kalacak.

32 yaşındaki aşırı sağcı saldırgan, soruşturma sürecinde en az 4 hafta dış ortamdan izole edilecek. Bu süre boyunca, zanlının delilleri karartmasını engellemek için, saldırganın mektuplaşması, basını takibi ve ziyaretçilerle görüşmesi yasak. Hakim, saldırganın soruşturma boyunca 8 hafta tutuklu kalmasını kararlaştırmıştı.

OSLO