
Türk İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in “İnsan sağlığına zararı bulunmuyor” dediği biber gazı, Yalova’da 30 yaşındaki Çayan Birben’in ölümüne neden oldu.
Alınan bilgiye göre olay şöyle gelişti: Yalova kent merkezinde 27 Mayıs gecesi saat 23.00 sıralarda dolaşmaya çıkan 30 yaşındaki Çayan Birben, birkaç arkadaşının tartıştığını görünce onları ayırmak istedi. Bu sırada olay yerine giden yunus polisi ekipleri olaya müdahale etti. Çayan Birben'in "astım hastasıyım, biber gazı sıkmayın" uyarısına karşın polis ekipleri burada bulunanlara biber gazı sıktı. Polis, fenalaşan Çayan Birben'in yüzünü yıkamasanı da izin vermedi. Çevredekiler tarafından yüzünü yıkaması için yakında bulunan bir internet kafeye götürülen Birben, burada fenalaştı ve yere yığıldı. Çayan Birben, Yalova Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak yoğun bakıma alındı. Ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen Birben'in beyin ölümü önceki gece gerçekleşti. Yalova Devlet Hastanesi doktorları ölümü, “biber gazının neden olduğu stres, stresin yol açtığı hipertansiyon sonucunda beyin baloncuğunun patlaması” diye açıkladı.
Annesinin ağıtları
Dört kardeşin en küçüğü ve ailenin tek erkek evladı olan Çayan Birben'in annesi Yücel Birben, hastane bahçesinde polislere "Oğlumu benden aldınız" diye feryat etti. Öte yandan bir yakınının cenazesi için Rize'ye giden baba Ahmet Birben yolda haberi alıp geri döndü. Bir ay önce kalp ameliyatı geçiren babaya oğlunun durumu uzun süre bildirilmedi.
Polis ölümünü izledi
Çayan Birben'in ailesi, Cumhuriyet Savcılığı'na polisler hakkında suç duyurusunda bulundu. Savcıya ifade veren Birben’in arkadaşlarından Soner Dinç, “Çayan, ‘Ben hastayım sıkmayın’ dedi ve yere yattı. Polislerden kendisini hastaneye götürmelerini istedi. Elini yüzünü yıkamalarına izin vermelerini istedi. Ancak izin vermediler” dedi. Olaya tanık olan Emre Dinç de aynı yönde ifade verirken, Hüseyin Gökhan Aydın ise “Biber gazı sıkılınca ben uzaklaştım. 1-2 dakika sonra geldiğimde Çayan yerde inliyordu. Çayan’a kimse vurmadı ve biber gazı sıkılıncaya kadar bir rahatsızlığı yoktu” dedi.
Ailesi: Sorumlular hesap versin
Birben’in yengesi Avukat Melike Korkmaz, sorumluların adalete hesap vermesi gerektiğini belirterek, "Astımlı olduğunu söylediği halde polisin neden bu denli şiddet uyguladığını anlamıyorum. Herkes adaletin karşısında hesap verecek" dedi. Birben’in teyzesi Havva Köseoğlu, "Sorumluların hesap vermesini istiyoruz" diye konuştu.
Hani zararı yoktu!
Birben'in dayısı Müfit Haberal da şunları söyledi: "'Biber gazından ölürüm' diye polislere söylemiş ama polisler ona 'biber gazından bugüne kadar kim ölmüş' diye cevap vermişler. Olay yerinde bulunan havuzdan yüzünü yıkamasına dahi izin vermemişler. 30 yaşında gencecik bir insan, basit bir arkadaş kavgasına polisin orantısız müdahalesi nedeniyle yaşamını yitirdi. Hani biber gazının insan sağlığına bir zararı yoktu? Çayan, bile bile ölüme götürüldü. Tüm sorumluların bulunmasını ve yargılanmasını istiyoruz. Annesi ve tüm ailesi yıkıldı. Biber gazını bu ülkede silah gibi kullanıyorlar. Bu işin peşini bırakmayacağız. Bugün bizim çocuğumuz öldü yarın bir başkasının çocuğu ölecek."
SES: Üzerinizde deneyin
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Çayan Birben'in ölümü üzerine yaptığı açıklamada AKP'li yetkililere, "Madem bu gazlar zararsız üstünüzde deneyerek halka ispat edin" dedi. Açıklamada, İçişleri ve Sağlık bakanlarının "biber gazı sağlığa zarar vermez" sözleriyle polisin ölümcül gazları kullanmalarını cesaretlendirdiklerine dikkat çekildi. SES, bilimsel araştırmaların biber gazının ölümcül olabildiğini tespit ettiğine dikkat çekerek, "Gazların neredeyse tüm toplumsal olaylarda ve kontrolsüz kullanılması sonucu ölüm ve yaralanmaların, kalp krizlerinin görülmesi bir tesadüf müdür?" diye sordu.
HABER MERKEZİ