Sur Belediyesi’ne atanan kayyumların, belediyeyi kamu ve özel bankalara borçlandırarak elde ettikleri kaynakların bir bölümü Sur İlçe Emniyet ve İlçe Jandarma Komutanlığı’na gitti. İlçe Emniyet Müdürlüğü uygulama noktalarına alınan odunların parası bile belediyenin kasasından çıktı.

31 Mart yerel seçimlerinde sandıktan çıkan oylarla seçilen HDP’li eşbaşkanların görevden alınıp, İlçe Kaymakamı Abdullah Çiftçi’nin yeniden kayyum olarak atandığı Sur Belediyesi’nde, kaynakların devlet kurumlarına harcanmasına ilişkin örneklere yenileri eklendi.

Özel ve kamuya ait üç bankadan 2,5 yıl içerisinde 151 milyon 743 bin 819 TL borç alan kayyumlar, belediyeyi ağır bir yük altına sokmuştu. Mazbatalarını aldıktan sonra belediyede inceleme başlatan HDP’li eşbaşkanlar, bankalardan çekilen yüklü miktardaki bu kredilere rağmen belediyenin kasasında sadece 6-7 bin TL olduğunu gördü.

 Borçlanıp devlete harcamışlar

 Yapılan incelemelerde doğrudan temin yoluyla gerçekleştirilip, usulsüzlüklere rastlanan ihalelerle buhar olan belediye kaynaklarının yine birçok devlet kurumuna harcandığı tespit edildi. Bu devlet kurumlardan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Müftülüğü ile bunlara bağlı okul, cami ve kuran kurslarına yapılan harcamaların tutarı 6 milyon 25 bin 169 TL’yi buldu. Belediyenin başında bulunan kayyumların kaynakları aktardığı diğer iki devlet kurumu ise Sur İlçe Emniyet Müdürlüğü ve Sur İlçe Jandarma Komutanlığı. Her iki kurumun görev ve yetki alanlarına ilişkin harcamalar, kayyumların talimatı ile belediyenin kasasından çıktı. Bu harcamalardan birini İlçe Jandarma Komutanlığı ile Özekli Jandarma Karakol Komutanlığı için yapılan tabelalarının bedeli oluşturdu. Yapılan yeni tabelalar için 26 Aralık 2017’de Gelişim Ticaret’e 4.012,00 TL ödeme yapıldı.

Bayrak direğine 76 bin 700 TL

Harcamaların bir diğeri Amed-Bingöl karayolu üzerinde bulunan Mermer Jandarma Karakolu’na dikilen bayrak direği. Karakola dikilen bayrak direği için Muratsan Bayrak Direk Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti’ye 17 Ağustos 2018’de 76.700,00 TL ödendi.

Kayyumlar, Özekli Jandarma Karakolu’na takılan güvenlik kamera sistemi ödemesini yine belediye kasasından yaptı. Kameralara için 19.881,00 TL veren kayyımlar, aynı karakola iki adet prefabrik konteyner alıp 23.600,00 TL tutarındaki faturayı karşıladı.

Efrîn işgalcilerine powerbank

 Efrîn’e yönelik işgal saldırısına katılan PÖH elemanlarına bin adet powerbank alıp, 79.060,00 TL ödeme yapan kayyumlar, yine polis kontrol noktası için alınan konteynera 6.000,00 TL, İlçe Emniyet ve Jandarma Komutanlığı için yapılan maket trafik polis ve jandarma aracı için 11.941,00 TL’yi ödedi.

Sur İlçe Emniyet Müdürlüğü polis kontrol noktalarına alınan odunların parasını bile kayyumlar karşıladı. Alınan odunlar için  22.811,00 TL ödeme yapıldı. n AMED

Yolsuzluk sıradan algılanıyor

Uluslararası Şeffaflık Derneği’nin gerçekleştirdiği ”Yolsuzlukla mücadelede yargı” konulu panelde konuşan Prof. Dr. Turgut Tarhanlı, yolsuzlukla mücadelenin yoksulluğu azaltacağına işaret etti.

Uluslararası Şeffaflık Derneği, İstanbul’da bir otelde ”Yolsuzlukla mücadelede yargı” konulu panel düzenledi. CHP eski Milletvekili İlhan Cihaner, Avukat Turgut Kazan ile 12 yıl boyunca Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi dekanlığı yapan Prof. Dr. Turgut Tarhanlı’nın konuşmacı olarak yer aldığı panele, çok sayıda hukukçu ve sivil toplum örgütü aktivisti de katıldı.

Avukat Olgu Kama moderatörlüğünde başlayan panelde açılış konuşmasını gerçekleştiren Uluslararası Şeffaflık Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Av. Oya Özarslan, yolsuzluk algı endeksinde Türkiye’nin uluslararası alanda sürekli gerileme yaşadığını ifade etti. Siyasetin hukuk üzerindeki etkilerine değinen Özarslan, “Yolsuzluk algısının hiç olmadığı kadar gerilere düştüğünü gözlemliyoruz. Denetim eksikliklerinin yanında bu sistemde gücün yürütme erkinde toplanması, denetim konusunun neredeyse yok olması, önemli usulsüzlüklerin ortaya çıkmasına rağmen hesap verebilme mekanizmasının işlememesi, ülkemizi yolsuzluğun sıradan algılandığı ülkeler durumuna soktu” dedi.

Kızılay skandalı soruşturulmadı

 Ardından söz alan eski Cumhuriyet Savcısı İlhan Cihaner ise Türkiye’de yargının bağımsız ve tarafsız olmadığına dikkat çekti. Cihaner, şunları ifade etti: “Yargının içinde bulunduğu duruma baktığımızda etkin bir soruşturma beklenemez. Eğer iktidar yargıya bu kadar hakimse ortaya etkili bir mücadelenin çıkmayacağı aşikar. Cumhuriyet savcılarının bu konuda oldukça isteksiz davrandıklarını gözlemleyebiliyoruz. Kamuoyunda yolsuzluk algısını güçlendiren çok somut örnekler var. En son yaşadığımız Kızılay skandalı buna iyi bir örnek. Buna ilişkin halen soruşturma açıldığına dair bilgi almış değiliz.”

Meclis denetimi kalmadı

 Türkiye’de yargı-iktidar ilişkisine değinen eski İstanbul Baro Başkanı Turgut Kazan da şöyle konuştu: “Türkiye’de cezasızlık sorunu, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlardan çok soruşturma izni sorunundan kaynaklanıyor. Kamu gücünü elinde bulunduranların hemen hemen tamamı için bir soruşturma açılması onun bağlı olduğu amirden soruşturma izni vermesini gerektirir. Bu izin de hiçbir zaman verilmez. Tüm yetkilerin tek elde toplanması, Meclis’in denetim imkanının adeta hiç kalmaması ise içinde bulunduğumuz durumu daha da derinleştirmiştir.”

Son olarak söz alan Prof. Dr. Turgut Tarhanlı ise yolsuzlukla mücadelede yargının bağımsızlığının önemine değinerek, “Yolsuzluğun önlenmesi ekonomik büyümenin sağlanması ve yoksulluğun azaltılmasında bir faktör olarak önemlidir” dedi.