Almanya’da 2000 ila 2006 yılları arasında 8’i Türkiyeli biri de Yunanlı olmak üzere 9 göçmen öldürülmüştü. Alman polisi yıllarca bu cinayetleri ‘aydınlatmak’ için çalıştı. Ancak yaptığı hatalar sonucu bu cinayetlerin sırrı yıllardır çözülemedi. Der Spigel dergisi de polisin soruşturmayı nasıl savsakladığını ortaya koyan bir habere imza attı. Haftalık dergiye göre, Hamburg polisi, 2001 yılında öldürülen Süleyman Taşköprü’nün cinayetini çözmesi için İranlı bir medyumdan yardım istedi. Polis, medyumdan öldürülen Taşköprü’nun ‘ruhuyla irtibata geçip katillerin kim olduğunu öğrenmesi’ni istedi.
Medyumun söylediğine inanmışlar
Federal Meclis’in NSU Komisyonuna ulaşan belgelere göre ‘061 Cinayet Masası’, polisin medyuma cinayetin işlenmesinden tam yedi yıl sonra başvurmuş. 2008 yılından medyumdan talep edilen soruların cevapları aynı yıl içerisinde polise ulaştırılmıştı. Medyum, Taşköprü’nün ruhuyla tam 15 dakika boyunca irtibat kurduğunu ve katilleri kendisine söylediğini aracılarla polise iletmiş. Medyum, cinayetin ‘planlanmadan’ işlendiği ve Taşköprü’nün motorlu 8 üyesi bulunan bir çete tarafından öldürüldüğünü söyledi. Taşköprü’nün öldürülme nedeni ‘uyuşturucu’ olabileceğini söyleyen medyum, bir de katillerin eşkallerini de polise vermiş. Bilgileri Taşköprü’nün ruhundan alan medyumun söylediğine göre, ‘planlı olmayan’ cinayeti iki işlemiş. Katillerin birisini adı Armin ya da Amin diğeri ise Mustafa isimli bir Türkiyeli. Medyum, Mustafa’nın, esmer tenli, kahverengi gözü ve siyah saçları olduğu söylemiş. Polis de bu bu iddiaları ciddiye alıp sonuna kadar araştırmış ve sonra ‘şüpheli kimseye ulaşamadığı ve bilgilerin takip edilmesinin mümkün olmadığı’ sonucuna ulaştı.
Alman polisi, 9 göçmenin öldürülmesiyle ilgili soruşturmayı ciddiyetle sürdürmediği konusunda eleştiriliyordu.
FRANKFURT