Urfa’da yapılan operasyonlar kapsamında gözaltına alınanlara kötü muamele ve işkence yapılıyor. Emniyet’te yer olmadığı için kimi yurttaşlar Haliliye Belediye Spor Salonu’nda günlerce tutuldu. Urfa Emniyet Müdürlüğü TEM Şubesi’nde de işkence yapıldı.

B.Ö., 6 Ocak’ta gözaltına alındı ve 25 günün ardından 1 Şubat’ta “Örgüt üyesi olma” iddiasıyla sevk edildiği mahkeme tarafından serbest bırakıldı. Gözaltına alınıp Emniyet’e götürüldüğü sırada zırhlı araçta işkencenin başladığını söyleyen B.Ö., “Emniyet’te işkence devam etti. TEM’e götürdüler. Benimle birlikte birkaç kişi vardı. Bodruma indirildik ve orada işkenceye maruz kaldık. Bu işkenceden sonra bizi Haliliye Belediye Spor Salonu’na götürdüler. Çok sayıda kişi vardı ve vücutlarında işkence izleriyle doluydu. Çoğunun kemikleri ve kaburgaları kırıktı. Halil, Hamza, Sait ve İbrahim’in işkenceden dolayı kemikleri kırıktı. Yatamıyorlardı ve sürekli acı içindeydiler. Hastaneye bile götürülmüyordu. Doktorlar da polislerle işbirliği içindeydi” şeklinde konuştu. 

‘Kellenizi keseriz’ tehdidi

3 gün burada tutulduktan sonra birkaç arkadaşı ile “İfade alacağız” denilerek tekrar TEM’e götürüldüklerini kaydeden B.Ö., şunları aktardı: “Gözlerimiz bağlanarak TEM’e götürülüyorduk ve 90’lı yılları geçen işkence yöntemleriyle karşılaştık. Çırılçıplak tazyikli su ile ıslatılıp pervane önünde bekletiliyorduk. O su üzerimizde buz oluyordu. Ellerimiz arkadan kelepçeli bir şekilde ters takla attırılıyordu. Erkeklerin cinsel organına ise elle basık uygulanıyordu. Bu şekilde kanama oluyordu. Domuz bağı işkencesi uyguluyorlardı. Bu işkenceleri yapan polisler ‘Ben 90’larda bunu yaptım şimdi de yapıyorum. Kimse bize bir şey yapamaz. Sizi burada öldürsek kimse hesap sormaz. Onun için bizimle işbirliği yapın’ diyordu. Birkaç polisin sesi geliyordu. ‘Cizre’de ve Sur’da insanların kellesini kopardık. Siz de kabul etmezseniz sizin de kelenizi koparacağız’ şeklinde hakaret ve tehdit ediyorlardı. Ayrıca ajanlık dayatmasında bulunuluyordu.”

İşgal harekatına gönderiyorlar

Urfa’daki kamplardan ya da sınırdan geçerken gözaltına alınan Suriyeli mültecilerin de yanlarında bulunduğunu ifade eden B.Ö., “Bu kişilere Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) katılmaları noktasında işkence ve baskı uygulanıyordu. Bunu kabul edenler doğrudan Fırat Kalkanı operasyonuna gönderiliyordu. Kabul etmeyenler ise işkence ile zorla gönderiliyorlardı. Birinin adı Abdülmecid idi. İşkence edilip zorla operasyona gönderildi. Bu şekilde polis uzun süreden beridir bunu uyguluyormuş. Onları Fırat Kalkanı’na bizi ise ajanlığa zorluyorlardı“ diye konuştu.

Kimilerin ise avukat nezaretinde ifadeleri alındığı sırada şiddete maruz kaldığını vurgulayan B.Ö., şöyle devam etti: “Arkadaşlarımız avukat nezaretinde ifade sırasında işkenceye maruz kaldığını ve bunun tutanağa geçirilmesini istediler. Ancak polis, ‘bizim kuralımız da böyle bir şey yoktur, geçirmiyoruz’ deyip kabul etmiyorlardı. Avukatlar bu konuyu savcı ile görüştü savcı da bunu kabul etmedi.”  

Bırakırsak ‘Evet’ deyin

Gözaltına bulunan çoğu kişinin tutuklandığını dile getiren B.Ö., “Polis serbest bırakılan kişilere ‘bakın sizi serbest bıraktık referandum da ‘Evet’ oyu kullanın’ diyordu. Urfa’da sistematik bir işkence mevcut” dedi.


HAMDULLAN KESEN / DİHABER / URFA