Pozantı Cezaevi’nde çocuklara işkence ve tecavüzde bulunan devlet görevlileriyle ilgili açılan dava takipsizlikle sonuçlanırken, mağdur çocuklar ya yeniden cezaevine konuluyor. Ya da ajanlık dayatmasıyla karşı karşıya kalıyor. 

İHD Mersin Şube Başkanı Alı Tanrıverdi, çocukların büyük bir kısmının 18 yaşını doldurduğunu ve çeşitli suçlamalarla teker teker cezaevine konulduklarına dikkat çekti. Tanrıverdi, “Pozantı ve Sincan çocuk cezaevlerinden tahliye olan çocuklar, 18 yaşını bitirir bitirmez, düzmece fezleke ve iddianameler hazırlanarak yeniden tutuklanmaları sağlanmaktadır. Daha önce Kürkçüler Cezaevi’nde kalan siyasi tutsakların tümüne yakını Karadeniz bölgesindeki çeşitli illere sürgün edilerek boşaltıldı. Çeşitli cezaevlerindeki Pozantı kökenli bu çocuklar Kürkçüler Cezaevi’ne getirildi. Bu çocuklara uygulanan; keyfi tutuklamalar, yaşlarının katı kadar hapis cezaları, astronomik miktardaki para cezalarının üstüne, şimdi de Kürkçüler Cezaevi’nde insanlık dışı uygulamalarla karşı karşıya kalmaktadırlar” diye konuştu. 


Çocuklar müebbetle yargılanıyor

Pozantı Cezaevi’ndeki skandalla ilgili 20 devlet görevlisi hakkında açılan davanın takipsizlikle sonuçlandığını hatırlatan Tanrıverdi, buna karşın davacı olan 4 çocuğun müebbet hapis cezasıyla yargılandığına dikkat çekti. Tanrıverdi, “4 Pozantı mağduru çocuğun ‘devlet malına zarar verdiği’ gerekçesiyle Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 302. Maddeden müebbet hapis cezasıyla yargılanıyorlar. Bugün çıkartılmak istenen İç Güvenlik Paketi zaten Mersin’de Kürt çocuklarına uygulanmaya başlanmış bile” diye konuştu. 


Çocuklara ajanlık dayatması

Çocukların gözaltına alındıktan sonra karakolda işkenceye maruz kaldıklarını, ihbarcılık ve gizli tanıklığa itildiklerini kaydeden Tanrıverdi, “Şu anda Adana’daki özel yetkili mahkemelerdeki dosyalarda gizli tanıkların çoğu çocuktur” dedi. 

Gözaltına alınan çoğu çocuğun direkt tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edilerek tutuklandığını söyleyen Tanrıverdi, adli kontrol hükmünün yetişkinler için uygulanırken çocuklar için uygulanmamasının hukuk dışı olduğunu ifade etti.


Ailelere sürgün tehdidi

Pozantı mağduru ailelerin ajanlaştırmayı kabul etmediği takdirde Mersin’i terk etmek zorunda bırakıldıklarını söyleyen Tanrıverdi şunlara dikkat çekti: “Kürt mahallelerindeki çocuklar ve bu çocukların aile bireyleri, sürekli tehdit edilerek veya birtakım ekonomik olanaklar sağlanacağı söylenerek işbirliği adı altında itirafçılığa, ajanlığa zorlanmaktadırlar. Ajanlaşmayı kabul etmeyenler Mersin’i terk etmeye zorlanmaktadır. Kabul etmeyen çocuklar düzmece fezlekelerle cezaevlerine gönderilmektedir.”


978 milyon para cezası!

Mersin Valiliği’nin de çocukların ailelerine “devlet malına zarar verildiği” gerekçesiyle, astronomik rakamlara varan idari para cezaları verdiğini de kaydeden Tanrıverdi, son bir yıl içinde hakkında dava açılan 67 çocuğun ailesine toplamda 978 milyon para cezası verildiğini açıkladı. 

Tanrıverdi Mersin’de özellikle çocuklara dönük özel politikalar uygulandığına dikkat çekerek şu çarpıcı bilgileri verdi: “Son bir yılda derneğimize yapılan resmi başvuru kayıtlarına göre; bir yıl içerisinde, toplam 129 çocuk gözaltına alınmış, tutuklanmış ve çocuk mahkemeleri tarafından yargılanmıştır. Bunlardan 67 çocuk hakkındaki davalar sonuçlanmıştır. Sonuçlanan davalardan hiçbir beraat kararının çıkmaması çocukları sindirme politikalarının açık bir göstergesidir. Bu çocuklara toplam 578 yıl, 11 ay 6 gün hapis cezası ve 978 milyon 180 bin TL adli para cezası verilmiştir. Tüm bu uygulamalar; 1996 yılında derin devletin ‘Mersin’i Kürtlerden temizleme operasyonun ısrarla sürdürüldüğünün göstergesidir.”


FERHAT ARSLAN/ANF/MERSİN