
Mardinli 16 yaşındaki Yasin Akyüz, Pozantı Çocuk Cezaevi B-10 koğuşunda kalıyordu. 15 Ağustos 2009 akşamı koğuş sorumlusu H.A. boş bir kutunun Yasin tarafından çöpe atılmasını istedi. Ancak Yasin itiraz etti. Bunun üzerine H.A. beraberindeki çocuklarla Yasin Akyüz’ü dövmeye başladı. Dayak sürerken sanıklardan M. E.Y. gözetleme yapması için O. B’yi kapının önüne gönderdi. Bir süre sonra O.B. “Yukarıdan çok ses geliyor” diye arkadaşlarını uyardı. Bu uyarı üzerine M.E.Y., Yasin Akyüz’ün boynuna kemer takarak sıkmaya başladı. Koğuş sorumlusu H.A. da boğazına ayağıyla bastı. Kısa bir süre sonra Yasin Akyüz hayatını kaybetti.
Gardiyanlar korundu
Cinayete karışan 13 çocuk hakkında dava açıldı. 6 çocuk suçu bildirmeme suçundan, 8 çocuk ‘kasten adam öldürmek’ten ceza aldı. Pozantı Başsavcılığı da olay gecesi nöbetçi 7 infaz koruma memuru hakkında, ‘görevi kötüye kullanmak’tan Pozantı Sulh Ceza Mahkemesi’nde dava açtı.
İddianamede “Şüphelilerin koğuştaki olağan dışı hareketliliğe duyarsız kaldıkları, kontrol yükümlülerini yerine getirmedikleri anlaşılmıştır. Görevlerinde ihmal göstererek üzerlerine atılı görevi kötüye kullanma suçunu işlemiş oldukları anlaşılmaktadır” denildi.
İnfaz koruma memurları, kapı şiddetli bir şekilde vurulmadıkça içerde olanları duyma imkanları olmadığını savundu. Olaya karışan ancak suçu bildirmeme suçundan ceza alan Ö. V. ise “Normalde koğuştan kavga veya dayak sesi duyulduğunda infaz koruma gelirdi. Ayrıca televizyon sesi yüksek olduğunda da kısmamızı isterlerdi” dedi.
Bilirkişi raporunda da gardiyanların sesi duyamayacağı yazılınca beraat çıktı. Karara itiraz üzerine dava dosyası Yargıtay’a geldi.
Tarsus İHD Başkanı Avukat Abdulesalam Duran bu olayın üzerine gidilmediğini belirterek “İhmali olan cezalandırılsa bugün taciz ve tecavüz olayları yaşanmazdı” dedi.
ADANA
Pozantı’ya devlet örtüsü
TTB ve birçok sağlık derneği, Pozantı mağduru çocuklarla görüşmek için Adalet Bakanlığı‘ndan izin istedi ancak 10 gün geçti hala yanıt verilmedi.
Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konseyi, Pozantı’da inceleme için Adalet Bakanlığı’na yaptığı başvuruya yanıt verilmemesine ilişkin önceki gün yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, TTB, Adli Tıp Uzmanları Derneği, Türkiye Psikiyatri Derneği, Türk Psikologlar Derneği ve Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği temsilcilerinden oluşan ve „Cezaevlerindeki çocukların fiziksel ve ruhsal sağlık durumlarını ve yaşam koşullarını değerlendirmek üzere, bir uzmanlar heyetiyle cezaevi ziyareti yapmak, değerlendirmelerini iletmek ve kamuoyu ile paylaşmak“ üzere Adalet Bakanlığı’na yaptıkları izin başvurusuna hala yanıt gelmediği belirtildi.
3 yıl önce de benzer bir şekilde cezaevindeki çocukları ziyaret ederek rapor hazırlandığının altının çizildiği açıklamada, „Bunu istememizin sebebi 2009 yılında söylediklerimizle açıklayabiliriz: Hem toplumda hem çocuklarda oluşacak derin hasarların engellenebilmesi için zaman kaybetmeksizin harekete geçmeye yaşamsal bir önem veriyoruz. Ama ne yazık ki bu içten ifadelerimize rağmen ceza ve tutukevlerindeki yaşam koşullarının iyileştirilmesi sağlanamamış durumdadır“ denildi.
Roboskî Katliamı’na da atıfta bulunulan açıklamada, „Çocuklarımıza reva görülen ‘muamele’ içerde, yani devlet ‘güvencesinde’ baskı ve işkence iddiaları; dışarıda yine devlet tarafından -operasyon kazası- bombalamalardır“ ifadelerine yer verildi.
HABER MERKEZİ