
Prof. Dr. Cengiz Aktar, AKPM'de denetimden çıkmak için Türkiye'nin 2000'lerde ne yapıyorsa ona geri dönmesi gerektiğini ancak hiç umudu olmadığını söyledi.
Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi'nden Prof. Dr. Cengiz Aktar, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nin Türkiye'nin denetim sürecine almasını Türkiye’nin "batısızlaşma" politikasının bir sonucu olduğunu söyledi.
Fabrika ayarlarına göre dönüldü
Bianet’ten Nilay Vardar’a konuşan Cengiz Aktar, "Türkiye artık Avrupa’nın siyasi coğrafyasında yok" dedi. Aktar, "Türkiye 2000’li yıllarda AB reformlarına başlamıştı, 2004’te Avrupa Konseyi’nin denetiminden çıkmıştı, 13 yıl sonra başladığı yere yani fabrika ayarlarına geri döndü. Çok üzücü" diye konuştu.
Şimdi ne olacak?
AKPM’nin Türkiye’yi yeniden denetim sürecine almasının ardından ne olacağını dair ise şunları söyledi: "İzleme mekanizması araçları var, onları tekrar devreye sokacaklar. Gelip, gidecekler, raporlar hazırlayacaklar. Yaptırımı yok. Baktığımızda Avrupa Konseyi’nde bugüne kadar üyelikten çıkarılan yok. Sadece Yunanistan’ın 1967’deki darbede üyeliği askıya alınmıştı."
AİHM’den çıkmaya kadar gidebilir
Aktar, 2013’ten beri AKP iktidarının Avrupa kurumlarından atılmadığını aksine atılmak için her şeyi yaptığını ve kendini yalnızlaştırdığını söyledi ve ekledi:"Bunda da benzer yol izlenebilir. İlk demeçler onu gösteriyor. Bu AİHM’den çıkmaya kadar gider. AB ile referandum yapmak, idam cezası ile ilgili referandum yapmak gibi öneriler Türkiye’nin hep bir yerlerden ayrılmasına tekabül ediyor. Batısızlaşma görüyorum ben. Bir birliğin parçası, kıtanın parçası olmamak çok temel bir şey. Telafi edilebilecek şeyler değil. Batı Avrupa’nın yöneticilerine Nazi demek yenilir yutulur şeyler değil."
AB sürecini etkileyecek
Aktar, AKPM kararının AB üyelik sürecini doğrudan etkileyeceğini söyledi. Aktar, Cuma günü Malta’da yapılacak AB Dışişleri toplantısında bu konunun gündeme geleceğini ifade etti.
Gümrük birliği ortadan kalkar
Cengiz Aktar, AB ile yaşanan gerilimin gümrük birliği anlaşmasının feshedilmesine neden olabileceğine de dikkat çekerek, "Ekonomik boyutuna baktığımızda, kolaycı analizler Türkiye’ye ticaretin yetebileceğini, Avrupa’nın yetinebileceğini söylüyor. Gümrük birliği tam üyeliğe giden yolda atılmış çok önemli bir adımdır eğer üyelik olmazsa ortadan kalkar. En iyi ihtimalle serbest ticaret anlaşmasına dönülebilir. Bu da bildiğin ‘al sat’ olur. Oysa gümrük birliği balık satan değil balık tutmayı öğreten bir anlaşmadır" dedi.
Türkiye yalnızlaşıyor
Aktar’a göre Türkiye AB ile köprüleri atıyor: "AB kurumları, normları Türkiye’deki demokrasi açısından çok işlevsel oldu. Şimdi bu kaldıraç yok ve giderek de yok oluyor, endişe verici. Batısızlaşma demek yalnızlaşan bir ülke demek. Üstelik Avrupa’dan kendini attırıyor ama Ortadoğu’da da yeri yok. Tüm ilişkiler yerlerde sürünüyor. Bir tek Barzani ve İsrail var. Rusya ile ilişkiler tamamen taktik. Katar ve Suudi Arabistan ile mi yola çıkılacak?"
Türkiye'nin denetiminden den çıkmak için 2000'lerde ne yapıyorsa ona geri dönmesi gerektiğini belirten Aktar, buna dair hiç umudu olmadığını ekledi.