Merkezi Köln'de bulunan Uluslararası Hukuk ve Demokrasi Derneği (MAF-DAD) organizesiyle bir araya gelen hukukçulardan oluşan bir heyet Kürdistan’da temaslarda bulunuyor. Temaslarına Amed ile devam eden heyet içerisinde  dünya çapında tanınmış hukukçu ve siyasetçi Prof. Dr. Norman Paech de bulunuyor. Düzenli aralıklarla Kürdistan'ı ziyaret ettiğini belirten Paech, "Belirli aralıklar buraya geliyorum. Fakat bu son gelişimde gördüğüm manzara yeni bir durumdu. Derin bir barbarlık. Açıkçası böylesini ve bu kadarını beklemiyordum. Sadece binalara yapılan yıkım, tahribat değil, insanlara karşı yapılan yıkım, aşağılama. Örneğin insanların yakınlarının cenazesini alamaması, ölü bedenlerin teşhis edilemeyecek durumda olması ya da insanların bedeninin çıplak halde kamuoyunun önünde sergilenmesi gibi. Tüm bunlar inanılmaz bir barbarlık" diye konuştu. 


Savaş suçu işlendi

Kuşatma altındaki İdil'i de ziyaret ederek katliamın tanık ve mağdurları ile görüştüğünü belirten Paech, "Tanık ve mağdurların anlatımlarından sonra maalesef fark ettik ki bizim basınımız yaşananları doğru anlatmıyor. Bu durum karşısında şaşkınız. Mesela sokağa çıkma yasağı sırasında ellerinde beyaz bayraklarla çıkmak isteyen insanların üstüne ateş açıldığını korkunç bir şekilde öğrendik. Bu bir savaş suçudur. Bu uluslar arası hukuka aykırıdır. Biz, bunun hesabı nasıl verilir ve nasıl telafisi olur diye düşünüyoruz" dedi.


Avrupa’nın sessizliği skandal

Türkiye'nin Kürdistan'da yaptığı katliamlardan dolayı defalarca AİHM tarafından mahkum edildiğini ancak kararları boşa çıkarttığını hatırlatan Paech, "En son Cumhurbaşkanı'nın Anayasa Mahkemesi kararını tanımadığına dair söylemleri de buna işaret ediyor zaten. Burada önemli olan ve bizim dikkat etmemiz gereken şudur; Türkiye'nin bu kararların gereğini yapması hususunda takipçisi olmamız gerekir" dedi. 

Kürdistan'da yapılan katliamlara karşı Avrupa ülkelerinin sessiz kalmasını sert dille eleştiren Paech, "Bu büyük bir skandaldır. Mesele Avrupa'nın kendini sadece olayın dışında tutması meselesi değildir, pratikte susarak bu katliamların ortağı olduğunu gösteriyor" dedi. 


Almanya harekete geçmeli 

"Bizler, Federal Almanya hükümetine yaptığımız çağrılarda bu savaşın durması için derhal bir şeyler yapılmasını talep ettik" diyen Paech sözlerine şöyle devam etti: "Fakat şunu görmemiz gerekiyor; NATO yirmi yıldan fazladır Türkiye'nin Kürtlere karşı yürüttüğü bu politikaya ve savaşa karşı hiçbir itirazda bulunmadı. Durum şimdi de farklı değil, üstüne üstlük şimdi 'Yeter ki mülteci akınını durdurun, istediğini her şeyi yapabilirsiniz' manasına gelen bir anlaşma da söz konusu. Bu skandaldır, sinizmdir. Avrupa ülkelerinin tepkisizliği, sahip oldukları ve savundukları değerlerle de bağdaşmamaktadır." 


Kürtlerin modeli vücut buluyor

Kürtlerin yaratmak istedikleri toplum modelinin git gide daha fazla vücut bulduğunu belirten Paech, bundan ötürü sancılı bir dönemden geçildiğini söyledi. Bu toplum modeline örnek olarak Rojava'yı gösteren Paech, "Bu örnek olabilecek toplum modeli bizim toplumumuzda bir rezonansa sahiptir, fakat Erdoğan açısından ise tehlikeli olarak değerlendiriliyor. Ben şahsım adına bu vadinin sonunda, her devletin içinde otonom bir Kürt yapısının oluşacağına inanmaktayım. Bu Suriye'de de olur ya da Türkiye'de de. Aynı zamanda Kürtlerin burada o toplumları da demokratikleştiren bir gerçekliğe işaret ettiğine inanıyorum. Bu benim perspektifim ve aynı zamanda da umudumdur" dedi.


Öz yönetim demokrasinin gereği

Kürdistan'da birçok kentte ilan edilen öz yönetimlere değinen Paech, bunun bir demokratik bir talep olduğunu belirterek, halkların kendilerini ilgilendiren konularla ilgili söz hakkına sahip olması gerektiğini söyledi. Bu talebin devrimci olmadığını, demokrasinin gereği olduğunu ifade eden Paech, "Öz yönetim modelini, Avrupalı devletler çeşitli geniş boyutları ile uygulamaktadır. Bunu Türkiye ve Suriye içerisinde talep etmek son derece haklı ve doğaldır. Fazlaca gerekçelendirmeye de gerek yoktur. Kimin nasıl yaşayacağına kendisinin karar vermesi uluslar arası hukuk ve insan hakları değerleri açısından elzemdir. Üstelik de en aşağıdan en yukarıya kadar olmazsa olmazıdır. Ben Kürtlerin bu talebinin yakın zamanda gerçekleşeceğine inanıyorum" şeklinde konuştu. 


'Uluslararası mahkemeye taşıyacağız'

Paech, Kürdistan'daki gözlemlerini Avrupa'ya gittiklerinde kamuoyuyla paylaşacaklarını ve bu yönde hükümete baskı yapacaklarını söyledi. Paech, bunlarla yetinmeyeceklerini belirterek, "Yapılan katliamları uluslararası mahkemeler gündemine almasa bile biz uluslar arası bir mahkeme kurup bu yaşananları belgeleri ile beraber anlatıp, uluslar arası hukuk açısından bunun ne anlama geldiğini tartıştıracağız" dedi. 


 DİHA/AMED