BDP Van Milletvekili Nazmi Gür, Dışişleri Bakanlığı bütçesi üzerine konuştu.Türk dış politikasının karar vericilerinin Suriye konusunda bir Kürt-Arap çatışması çıkarmaya çalıştığını belirten Gür, "Suriye’de yaşayan Arapları da Kürtleri de kendi çıkarlarına uyacak şekilde bir çizgiye çekmek gibi sömürgeci bir zihniyetle karşı karşıya kalıyoruz" dedi. Arapların Sünni olanını, Kürtlerin de biat edenini makul gören Türk dış politikasının en başta Türkiye’yi vuracağını kaydeden Gür, Türkiye dış politikasının yumuşak karnının Kürtler olduğunu söyledi. Kürtlerin herhangi bir bölgede sahip olacağı statü nün Türkiye karar vericileri tarafından bir tehdit olarak algılandığını anımsatan Nazmi Gür, "Her ne kadar anti Kürt politikaları söylemde 'PKK ile mücadele' olarak perdelenmeye çalışılsa da ne Irak Kürdistan'ındaki kazanımlar ne de Suriye'deki Kürtlerin birliği engellenememiştir. Kazanımları sekteye uğratılmaya çalışılsa da artık Kürtler birbirlerine karşı mücadele etmeyeceklerdir. Bunun sözünü vermişlerdir. Bunun yanlışlığını da hep birlikte görmüşlerdir" diye konuştu. Artık Kürtlerin 19’uncu yüzyıldaki gibi olmadığını ve Karşınızda 21’inci yüzyılın Kürtleri vardır ve 21’inci yüzyılın Kürtlerin yüzyılı olacağını savunan Gür, "Kürtler kaçınılmaz olarak özgürlüklerini elde edeceklerdir" dedi.

Kürtlerin devlet statüsüne sahip olmasa da Ortadoğu'da bir bütün olarak anahtar aktörlerin başında geldiğini; Kürtlerle gerçek anlamda kurulacak birliğin herkese kazandıracağını ifade eden Gür, "Dışişleri Bakanı da bunun farkında olacak ki Suriye'deki Kürtlerin birliğini halen ortadan kaldırmanın derdine düşmüştür. PYD'siz bir Kürt oluşumunun arayışını sürdürmeye devam etmektedir" diye konuştu.
PYD ve temsil ettiği siyasal çizginin Suriye'deki Kürt muhalefetinin temel gücü olduğunu vurgulayan Nazmi Gür, şöyle devam etti: "Suriye Kürtlerinin büyük çoğunluğunun sonuna kadar desteklediği bir partidir PYD. Bu gerçeği görmezden gelerek diğer partileri PYD'ye karşı kışkırtmaya çalışmak ya da bir şekilde izole edilmesini sağlamak, boşa kürek çekmektir. Suriye’deki 16 Kürt partisinin oluşturduğu Kürt Yüksek Konseyi tüm Kürtleri temsil etmektedir. İnanıyoruz ki Suriye Kürtleri gelecekteki demokratik Suriye’de barışın ve istikrarın en önemli aktörü olacaklardır."
AKP Hükümeti'ni bu yanlış politikayı terk etmeye ve Suriyeli Kürtlerin büyük destek verdiği PYD'yi hedef alan yaklaşımlardan vazgeçmeye davet eden Van Milletvekili Gür, "Kürt sorunu giderek uluslararasılaşan bir sorun haline gelmiştir. Dolayısıyla Hükümet, Irak ve Suriye'deki gelişmeleri dikkate alarak 20 milyondan fazla Kürt’ü barındıran bu parçada barışı kalıcı hale getirecek şekilde Kürt sorununu da çözmelidir" diyerek konuşmasını tamamladı.

ANKARA




Güney'deki yanlışı yapmayın

BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, Gençlik ve Spor Bakanlığı bütçesi üzerine söz alırken öncellikle salonda bulunan Dışişleri Bakanı Davutoğlu'na hatırlatmalarda bulundu.
Türk devletinin 'kırmızı çizgiler'le bezeli Güney Kürdistan politikasını anımsatan Sakık, bütün kartların serildiğini ama Türkiye başarılı olmadığını söyledi. Bunun üzerine kırmızı çizgilerin rafa kaldırılıp bu sefer hedefinde PKK olsa da 'iyi ilişkiler' geliştirildiğini ve belirten Sakık, Batı Kürdistan'da da benzer bir yanlışın tekrar edilmemesini istedi. "Türkiye Kürdistan’ında yaşayan Kürtlerle barış sürecini başlatın, Suriye’deki Kürtlerle de bu barış sürecini başlatabilirsiniz" diyen sakık, PYD’nin dışlanacağı, hedef alınacağı bir Suriye politikasının yürümeyeceğini söyledi.  
Federal Kürdistan Başkanı Mesud Barzani'nin Türkiye'deki resmi temasları sırasında protokol kurallarında nezaketsizlik yapıldığını ve Kürt fobisinin baskın geldiğini kaydeden Sakık, Federal Kürdistan bayrağının konulmamasını eleştirdi. Sakık, "Yani bir halkın diline, kültürüne, kimliğine, bayrağına, renklerine niye saygısızlık yapılıyor veyahut da neden korkuluyor?" diye sordu.