Yasaya göre İran’a bağlı Kürdistan kenti olan Qoçanê’de yaşayan halk sürülerini Axal’a götürmesi durumunda vergi ödemeyecekti. Bu nedenle Qoçanê’deki sürü sahipleri Axal’a gitmeye başladı. Daha sonra gittikleri yerde zor yaşam koşulları, yoksulluk yüzünden kız çocuklarını vergi karşılığında satmak zorunda kaldılar.
Bu kararın çıkarılmasından önce oradaki halk vergilerini ödeyebilmek için kız çocuklarını 10 Tümen’e satıyordu. Karardan sonra Merw kentindeki Türkmenler her kız çocuğuna 100 Tümen vermeye başladı.

3 bin ‘kız’ın satış belgesi

20’inci yüzyıl başlarında İran’da özellikle Xorasanê ve Kirman’da halktan sayım adı altında ağır vergiler alınıyordu. Vergilerini ödeyemeyenler kız çocuklarını satmaya başladı. Bu yol ile bazı işverenler ve hükümet yetkilileri bizzat bu çocukların satışında yer aldı. Araştırmalara göre her ‘kız’ın bedeli bu dönem 15 ile 40 Tümen arasında değişiyordu ve Türkmenlere satılıyordu. Hükümet yetkilileri hem vergiden pay alıyordu hem de her iki taraftan komisyon alıyordu. Bu döneme ait yapılan bazı araştırmalar ve yayımlanan raporlara göre kız çocuklarının satışlarına dair 3 bin belge yanlızca İran Milli Kütüphanesi’nde bulunuyor. Bu belgeler içinde 40 tanesi Padişah Pehlevi dönemine, diğerleri ise Qaçarî ve Padişah 1. Pehlevi dönemine ait.

Meclis raporlarındaki bilgiler

19’uncu yüzyıl başında sadece Zengî ve Reşpîstler köle olarak satılıyordu. Qacaran Hükümdarlığı dönemine kadar bu köle satışları İran’da devam etti.
Türkmenler, kızları satın aldıktan sonra Eşqabadê pazarına götürüp, orada Ermeni tüccarlarına satıyordu. Bu kızlar köle, hizmetkar olarak çalıştırılıyor. Meyhane ve misafirhanelerde şarkı söylemeye, dans etmeye zorlanıyorlardı. İran Meclisi raporlarına göre o yıllarda bu kızların çoğu Gürcistan’ın başkenti Tiflis’teki misafirhanelerde çalıştırıldı. Bu satışların toplamına dair kesin bir rakam yok. Ama ilk raporlara göre 250 kızın bu misafirhanelere satıldığı, daha sonra bu rakamın bini aştığı biliniyor.
Satılan bu kızlara toplu bir ad verilerek ‘Qoçanê kızları’ deniliyor.
Xorasanê’nin halkı çekirge istilasına uğruyor bu dönem. Ve ürünleri zarar görüyor. Bu durum varolan yoksulluğu arttırıyor. Hükümete vermek zorunda oldukları vergiyi veremedikleri için kızlarını satmaya başlıyor.

Hakim ve savcılar aracı
Qacaran döneminde hükümet baskı ve zulümleri arttırdı. Adil olmayan birçok uygulamanın yanında vergileri arttırdı. Hükümetin tek sadık kaldığı yasa vergi yasasıydı denebilir. Bunlara karşı karşın bazı aşiretler, yine özellikle Türkmenler hakim, savcı gibi hükümet yetkililerine verdikleri rüşvetlerle kanun dışı olan kızların satışını yaparak, onları Eşqabadê’de köle olarak sattılar. Eğer bunları satan kişi bu kızlardan birini beğenmişse kendi haremine alıyor, bu da o ‘kıza yapılmış bir iyilik’ olarak görülüyordu. Özellikle Qaçaran döneminde bu uygulama oldukça deşifre oldu.
‘Qoçanê Kızları’nın satışı, adaletsizliğin, talanın, hırsızlığın, zulmün hikayesi oldu aynı zamanda. 

ANF/HABER MERKEZİ