ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, küresel bir tehdit olan DAİŞ’e karşı mücedele eden QSD’nin bir tarafın saldırısına hedef olmaması sözüne bağlı olduklarını belirtti. Jeffrey, Türkiye ile ‘güvenli bölge’ konusunda herhangi bir anlaşma sağlayamadıklarını da söyledi.
Türk devleti, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik ‘güvenli bölge’, ‘barış koridoru’ gibi kavramlarla işgale hazırlanırken, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, Suriye Demokratik Güçleri’nin (QSD) herhangi bir tarafın saldırısına hedef olmaması sözüne bağlı olduklarını belirtti.
Amerikan’ın Sesi Radyosu’nun internet sitesine göre ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, Washington’da Dışişleri Bakanlığı’nda düzenlenen brifingde ABD’nin Terörle Mücadele Özel Temsilcisi Nathan Sales ile birlikte gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Jeffrey, QSD’nin şu anda DAİŞ çetelerinin hücre yapılanması ile mücadele ettiğini hatırlattı. DAİŞ’in Irak ve Suriye’de “küresel olarak halen bir tehdit” olduğunu belirten Jeffrey, “Suriye Demokratik Güçler konusunda taahhüdünüz sürüyor mu?” şeklindeki bir soruyu şöyle yanıtladı: “Bizimle birlikte savaşanların zarar görmemesi, herhangi bir tarafın saldırısına hedef olmaması sözüne bağlıyız. Başkan da bunu açıkça söyledi. Bu durum, Türklerle ilgili endişelerimizi de kapsıyor.”
‘DAİŞ’lilerin yargılanması için planlarımız var’
‘Güvenli bölgeye’ ilişkin görüşmelerin sürdüğünü belirten Jeffrey, “Henüz güvenli bölge konusunda anlaşmaya varmadık” dedi. Jeffrey, “Temaslarımız sürüyor. Kaygıları dengelemeye çalışıyoruz. Bir taraf önemli bir yerel ortak, diğer taraf da NATO müttefiki” diye ekledi.
QSD’nin Kuzey ve Doğu Suriye’deki operasyonlarında 10 bini aşkın DAİŞ çetesini tutukladığını belirten ve bu DAİŞlilerin ailelerinin kaldığı Hesekê’deki Hol Kampı hakkında bilgi veren Jeffrey, tutuklu bulunan DAİŞ çetelerinin bir an önce yargılanması için planlarının olduğunu söyledi.
Jeffrey ayrıca ABD’nin Suriye için sağladığı istikrar fonunu da keseceklerini ve koalisyon ortaklarından destek bekleyeceklerini açıkladı. Rusya ve Suriye’nin gerçekleştirdiği İdlib operasyonuna da değinen Jeffrey, “Sivillerin bombalanması çok önemli bir mesele. Bu konuyla ilgili Rusların ve rejimin saldırıları durdurmaları için baskı uygulama çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ruslar bizim gerçek olduğunuzu bildiğimiz pek çok şeyi yalanlıyor” dedi.
Halklar Türk işgaline karşı birlik içinde
Öte yandan Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük işgali sürekli bir tehdit olarak canlı tutmasına karşı ise Kürtler ile birlikte yaşayan Suriye’nin diğer halkları da direniş sözü veriyor.
Sınırdaki Girê Spî’de halklar 16 günden bu yana canlı kalkan eyleminde. Bir başka canlı kalkan eylemi de DAİŞ ve Türkiye’ye karşı büyük bir özgürlük mücadelesi veren Kobanê’de yapılıyor. Ayrıca Kuzey ve Doğu Suriye’nin değişik kentlerinde Türk işgal saldırılarına karşı halk, miting ve toplantılar yapıyor.
Suriye’de aşiretler ve farklı halkların kurumları da bir Türk işgaline karşı direniş mesajları veriyor. ANHA’nın haberine göre önceki Türk işgal saldırılarına karşı yazılı mesaj yayınlayan Minbic Türkmen Derneği şu ifadeleri kullandı: “Erdoğan, tüm yol ve yöntemleri kullanarak bölge halkının şehitler vererek elde ettiği kazanımları yok etmek istiyor. Bölgede ortak bir yaşam sürdüren halklardan biri olarak, Türk devletinin işgal tehditlerinden korkmadığımızı kamuoyu ile paylaşırız. Her birimiz topraklarının onurunu korumak için canını feda etmeye hazırdır. Hiçbir gücün onurumuz ve topraklarımızı işgal etmesine izin vermeyeceğiz. Şehitlerimize her daim izlerinden yürüyeceğimizin sözünü veriyoruz.”
QSD neleri önermişti?
Kürtler, Kuzey Suriye’de ‘güvenli bölge’ kavramına çok farklı yaklaşıyor. Kürtler ve Kuzey ve Doğu Suriye’de halklara dayalı olarak inşa edilen sistemi yakından takip edenler, söz konusu coğrafyanın şu anda Suriye’de en güvenli yer olduğunu, Türk devleti ve çetelerinin de yaptığı saldırılarla güvenlik ve istikrarı bozan taraf olduğunu belirtiyor.
QSD’nin de ‘güvenli bölge’ye dönük bakış açısı ve önerileri bulunuyor. QSD ‘güvenli bölgenin’ 5 kilometre olmasını; bu 5 kilometrelik alandan savaşan YPG güçlerini çekip yerine yerel güçlerin girmesini kabul ediyor. Ayrıca bu 5 kilometreden ağır silahları, menzili Türkiye’ye ulaşacak silahları çıkartabileceğini ekliyor. Türkiye’nin “dışarıdan gelenler yönetiyor’’ iddiasına karşılık da yerel halkı ve kurduğu meclisleri işaret ediyor.
Buna karşılık Türkiye, saldırmayacağına dair bir taahhütte bulunacak. Bu bölgedeki devriye görevi için de uluslararası bir gücün olmasını ya da Koalisyon’un üstlenmesini istiyor. Koalisyon ya da başka bir güç. Taraf olan Türkiye ise bu devriye gücün içinde olmayacak. Türk askeri, devriyeler içinde yer alması ancak şunlar yerine getirilirse kabul edilecek: İstisnasız bütün Efrînlilerin topraklarına geri dönecek. Çeteler Efrîn’den çıkarılacak. El konulan mal ve mülkler Efrîn halkına iade edilecek. Nüfus yapısıyla oynamak için dışarıdan getirilip Efrîn’e yerleştirilenler çıkartılacak. Bütün bunlar uluslararası güçlerin güvencesi altında ve Efrîn Meclisi’nin kontrolünde yapılacak…
Geçtiğimiz günlerde Yeni Özgür Politika’ya konuşan QSD Genel Komutanı Mazlum Ebdî : “Herhangi bir kıvılcım, ateşe dönüşebilir. Doğu Fırat ile Efrîn bir birine benzemez. Efrîn savaşını Efrîn ile sınırlı tutmak istedik ve öyle de oldu. Bizim açımızdan Doğu Fırat’ta öyle olmayacak. Türk ordusu herhangi bir yere saldırırsa bu büyük bir savaşa dönüşecek. Mesela Türkiye Girê Spî’ye saldırırsa Dêrik’den Minbic’e kadar bir savaş cephesi oluşur. Herkese söylemişiz. Türkiye de biliyor, Amerika ve Fransa da. Bize saldırı olursa 600 kilometrelik sınır savaş alanına dönüşür ”
HABER MERKEZİ
Guterres’ten Kuzey Suriye’de çatışmadan kaçınma çağrısı

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ‘güvenlik’ gerekçesiyle Kuzey ve Doğu Suriye’yi işgale hazırlanan Türkiye’ye dönük çağrıda bulunarak “Ortaya çıkabilecek yeni çatışmaların önlenmesi için tüm tarafları bu konuda anlaşmaya teşvik ediyoruz” dedi.
Guterres, BM Genel Merkezi’nde gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
İdlib’de dramatik bir durumun yaşandığını belirten Guterres, mevcut durumun son bulmasını temenni etti.
Guterres devamla Türkiye’nin işgal tehdidinde bulunduğu Kuzey ve Doğu Suriye’ye ilişkin ise “Ortaya çıkabilecek yeni çatışmaların önlenmesi için tüm tarafları bu konuda anlaşmaya teşvik ediyoruz” dedi.
HABER MERKEZİ
Bombardımanlı ateşkes!
Londra’da faaliyetlerini sürdüren Suriye İnsan Hakları Gözlem Evi (SOHR) ateşkes ilan edilen İdlib ve Hama’da Türk devletine bağlı çeteler ile Suriye rejim güçleri arasında çatışmaların devam ettiğini bildirdi. Türk çeteleri Lazkiye’nin Qerdehe bölgesinin çevresine top atışları yaparken, Suriye rejim güçleri de dün sabah saatlerinde Hama’nın kuzeyindeki Letmin, Erbain, Kekat ve Latmane çevresine yönelik 50 top atışı yaptı. Bu bombardımanla dün ilan edilen ateşkes ihlal edilmiş oldu.
LONDRA