Sovyet şakalarına merakım yüzünden bazı arkadaşlar hafiften sitem ediyor. Anti-Sovyet şakalarını değil Rusların mizah anlayışlarını sevdiğimi söyleyerek kendimi kurtarmaya çalışıyorum ama pek yemiyorlar. İşte onlardan biri:

Moskova’daki KGB binasının içinde bulunan nezarethanede üç adam oturmaktadır. Konuşmaya başlarlar. Biri diğerine neden hapse düştüğünü sorar. Adam biraz çekinerek yanıtlar:
- Karl Radek’i eleştirdiğim için buradayım. Seni neden aldılar?
Birinci adam şaşırarak cevap verir:
- Ben de Karl Radek’i savunduğum için buradayım.
Şaşkın ikili arkada sessizce duran adama dönüp sorar:
- Sen neden buradasın peki?
Adam gülümseyerek cevap verir:
- Ben Karl Radek’im.
***
Hangi ülke hangi sistem olursa olsun bir ülkede polis, istihbarat ve yargı siyasal enstrüman olarak kullanılıyorsa orası artık hiçkimse için emniyetli değildir. İşte Türkiye örneği ortada. Türk Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a düşmanlık etsen de yarenlik etsen de ve hatta bizzat Erdoğan olsan da güvende olamazsın. Güvende olmanın hiçbir imkanı da yok.
AKP Hükümeti soruna yine 10 yıllık iktidarları sürecinde gösterdiği yaklaşımdan farklı bir şey ortaya koymuyor. Kendi iktidarını korumaktan başka amaç taşımadığından ve bugünkü yargı vesayetinin dayandığı hukuksal temellere ileride ihtiyaç duyacağından sistemi değil, sistemdeki adamları değiştirmenin derdine düşmüş durumda.
Eğer Türkiye’deki birey hak ve özgürlükleri genişletilmezse; eğer kişilik haklarının dokunulmazlığı her koşulda güvence altına alınmazsa; eğer emniyet ve yargı mensuplarının her türlü yasadışı faaliyetinde müeyyideler uygulanmasını sağlayacak düzenlemeler yapılmazsa yakın gelecekte bir şeylerin değişmesini beklemek mümkün olmayacak.
***
Türkiye’deki hukuk sistemi Kürdistan’da savaşın en yoğun olduğu 1990'lardakine göre daha geri durumda. 70 yaşındaki dedeyi hakkında hiçbir kanıt olmamasına rağmen gizli tanık ifadeleriyle örgüt üyeliğinden 15 sene hapse mahkum ettiren bir sistemden ne beklenir ki?
Savcılar ve hakimler dediğiniz zümre yasadışı olarak yapılmış dinlemeler, yasadışı elde edilmiş delillerle, kurmaca iddianamelerle binlerce insanın hayatı karartırken kılını kımıldatmayanların bu sistemi baştan aşağı değiştireceğine inanmak da saflık olur.
***
Türkiye’de darbeleri önlemenin, siyaset dışı aktörlerin siyaseti dizayn etme çabasının önüne geçmenin hiç denenmemiş ancak başarısı mutlak tek bir yöntemi var: Demokrasi. Demokrasinin, hak ve özgürlüklerin geliştirildiği, korunduğu yerde ne darbeciler olur, ne vesayet olur, ne dini cemaatler ülke siyasetine dizayn vermeye çalışır, ne siyasal cinayetler işlenir ne de şiddet siyasal çekişmelerin bir aracı olur.
AKP buna gelir mi? AKP ancak zora gelince demokrasi, haklar ve hürriyetleri hatırlar. Tam ve radikal bir demokratikleşmesi savunması için de ancak iktidardan düşmesi gerekiyor.