
Stuttgart Demokratik Kürt Toplum Merkezi (DKTM) lokalinde önceki gün yapıldı.
Sunuculuğunu gazeteci Necati Abay’ın yaptığı panele, HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Almanya Demokratik Kürt Toplum Merkezi (NAVDEM) Eşbaşkanı Fatoş Göksungur panelist olarak katıldı. Göksungur “Almanya’da örgütlenme çok aktif bir şekilde yürütülmeli. Almanya bu örgütlenme konusunda diğer ülkelerdeki örgütlenmenin lokomotifi olma özelliğini taşımalı.
Kürdistan’da tekçi, inkarcı ve imhacı zihniyetin, halklara işlediği katliamlar ve soykırımına karşı Avrupa’da bir tavrımız olması gerekiyor. Bunun için daha güçlü bir örgütlülüğe ihtiyaç var.
Neden HDK-Avrupa? diye sorusuna böyle cevap verebiliriz” dedi.
ABDEM’i aşacak
Şimdiye kadar Avrupa’da yaşayanlar olarak katliam ve soykırımlara karşı tepkiyi yeterince örgütleyemediklerini kaydeden Göksungur, “Yeterince etkileyici politika yürütemedik. Onun için HDK-A’nın bünyesinde, örgütlenmeme zorunluluğu var. Avrupa Barış ve Demokrasi Meclisi (ABDEM) şimdiye kadar belirli çalışma yürüttüyse de yerele inemedi. Yeterince tüm kesimleri bir araya getirip, örgütleyemedi. Avrupa’daki göçmenlik, dil sorunu, kadın, gençlik, çalışanların iş sorunları ve Alevi inancına mensup insanlarımızın sorunlarının daha etkili bir şekilde çözülmesi HDK-Avrupa örgütlenmesini gerekli ve zorunlu kılıyor” şeklinde değerlendirdi.
Örgütlülüğümüzü güçlendirelim
HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit de Türkiye’de bugünkü tekçi, soykırımcı zihniyetin kökenlerini İttihak-Terakki’den aldığını hatırlatarak, buna karşın Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın yaklaşımını ele alarak şöyle konuştu: “Tekçi zihniyet ve sömürü sisteminin sonucu gelişen Kapitalist Modernite’ye karşı Öcalan, doğrudan demokrasi ve demokratik modernite projesini alternatif olarak geliştirdi. Bu perspektiflerle yola çıkan HDK, çok büyük bir heyecan yaratıyor” dedi. “Sistemin ötekileri olarak HDK çatısı altında örgütlülüğümüzü güçlendirebiliriz” diyen Koçyiğit, “Bu örgütlenmelerimiz, radikal demokrasi düzeyinde hala yeterince sokak meclislerine, kent meclislerine yansıyamıyor. Onun için hem Avrupa’daki sorunlarımızla ilgilenip buna göre örgütlenmemiz hem de Avrupa’da oluşturduğumuz mücadele ile ülkeye katkı vermeye çalışmalıyız” diye konuştu.
Almanya siyasetini etkileyebiliriz
“Şu anda Kürdistan’da verilen mücadeleye eğer Avrupa’da yeterince örgütlenebilmiş ve müdahale edebilmiş olsaydık, Kürdistan’da bu katliam ve soykırımlar yaşanmaz, Merkel, Erdoğan’ın işlediği bu suçlara karşı sessiz kalmazdı. İşte bu yüzden HDK-Avrupa inanç gruplarını, etnik çeşitliliği ve çeşitli sınıfları içine alarak meclislerini, komünlerini kurmalı ve güç olmalıdır. Bu yönüyle, HDK Avrupa, Avrupa Barış ve Demokrasi Meclisi (ABDEM) ve Demokratik Güç Birliği’nden (DGB) farklıdır” dedi.
GÜL GÜZEL / STUTTGART