Toplumda kendi politikalarına muhalefet eden her kesimine diz çöktürmeyi amaçlayan, bunun için elindeki tüm imkanları hiçbir sınır tanımadan kullanan AKP Hükümeti, yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasıyla büyük bir darbe falan almış değil aslında. AKP’nin şimdi yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasını yürütenlere karşı ilan ettiği savaş, bir intikam hamlesi de değil.
İstanbul’da Fatih Belediyesi odaklı soruşturmada ortaya çıkan rantiye AKP’nin, yandaşlarının, yakın iş çevrelerinin 11 yıllık iktidar süresinde elde ettiği rantiyenin yanında hiçbir şey. AKP’nin şimdi bu kadar hiddetle harekete geçmesi, emniyette, yargıda operasyonlara girişmesinin tek bir açıklaması var: Rant düzenini korumak. (Ayakkabı kutularına fazla takılmayın. Evinde ayakkabı kutularında 4.5 milyon Dolar saklayan adam inanın ki bu ekibin en az kafası çalışanı belki de en "garibanıdır.")
AKP 11 senede "büyük emeklerle” kurulan bu düzenin çarkının dönmesini sağlamak için göreceksiniz ki her şeyi yapacak. Kendisini "arkadan bıçaklayan” cemaatle büyük bir çatışmaya da girebilir ama uzlaşabilir de. Hiç akla hayale gelmeyecek yeni ittifaklar oluşturma çabasına da girebilir. Bugüne kadar getirilen barış sürecini hiç gözünü kırpmadan iktidarını korumak için feda da edebilir.
AKP Hükümetinin kimilerine göre esnekliği, kimilerine göre dinamikliği, ağırlıklı olarak da pragmatist niteliği kurulan bu düzeni koruma çabasından kaynaklıdır. Keşke AKP Hükümetinin tepesinden en alt kademesine kadar yandaşların, yandaşların yakınlarının 11 yıllık iktidar sürecinde ne kadar zenginleştiği ortaya konulabilse. Ortaya çıkacak olan rant milyonlarca ayakkabı kutusuna sığmaz.
***
Türkiye’de artık mutlak bir iktidar gücü çevresindeki kavganın tüm siyaseti şekillendireceğine herkes kendini inandırmış durumda. Cemaat ve AKP kendilerine o kadar güveniyor, siyasal rakiplerinin hiçbir irade gösteremeyeceğini hesaplıyor ki böylesi bir kavgaya girmekten çekinmiyorlar. İktidarı kendi ellerinde, kendi tekellerinde görüyorlar. Çünkü Türkiye’de bu rant düzenini değiştirecek güçlü bir muhalefet odağı yok. CHP ve MHP eski Türkiye’yi, geçmiş rant düzenini temsil eden klasik güçler dışında hiçbir siyasal nitelik taşımıyor.
***
Cemaat – AKP çatışmasının birbirini zayıflatacağını düşünen bir muhalefet tarzı büyük bir yanılgıya yok açar. Bu iki gücün birbiriyle mücadele edip zayıflayacağını düşünmek hata olur. Hiç belli olmaz bir de bakarsınız anlaşırlar, uzlaşırlar, rantı kendi içlerinde "daha adil" pay ederler. Öyle bir durumda dönüp ilk saldıracakları kesimler de Kürtler ve sol muhalefet olacaktır. AKP’nin temsil ettiği rant rejimini deşifre edip, bunu kitlelere anlatmanın, aktarmanın daha geniş imkanları devrimci-demokrat muhalefet için her zamankinden daha fazla mevcut. Bu süreç çok önemli bir fırsat. Oturup seyretmek, "bırakın birbirlerini yesinler” demek hiçbir fayda sağlanamaz.
HDK/HDP bu süreçte aktif bir halk siyaseti izlemek durumunda. Bu tarihi bir fırsat olduğu kadar tarihi bir sorumluluk da. Toplumda gelişen tepkiyi en iyi temsil eden, bunun mücadelesini en iyi yürüten güç bu süreçten kazanımlarla çıkacak. Eski rant sistemini temsil eden güçlere kanalize olan tepki ise ancak AKP’ye hizmet edecektir.
Rant düzenini savunma mücadelesi
Her iktidar ranta eğilimlidir. Mutlak iktidarlar ise ranta mutlak eğilim gösterir.