Avrupa Parlamentosu (AP) bugüne kadarki 'en sert' ilerleme raporunu oy çokluğuyla kabul etti. Kürt sorunu, yargı bağımsızlığı, basın ve ifade özgürlüğü başta olmak üzere pek çok kritik alana dair baştan sona eleştirilerle dolu olan raporda, PKK'yle yeniden müzakerelere başlanması, YPG'ye yönelik saldırıların son bulması ve tutuklu gazetecilerin bırakılması istendi. Ancak AP'nin bu kadar sert eleştiriler yönelttiği Türkiye ile siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkilerini en üst düzeyde yürütmeye ve işbirliğini sürdürmeye devam etmesi tepkilere neden oluyor. Mültecilerin Avrupa'ya gelişini önlesin diye Erdoğan rejimine boyun eğen AP, raporunun gereğini yapmayarak kendi değerleriyle çelişiyor.


Bugüne kadarki en sert rapor

Türkiye raportörü Kati Piri tarafından yazılan rapor, dün öğleden sonra parlamentoda yapılan oylamada oy çokluğuyla kabul edildi. Verilen değişiklik önergelerinin etkisiyle son dönemlerin 'en sert' raporlarından biri haline gelen rapor özellikle basın özgürlüğü ile Kürt sorunu bağlamındaki bölümlerindeki sert eleştirileriyle dikkat çekti. Raporda, Türk Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan'ın 'başkanlık hayali' uğruna devirdiği İmralı'daki çözüm masasının yeniden kurulması istendi. 


Raporun her satırı eleştiri

Neredeyse her satırı eleştiri içeren raporda öne çıkan vurgulardan bazıları şunlar:

Kopenhag kriterlerinden uzaklaşıldı: AP, Türkiye'de demokrasi ve hukuk devleti alanlarındaki gerilemenin ışığında reformlardaki genel hızın son yıllarda yavaşlamasından ve yargının bağımsızlığı, toplanma ve ifade özgürlüğü, insan haklarına ve hukuk devletine saygı gibi bazı ana alanlarda giderek Kopenhag kriterlerinden uzaklaştıran gerileme olmasından endişe duyar.

Kürt sorunu: Kürt sorununa şiddete dayalı çözüm yok. Türkiye’nin güneydoğunda yaşanan çatışmalar bir an önce son bulmalı. Türkiye’nin güneydoğusunda neredeyse 400 bin insanın evlerini terk etmesine neden olan şiddetin tırmanmasından da kaygılıyız. Kürt sorununa barışçıl çözüm için yeniden müzakerelere başlanmalı. Bu konuda Türk hükümeti sorumluluk üstlenmeli. 

PKK'ye çağrı: PKK beklentilerini barışçıl ve yasal yollarla dile getirmeli. 

Medyaya saldırı önlenmeli: Türkiye, gazetecilere yönelik sindirmenin her türüne karşı eyleme geçmeli, gazetecilere yönelik her türlü saldırı ve tehdit soruşturulmalı, medya organlarına saldırılar aktif şekilde önlenmeli. Medya ve internette özgür konuşmayı perdeleyen gergin siyasi hava dağıtılmalı. AP, çok sayıda gazeteye sert ve yasadışı şekilde el konulmasını kınar.

Reform şart: Yargı, temel haklar, adalet, özgürlük ve güvenlik alanlarında acil reformlara ihtiyaç var.

Erdoğan'a kınama: AP, düşünce ve ifade özgürlüğü ile bağımsız medyanın Avrupa'nın esas değerleri olduğunu yineler. Tutuklu gazetecilerin derhal serbest bırakılması çağrısı yapan AP, Türk liderliğindeki artan otoriter eğilimleri derin üzüntüyle karşılar ve Cumhurbaşkanı'nın Anayasa Mahkemesi'ne yönelik açıklamalarını kınar. 

Yolsuzlukla mücadele: Yolsuzlukla mücadele Türkiye'nin önceliklerinden biri olmalı. Türk hükümeti yolsuzlukla her seviyede mücadele niyetinde olduğuna yönelik açık ve tutarlı sinyaller vermeli.

Seküler yaşam tarzına saygı: AP, Avrupa değerlerine uygun olarak inanç temelliler kadar seküler olanlar için de farklı yaşam tarzlarına tam saygı gösterilmesi ve devlet ile dinin ayrı tutulmasının sürdürülmesi gereğinin altını çizer.

Kadına yönelik şiddet: Kadına karşı şiddetin çok yüksek düzeyde olması endişe verici. İlgili yasanın uygulanmasında eksik var.

Aydınlara soruşturma: Barış için "Bu suça ortak olmayacağız" başlıklı bildiriyi imzaladıkları gerekçesiyle binden fazla akademisyenin sindirme ve kovuşturmaya uğraması üzüntü kaynağı.


DAİŞ'in saldırıları araştırılsın

AP raporunda DAİŞ'in Amed, Ankara ve İstanbul’da gerçekleştirdiği terör saldırılarıyla ilgili ayrıntılı soruşturma yürütülmesini talep etti. AKP'nin başta petrol ticareti olmak üzere DAİŞ’in Türkiye üzerinden gerçekleştirdiği faaliyetleri sonlandırmak için daha fazla çaba göstermesi de istendi. Ayrıca DAİŞ’in sarin gazını Türkiye’den aldığına dair bilgilerin endişe verici olduğu belirtilerek bu konuda hem AKP’den hem BM’den araştırma yapması talep edildi.


YPG'ye saldırılar durmalı

Türk devletinin Suriye’de DAİŞ'e karşı mücadele eden YPG ile müttefiklerine yönelik askeri operasyonları da eleştirildi.


Mülteci anlaşması ayrı tutulsun

Raporda Türkiye ile AB arasında bu yıl Mart ayında mülteciler konusunda varılan anlaşmanın Ankara’nın AB üyelik sürecinden ayrı tutulması talep edildi. Türkiye'ye, mültecilerle ilgili Cenevre Sözleşmesine koyduğu coğrafi çekinceyi kaldırması çağrısında bulunuldu. Türk vatandaşlarına vize serbestisinin ise ancak ve ancak yol haritasında belirtilen kriterlerin tamamen uygulamaya konulmasıyla mümkün olabileceği belirtildi. 


Erdoğan'a boyun eğildiği kabul edildi

AP'nin Türkiye raporunda geç de olsa bir özeleştiri yer aldı. Raporda, 2015 İlerleme Raporu'nun Erdoğan'ın şantajlarına boyun eğilerek 1 Kasım seçimleri sonrasına ertelenmesinin yanlış bir karar olduğu kabul edildi. Gerekçe ise şöyle açıklandı: "Raporun ertelenmesi, Türk hükümetinin mülteciler konusundaki işbirliği karşılığında AB'nin temel haklar konusunda sessiz kaldığı izlenimi verdiği için yanlıştı."


Kıbrıs'ta müzakerelere destek

Raporda, Kıbrıs’taki müzakere sürecine destek ifade ediliyor, ancak Ankara'dan katma protokolü uygulaması, adanın nüfus dengesini değiştirmekten vazgeçmesi ve Maraş’ı BM kontrolüne devretmesi isteniyor.


AKP raporu reddetti

Çok sert mesajlar içeren bu raporun da geçmiş yıllarda olduğu gibi Türkiye tarafından AP'ye iade edilme olasılığı oldukça yüksek. AKP'den ilk işaret de geldi. Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır ilerleme raporunu yok hükmünde kabul sayacaklarını ve iade edeceklerini söyledi. 


 HABER MERKEZİ