
BİLAL SEÇKİN / MA / İSTANBUL
İran çağdaş halk müziği grubu olarak tanınan “Rastak”, İstanbul’da Bostancı Kültür Merkezi’nde müzikseverlerle bir araya geldi. Deneysel müzik çalışmalarına imza atan grup, 1997 yılında çok kültürlü yapısıyla adını dünyaya duyurmuştu. İran, Kürt ve Azeri müziğinin geleneksel enstrümanlar ve modern ritimli formlarla yeniden yorumlayan grup, Kürtçe, Farsça, Arapça ve Türkçe dillerinde müzik yapıyor.
Şu ana kadar “Rangvarehaye Kohan”, “Hameye Aghvame Man”, “Sornaye Norouz” ve “Miane Khorshidhaye Hamisheh” adında 4 albümlerini müzik severlerle buluşturdu.
Grubun kısa süre içerisinde büyük bir meydan okumaya şahitlik ettiğini ifade eden Siroos Sepehri, bu meydan okumanın geleneksel ve çağdaş müzik arasında olduğunu söylüyor. Müziklerinin ne tam geleneksel ne de tam modern olduğunu belirten Sepehri, “Bu ikisinin karışımı diyebiliriz. Müziğimizin adı folk müzik. Şehirde yaşayan insanların hayatlarına dokunuyor” diyor.
Sepehri, İran coğrafyasında unutulmaya bırakılmış eserleri müzikseverlerle buluşturmayı hedeflediklerini söylüyor.
Diller müziğin dünyasıdır
“Ben ve birlikte çalıştığım, yaşadığım arkadaşlarım 3 şeye inanıyoruz. Bunlar iç huzur, enerji ve mutluluk. Bunu da dünyadaki tüm dillerde buluyoruz. Dünyadaki tüm diller bizim için müziğin dünyasıdır. Biz bu düşünceyi paylaşıyoruz.”
Sepehri, “Sınırlarımız yok. Hangi dilden, müzikten olursa olsun dinleyicilerimizle buluşturuyoruz. Mesela Türkiye coğrafyasında Ermeniler, Kürtler var, onların müzikleri de bizim için çekici olabiliyor. Tam olarak şunu söyleyebilirim, kardeşlik bizim için en önemli kavram” diyor.