"Şimdi yazmak zamanı mı?” diye kendime çok sordum. Ellerim defalarca kaleme gitti, geldi. Gözlerim bir yandan ekranlara kilitlenmişken, beynim ve yüreğim tamamen Rojava’ya, Şengal’e ve Maxmur’a kilitlenmiş durumdaydı. Ama diğer yandan da birilerinin akla hayale sığmayan sözleri öfkeme öfke katmış, yazmak gerektiğine ikna olmuştum.

Ne diyor o sözde dini bütün partinin bakanı; "bu -IŞİD- bir reaksiyondur.”
Dünyanın gözleri önünde katliam yaşanıyor. Katliamı yapanlar reaksiyon örgütü oluyor. Oldu olacak utanmadan tebrik et. Aferin, refleksiniz çok güçlü deyiver. Hakeza bu sözler de zaten IŞİD’e; "aferin, elinize sağlık” demektir.
Kimse kimseyi kandırmasın, IŞİD canavarının bugün kimler tarafından yaratıldığı herkes tarafından bilinmektedir. O yüzden de kimse zahmet edip evirip çevirmesin, buna hiç gerek yok. Neymiş koskocaman TC devleti bir şey yapamazmış, çünkü Musul’da rehineleri varmış. Kim inanır bu yalana? Niye diğer rehineler anında katlediliyor da, bu Türk rehinelere bir şey yapılmıyor? Ki belki de yapılmıştır. Bu bakan neden bu kadar emin?
İnsan sorularla olayları açığa çıkartmaya kalkışsa o kadar çok şey en açık, en yalın haliyle ortaya çıkar ki. Çünkü hiçbir şey gizli yürütülmüyor, dünyanın gözleri önünde çok açık yürütülüyor. ABD’nin de, AB’nin, AKP’nin ve diğerlerinin de ne yaptığı gün gibi ortada. Şu anda yaptıkları sadece bir yanıltma harekatı. Yok, Türkiye erzak yardımı yapıyormuş, yok ABD uçak kaldırmış. Hepsi koca bir kandırmaca ve yanıltmaca. Tabii şunu bilemeyiz; belki de IŞİD gerçekten onların kontrolünden çıkmaya başladı. Bu durum onları tedirgin edebilir, harekete geçirebilir. Ama bunların yaptıklarını hiçbir şekilde "insani” diye başlayan cümleler kurarak başlamamalıyız. İnsan olmanın anlamını çoktan yitirmiş güçlerin arada bir vicdan rahatlatmak için bile değil, yanılsama yaratmak için çıkıp döktükleri timsah gözyaşlarına kimse aldanmasın.
Onların şu andaki en temel amaçları hiçbir şekilde tasfiye edemedikleri Kürtleri -Özgürlük Hareketini- son bir hamle ile tasfiye edip ortadan kaldırmak. Çünkü Ortadoğu’da kendilerine boyun eğmeyen, direnen, onur savaşı veren tek güç Kürtlerdir. Sistemin kendini yürütebilmesi için Ortadoğu’ya yeni bir dizayn vermesi gerekiyor. Bunu da IŞİD üzerinden gerçekleştirmek istiyor. Bu kan emici güç ile bölgeye dal budak salacak sonrasında da bir kahraman gibi gelip müdahalede bulunacak ama bunun bedelini de en ağır şekilde halklar, özellikle de Kürt halkı verecek.  
Êzîdîler onlarca defa katliamdan geçirilmiş bir halk, Maxmur mültecileri onlarca defa ölüm ile yüz yüze kalmış bir halk. Canlarından başka kaybedecekleri bir şeyleri yok gibi görülse de, onların kaybetmemek için canlarını bile düşünmedikleri bir şey var; onurları. Onur ve varlık savaşı veren Kürtler bugüne kadar büyük bedeller vermiş, binlerce kızını, oğlunu bu uğurda yitirmiştir. Yine de direnmekten vazgeçmemiştir.