Rusya’nın Türkiye büyükelçisi bir tür Reality Show benzeri bir atmosferde; herkesin gözleri önünde öldürüldü.
Bu olayı kimin yaptığı; ne için yaptığı, olayın kendisinin kısa vadede kime yarayacağının artık hiç bir önemi yok.
Bütün dünyanın gözleri önünde olan bu olay; AKP ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sürdürdüğü kışkırtıcı siyasetin hem Türkiye’nin içini hem de bütün Ortadoğu’yu ne hale getirdiğini çok net ortaya koydu.
Dışarıda “Cihatçıları besleyip büyüten, Kürtlere ve diğer muhalif gruplara karşı silahlandıran AKP Hükümetleri, bu uğursuz siyasetin bizzat iz düşümünü içerde; Osmanlı Ocakları benzeri yapıları örgütleyerek uygulamaya koydular. Nerede ipten kazıktan kopmuş, ruh hastası insan varsa bulup “Özel Hareket Polisi” yaptılar.
Kendi çetelerine yasal kılıf arayışına giren AKP rejimi 17 Ağustos’da yayınladığı 671 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Özel Hareket Polisi alımını tamamen keyfileştirdi.
Yukarıda adı geçen kararnameye göre artık Özel Harekata polis alınırken KPSS şartı aranmayacak.
Yani tamamen AKP ve Cumhurbaşkanı Erdoğan rejimine bağlı; kendinden başka herkesi düşman gören, zihni param parça, neye inandığını kendi de bilmeyen bir sürü hasta ruhlu adam Özel Harekat Polisi yapılıp; Kürtlerin, Alevilerin ve diğer azınlıkların üzerine sürülecek.
Her zaman evdeki hesap çarşıya uymuyor; olayın ayrıntıları henüz kamuoyuna yansımadı.
Olayı kimin gerçekleştirdiği biliniyor, ama olayın arkasındaki güçler konusunda fazla bir şey bilmiyoruz; ancak bu adamların nasıl “Özel Hareket Polisi“ yapıldığını ve Özel Hareket Polislerinin nerelerde ve kimlere karşı kullanıldığını çok iyi biliyoruz.
Rus Büyükelçi Karlov suikasti, Silopi’de komşusunun evinden dönerken vurulan 11 çocuk annesi Taybet ananın cesedini 7 gün sokak ortasında bekleten; ölülere bile eziyet etmekten zevk alan ruh hastası bu adamları Erdoğan rejiminin sonsuza kadar kontrolde tutamayacağını da göstermektedir.
Tetiği çeken “Mevlüt Mert Altıntaş” sadece kendini temsil etmemektedir; o bir zihniyeti temsil etmektedir!
Hiç kimse öküz altında buzağı aramasın; bu saatten sonra kriminal polisçilik oynamanın da bir anlamı yok!
Tetikçi Mevlüt Mert Altıntaş meydanlarda kitleleri “idam isteriz!” diye bağırttıran “AKP Rejiminin bizzat kendisidir!”
Daha dün Silopi’de, Cizre’de, Sur’da yüzlerce insanı bodrumlarda yakarak öldüren bu zihniyet, şimdi de Rus Büyükelçisini öldürmüştür.
İkisi de aynı yerden besleniyor; Sünni, şeriatçı, hayatı biz ve ötekiler diye ayıran AKP zihniyeti bu saatten itibaren sadece Türk ve Kürt halkları için değil bütün dünya için bir tehdit haline gelmiştir.
Türkiye’nin gerçekten bir baka sorunu vardır; sorunun kaynağı da bizzat AKP rejiminin kendisidir!
Hafta başı, Rusya, İran ve Türkiye arasında yapılan üçlü zirvenin sonrasında yapılan ortak basın açıklamasında ilk sözü alan Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, „Rusya, İran ve Türkiye Suriye’de bir numaralı önceliğin rejim değişikliği değil, terörist tehdidin bastırılması olduğu konusunda görüş birliği içerisinde!” dedi.
Böylece Lavrov, Türkiye’nin son beş yıldır sürdürdüğü Suriye siyasetinin iflas ettiğini, Türkiye’nin; Rusya ve İran ikilisi tarafından teslim alındığını ilan etmiş oldu.
Bu cinayeti biraz AKP rejimi tarafından kandırılıp, Alevilere, Kürtlere karşı sahaya sürülmüş kesimlerin AKP’nin zikzaklarına tepkisi olarak da okuyabiliriz. Muhtemelen bu tür tepkiler artarak devam edecek!