HDP’li İdris Baluken, tahliye edildiği gün iki vekilin daha tutuklanmasını “İyimserlik havası daha cezaevinin kapısındayken berhava edildi” sözleriyle değerlendirdi. Eş genel başkan ve vekillerin tutukluluğuna dikkat çekerek, “Bu referandumun herhangi bir meşruiyeti yok” diyen Baluken, meşruiyet zemini sağlanırsa halkın sandıkta ciddi bir ders vereceğini söyledi. 

4 Kasım günü tutuklanan ve üç ay Kandıra F Tipi Kapalı Cezaevi’nde rehin tutulan HDP Amed Milletvekili İdris Baluken, 30 Ocak’taki tahliyesinin ardından cezaevi süreci ve sonrasında yaşanılanları ilk olarak dihaber’e değerlendirdi. iki gün yayınlanan söyleşide Baluken, özetle şunları söyledi:

Bizim katılmadığımız bir Anayasa görüşmesi meşru değildir. Açık söyleyeyim; bu referandumun da şu anda herhangi bir meşruiyeti falan yok. 6 milyon oy almış partinin iki eşbaşkanı, milletvekilleri, belediye başkanları, binlerce seçilmiş siyasetçisi, üyesi tutukluyken neyin meşrutiyetinden bahsedeceğiz. 

Bu yanlıştan dönülmeli

OHAL koşullarının Kürt illerinde nasıl bir sıkıyönetim uygulamasına döneceği, sandık güvenliğinden tutun YSK’deki bilgi işlem sürecine kadar nasıl işleyeceği şimdiden alarm veriyor.  Bütün bunların hepsi zaten toplumda büyük bir kaygı konusu ama 6 milyon oy almış bir partinin iki eşbaşkanı, milletvekili, belediye başkanları binlerce üye ve yöneticisi tutukluyken, siz bu tabloyu kimseye anlatamazsınız. Sonuç ne olursa olsun dünya kamuoyunda Türkiye kamuoyunda bunu bir şekilde meşru olarak değerlendiremezsiniz. O nedenle çok dar bir zaman aralığındayız ve hızla bu yanlıştan dönülmesi lazım. 

Zemin olursa derslerini alırlar

Neticede sesini duyurabilecekleri bütün muhalif kanallar susturuldu. Gazeteciler tutuklandı, televizyonlar kapatıldı. Yaygın medya ağır sansür işletiyor, dolayısıyla bu referandumun meşruiyeti üzerinden bir tartışma toplumda çok fazla gündemleşmedi. Ben bu meşruiyet zeminin mutlaka sağlanması gerektiği kanaatindeyim. Bu zemin üzerinden mevcut durum giderilirse bugünkü tablonun sorumlularına sandıkta ciddi bir ders verileceği kanaatindeyim.

Devrilen masanın altında kaldı

Bugün Türkiye ağır bir toplumsal, siyasal ve ekonomik krizle karşı karşıya. Çökmüş bir Suriye ve Ortadoğu politikası var. Avrupa Birliği ile ilişkilerden tutalım da uluslararası birçok dış politikası neredeyse iflasın eşiğine gelmiş durumda. Neredeyse çark üstüne çark yapılıyor. Bütün bunların altında yatan temel sebep çözüm masasının devrilmesi, yeniden çatışmalı savaş politikalarına geri dönülmesi ve 7 Haziran seçim sonuçlarının tanınmamasıdır. Türkiye toplumu bütün bu tabloyu değerlendirecektir. Kürt halkı açısından da bütün bu süreçlerin bir nevi kabul edilip edilmeyeceğiyle ilgili bir durum olacak.  


HABER MERKEZİ