ÖZLEM GALİP /  LONDRA

Avrupa Birliği Türkiye Yurttaş Komisyonu (EUTCC) Şubat ayı ortasında Türkiye ve Kürdistan’da temaslarda bulundu. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve rehin tutulan HDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile görüşme talepleri reddedilen heyet, bir hafta boyunca ülkedeki insan hakları ihlallerine tanıklık ederek, raporlaştırdı. 

AP ve AK Konseyi üyelerinden oluşan heyet içerisinde yer alan İngiltere’nin Cambridge Üniversite’sinde Siyaset Sosyolojisi bölümünde akademisyenlik görevine devam eden Dr. Thomas Jeffrey Miley, ziyaretlerine ilişkin gazetemizin sorularını yanıtladı. 

Vicdani sorumluluk

İlk defa bir uluslararası bir delege olarak Şubat ayında Abdullah Öcalan’ı ziyaret etmek istediklerini ancak taleplerinin Adalet Bakanlığı tarafından reddedildiğini ifade eden Dr. Miley, delegasyonda yer alma nededini şöyle özetledi: "Barış sürecinin sona ermesiyle birlikte yükselen baskı ve şiddetin, insan hakları ihlallerinin boyutuna bizzat şahit oldum. Bu yüzden bizzat delegeye katılarak gördüklerimi ve izlenimlerini, ülkedeki korkunç durumu ve yükselişte olan olası tehlikeyi uluslararası kurumlara ve kamuoyuna aktarmayı vicdani bir zorunluluk olarak gördüm."

Öcalan’la görüştürülmediler

Delegede Avrupa ve Amerika’dan 11 kişinin yer aldığını, aralarında Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi üyesi akademisyenler ve gazetecilerin yer aldığını ifade eden Dr. Miley, Amed ve İstanbul’u ziyaret ettiklerini, Kürt hareketinden bazı temsilcilerin yanı sıra bazı siyasi partilerle, sendikalarla, gazeteci, sivil toplum örgütleri ve akademisyenlerle görüşmeler yaptıklarını aktardı. İmralı’ya gitme taleplerine yanıt alamadıklarını kaydeden Dr. Miley, "18 yıldır İmralı Cezaevinde bulunan ve barış sürecinde çok önemli bir role sahip Kürt Özgürlük Hareketinin lideri Abdullah Öcalan ile görüşmek için delegemiz Adalet Bakanlığına başvuruda bulundu. Ne yazık ki Adalet Bakanlığı başvurumuza yanıt vermedi" diye belirtti.

Tutukluluk Anayasaya aykırı

EUTCC delegasyonu olarak HDP eşbaşkanlarını ziyaretlerinin de engellendiğini kaydeden Dr. Miley, "Delege, anayasaya aykırı olarak Edirne’de hapis tutulan HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ı ziyaret etmeye kalkıştı ancak ziyaret başvurumuz reddedildi" dedi. 

CPT’nin tavsiyelerine uymuyor

Türkiye ve Kürdistan’da bulundukları süre zarfında "Gittikçe kötüleşen insan haklarına ilişkin bilgi topladık" diyen Dr. Miley şöyle devam etti: "Diyarbakır’da iyice siyasileştirilen ve hukuk dışı şekilde yürütülen HDP’li bir vekilin duruşmasına da katıldık. Duruşmanın yanı sıra Diyarbakır’ın her yerine gitmeye çalışarak yöre halkının son bir yılda yaşadıklarını dinlemeye çalıştık. Bir yıl içerisinde askeri saldırılar, sokağa çıkma yasaklarını, sayısız insan ve vatandaşlık hakları ihlallerini dinledik. Delege, hukuk dışı ve insanlık dışı muamelelerine karşı Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi’nin (CPT) tavsiye ve önerilerine Türkiye’nin uymadığını kaydetti. Delege, Türkiye’nin üçüncü büyük partisi olan HDP’den seçilmiş vekillerin anayasaya aykırı bir şekilde hapiste tutulmasından özellikle rahatsız oldu.

HDP’liler topyekün hedef

Vekillerin yanı sıra yüzlerce HDP’li üye de aynı şekilde hukuk dışı bir muameleye maruz kalarak içeride tutuluyor. Gözaltılar sürecince en alarm verici bir tırmanışın olduğu 13 ve 15 Şubat arasında 834 kişi gözaltına alındığında biz de bölgedeydik ve bizzat gözaltılarına tanıklık ettik."

OHAL’in avantajlarını kullanıyor

Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan için "Muhalif sesi ve direnişi kesmek için OHAL’in bütün imkanlarını ve avantajlarını fazlasıyla kullanıyor" tespitinde bulunan Dr. Miley şöyle devam etti: "Öte yandan seslerini kesmeye çalıştıklarının bir kısmı darbe yanlısı olarak suçlanacak kesim değil. Türkiye’nin bastırıcı önlemleri bağlı olduğu Avrupa insan hakları normlarına tamamen aykırı bir düzeyde. 

Hukuk yolları tıkalı

Tedbir adı altında yürütülen bu baskıcı zihniyet özellikle Kürt Özgürlük Hareketi’ne yönelmiş durumda. Kürtlerin yanı sıra basın ve akademisyenlere yönelik büyük bir baskı ve tasfiye söz konusu. Bunlar yetmezmiş gibi haksız bir şekilde içeride tutulanların yakınlarının elleri kolları bağlı. Hukuk yolları tıkanmış durumda."

Erdoğan ‘Hayır’ı bastırıyor0

HDP’lilerin tutuklanmasının endişe verici boyutlarda olduğunun altını çizen Dr. Miley, "Ziyaretlerimiz boyunca görüştüğümüz HDP yetkililere göre, Erdoğan 'Hayır' kampanyasını engellemek ve bastırmak için tüm gücünü ve kapasitesini kullanıyor, yürüttüğü baskıcı siyaseti daha da sertleşecek" diye konuştu. "Muhalif basının bastırılmasının yanı sıra önerilen anayasal reformlar üzerine de adil ve özgür bir halkoylamasının önü tıkalı görülüyor" diyen Dr. Miley son olarak şunları belirtti: "Bu yüzden de açıkçası referandumun meşruluğu bir hayli tartışılır. Tekrar bir barış sürecinin başlaması çok uzak bir ihtimal olmasının yanı sıra Türkiye’de genel anlamda bir istikrarı yakalaması konusunda ciddi kuşkular gittikçe artıyor." 

EUTCC nedir?

Ziyaret, AB Türkiye Sivil Komisyonu (EUTCC) tarafından organize edildi. AB Türkiye Sivil Komisyonu (EUTCC) 2004 yılında İngiltere’deki İnsan Hakları Komitesi, İngiltere’deki Kürt İnsan Hakları Projesi ve Almanya’da Uluslararası Medico kuruluşu ve Norveç’teki Rafto Vakfı tarafından kurulurken Avrupa Parlamentosu üyeleri tarafından da destek görüyor. AB, Türkiye ve Kürtler adlı bir uluslararası konferans sonucunda bu komisyon fikri ortaya çıktı. 

10 yıldır Kürtlerle

Dr. Thomas Jeffrey Miley, doktorasını Amerika’da Yale Üniversite’sinde 2004 yılında tamamladı. Karşılaştırmalı Milliyetçilik, Göçmenlik ve Dil Politikaları ve Demokrasi Teorisi üzerine çalışmalar yürüten Dr. Miley, İngiltere’nin Cambridge Üniversite’sinde Siyaset Sosyolojisi bölümünde akademisyenlik görevine devam ediyor. Bir araştırma projesinden dolayı saha çalışmasını yürütmek için şu an da Tanzanya’da bulunuyor. 

Siyaset sosyoloğu olarak karşılaştırmalı milliyetçilik meselesi üzerine çalıştığı için 2007 yılında Amed’e gitmesi, ardından Cambridge Üniversitesinde okuyan Kürt öğrencileri sayesinde Kürt meselesi ile ilgilenmeye başladığını belirten Dr. Miley, "2014’nun Aralık ayında Rojava’ya giden akademik delegenin içerinde yer aldım ve Rojava deneyimlerimi ve izlenimlerimi çeşitli etkinlik ve konferanslarda paylaştım. 2014’den beri de devamlı Türkiye’ye gözlem yapmak için gidiyorum. HDP’nin davet ettiği delegasyonlarında yer aldım. Haziran 2015 seçimlerini Diyarbakır ve Gaziantep’te gözlemledim. Aynı şekilde 2016’nın Ocak ayında Ankara’da HDP’nin yıllık kongresinde bulundum. Bütün gözlem ve deneyimlerini sürekli bir şekilde paylaşmaya çalıştım" diye ekledi.