25.Uluslararası Kürt Kültür festivali “Başkan Abdullah Öcalan’a özgürlük, Kürdistan’a statü ve Ortadoğu’ya barış” sloganı ile Cumartesi günü Almanya’nın Köln kentinde düzenlendi. Onbinlerce Kürdistanlı, Alman polisinin bütün provokatif yaklaşımlarına rağmen coşku ile festivalini kutladı. 

Rehn nehrinin kenarına kurulan platformda Almanca ve Kürtçe “Abdullah Öcalan’a özgürlük”, “Kürdistan’a statü”, ve Ortadoğu’ya barış“ sloganların yazıldığı sahnenin arkası ise Kürt Halk önderine ait dev poster ile süslendi.

Almanya’nın yasakçı zihniyetinin bir sonucu olarak, kitap ve yemek standlarının açılmasına ve bilgilendirme amaçlı standların dışında her hangi bir şeyin sergilenmesi ve satışına izin verilmedi. Bütün kısıtlamalara rağmen, Kürt sembolleri, Öcalan flamaları taşındı. Slogan ve zılgıtlar en coşkulu şekilde atıldı. 


Kürdistan maketleri

Festivalde dikkat çeken noktalardan biri de sanatçı Yılmaz Yıldırım ve Amele Can tarafından Kürdistan’daki tarihi eser maketlerinin alanda sergilenmesiydi. Yıldırım, 70 kadar eserin maketlerini yaptıklarını fakat zaman darlığı ve taşıma zorluklarından dolayı sadece 20 tanesini festivale getirip sergileyebildiklerini söyledi. Amed Surları, Malabadi Köprüsü, Nemrut, İshak Paşa Sarayı’nın maketleri katılımcılarla buluştu. 

Eylemcileri Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a ait binlerce poster taşınması, dikkatlerden kaçmadı. Ayrıca çok sayıda yasaklanan Kürt bayrak ve flaması da taşındı. 


Uçakla Öcalan’a özgürlük talebi

Festivalin normal programı sürerken, Köln semalarında bir uçak “Free Öcalan-Öcalan’a özgürlük’ pankartını açtı. Bu esnada Kürdistanlılar büyük coşkuyla zılgıt ve slogan attı. 



Demokratik haklarımızı kullanamıyoruz

Bir dakikalık saygı duruşunun ardında NAV-DEM adına Eşbaşkanlar Tahir Köçer ve Ayten Kaplan adına açılış konuşması yaptı. Kaplan, kitap, yemek ve içecek standlarına izin vermeyen Alman yetkilileri kınadı ve şunları söyledi:”Rojava’da verilen mücadele dünyanın onuru olurken ne yazık ki bugün biz Almanya’da demokratik haklarımızı kullanamıyoruz. Alman devletinin tavrı bu olmamalıydı. Bu olumsuz tutuma karşı bu alana gelen on binleri selamlıyoruz.”

Tahir Köçer de Alman yetkililerin tutumunu eleştirdi. Köçer şunları ifade etti:”Önderimizin özgürlüğü, Kürt halkının ve Ortadoğu’nun özgürlüğüdür. Onun özgürlüğü için sonuna kadar mücadele edeceğiz. Erdoğan’ı politik olarak bitirmek de görevimizdir. Bu kutsal mücadelede sizleri burada görmekten dolayı mutluyuz. Sizleri bu mücadeleden dolayı kutluyoruz.”


Gençler coşkuyla karşılandı

Bu arada Dortmund’dan 5 günlük uzun yürüyüşe başlayan Kürt gençleri de alana girdiğinde büyük bir coşkuyla karşılandı. Gençler adına yapılan açıklamada “Bizler devrimci gençlik olarak ‘Özgür Önderlik, Özgür Kürdistan’ esas alıyoruz. Şehit Tijda, Şehit Ali, Şehit Çekdar ve Lecwan yoldaşlarımız bizim her zaman mücadele çizgimiz olacak” ifadesi yer aldı. 


Özgürlük mücadelemiz durdurulamaz

DTK Eşbaşkanı Hatip Dicle de festivalin konuşmacıları arasındaydı. Sykes-Picot ve Lozan ile Kürt’e giydirilen kefenin henüz tümüyle yırtılmadığını belirten Dicle, “Müjdeler olsun bizi yok etmeye çalışanlar kaybetti” dedi. Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan’ın Kürtlere kölelik dayattığını da işaret eden Dicle, “Kürtler binlerce yıldır Ortadoğu’da özgürce yaşadı. Köleliği asla kabul etmedi. Son yüzyılda verdikleri mücadele ile özgürlüğü hak ettiklerini tüm dünyaya kanıtladı” dedi. 

Dicle, Ortadoğu’da özgürlük ve barışın mimarının Öcalan olduğunu belirterek “Onun özgürlüğü için direnmek ve mücadele etmek halk olarak boynumuzun borcudur. Öcalan’ın özgürlüğü ve Ortadoğu’nun barışı bir zincir gibidir ayrılamaz” şeklinde konuştu. 


Birliğimiz sağlanmalı

KNK adına konuşan Tahir Kemalizade ise “Biz tarihi bir süreçten geçiyoruz. Bugün Ortadoğu’da taşlar yeniden döşeniyor. Biz Kürtler de kendi hakkımızı almamız gerekiyor. Onun için de her şeyden önce birliğimizi sağlamalıyız. Kürt ulusal kongresinin toplanması için Kürdistan’ın diğer parçalarında görüşmeler yaptık. Bundan sonra da görüşmelerimizi daha da sıklaştıracağız” dedi. 

Asrın Hukuk Bürosu adına konuşan Avukat Mahmut Şakar da Öcalan üzerindeki ağır tecridi hatırlatarak CPT’nin görevini yerine getirmediğine vurgu yaptı. “AKP’nin yok etme yaklaşımı kırılmadan tecrit kırılmaz” diyen Şakar, “Onun için ancak ortak bir mücadele ile bu son bulabilir. Sayın Öcalan’ın özgürlüğü halkımızın özgürlüğünden geçmektedir” dedi. 

MLPD adına yapılan konuşmada ise şu ifadeler yer aldı: “Rojava’nın inşası için Kobanê’de Sağlık merkezi inşa ettik. Yapılacak Almanya seçimlerinde Kürdistan sorununu gündemleştirdik. Slogan ve pankartlarımızla ‘Kürdistan’a özgürlük’ ve ‘PKK yasağı hemen kaldırılsın’ Kürt halkının sembollerine yasaklanmasına son diyoruz. Öcalan’a özgürlük.”


Özgür kadın ile özgür Kürdistan

Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E) adına söz alan Dilşah Osman da tecride karşı mücadeleyi büyütmeye çağrısı yaptı. Osman, “Başkan Apo’nun özgürlüğü Ortadoğu’da barışın teminatı olacak. Önderimize ve halkımıza söz veriyoruz ki Kürt halkının özgürlüğünü sağlamayıncaya kadar mücadeleye devam edeceğiz. Bu mücadelenin öncülüğünü özgür kadın yapacak. Özgür Kürdistan özgür kadın ile sağlanacak” dedi. 


‘Kürtler bizi yalnız bırakmamalı’

Sol Parti Milletvekili Andrej Hunko da “Alman makamlarının ‘burada yemek ve içecek satılamaz kararı‘ utanç verici” dedi. Kararın, Erdoğan’ı mutlu etmek için alındığına işaret eden Hunko devamla şu ifadeleri kullandı: “Erdoğan’ın yasakçı kararları ne zamandan beri Almanya’dan uygulanıyor? Alınan bu yanlış kararı kınıyorum. YPJ ve YPG’nin Rojava’da insanlık için yaptıkları ortada. Alman devletinin buna karşı bugün tavrı bu olmamalı. Belçika mahkemesinin aldığı ‘PKK terör örgütü değil’ kararı önemli. Bunun zamanla tüm ülkelere yayılması gerekiyor. Biz Sol Parti olarak Parlamento’da PKK yasağının yanlış olduğunu savunan tek partiyiz. Bundan sonra da bunu savunacağız. 24 Eylül’de yapılacak seçimlerde bir çok Kürt adayımız var. Bu mücadelede Kürtler bizi yalnız bırakmamalı.”


24 Eylül’de oy verin!

Sol Parti Baden-Württemberg Eyaleti Milletvekili adayı Gökay Akbulut da Almanya’da 24 Eylül’de yapılacak genel seçimlere ilişkin destek istedi. Akbulut, “Sol Parti olarak Alman devletinin Kürtlere karşı yürüttüğü politikayı deşifre edeceğiz. Sol Parti olarak Federal Meclis’e güçlü girmek istiyoruz. Eğer üçüncü parti olarak meclise giremezsek faşist parti AfD girecek. Kürdistan’da yürütülen vahşeti teşhir edebilmek için herkesi oy vermeye davet ediyoruz” şeklinde konuştu. 


Kürt sanatçıları sahne aldı

Festivalin Kültür programında Tehsin Xıdır, Êzîdîlerin kutsal meskeni Şengal’den esintiler sundu. Orkestra MA, Koma Berxwedan, Koma Denge Mezopotamya, Ermenistan’dan Mulazimê Îsko festivalde sahne aldı. Jala okuduğu hareketli parçalarla Kürdistanlıları halaya kaldırdı. TEV-ÇAND’a bağlı 70 kişilik halk oyunları ekibi de Serhat, Amed ve Botan yöresine ait oyunlar sahneledi. 


Bayık’tan mesaj


KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, 25. Uluslararası Kürt Kültür Festivali’ne mesaj gönderdi. 

Bayık’ın gönderdiği mesajda özetle şu ifadeler yer aldı: “Başta Türk devleti olmak üzere sömürgeci güçler, Kürtlük ve Kürdistan adına ne varsa ortadan kaldırmak istiyor. Bugün Kürdistan’ı sömüren güçlerin Kürdistan halkına dayattığı planları, dünya tarihinin hiçbir döneminde hiçbir gücün başka halklara dayatmadığı yoğunlukta. Türk devleti, Kürtlük ve Kürdistan adına ne varsa ortadan kaldırmak istiyor. Bunun için asimilasyon, fiziki soykırım, tutuklama, sürgün, kültürel katliam olmak üzere hepsini birlikte yürütüyor. Bugün Kürdistan’da doğa yakılıyor, Kürtler ateşin içine atılıyor, şehirler yıkılıyor. İnsanlarımızı zorla yerlerinden göç ettirip tutuklatılıyor. Dilini, kültürünü ve sanatını yasaklıyorlar. Sömürgeci devletlerin Kürtleri yok etme politikalarına karşı büyük bir özgürlük mücadelesi veriliyor. Başta Rêber Apo, gerilla, PKK, kahraman halkımız ve özelde de Avrupa’daki halkımız büyük, tarihi mücadeleyle bu soykırım politikalarına karşı çıkıyor. Bu politikanın başarılı olmasının önüne geçiyor. Bundan dolayı ben Avrupa’daki halkımızın bu çabalarından dolayı özel selamlarımı iletiyor, saygılarımı sunuyorum. Festivalinizi kutluyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Başarı kesinlikle bizimdir. Sömürgeciler kaybedecek.” 


NAV-DEM’den teşekkür ve özür mesajı


25.Uluslararası Kürt Kültür Festivali’nin organizatörü NAV-DEM, Almanya’nın yasakçı zihniyetini kınadı, yasakçı zihniyete rağmen büyük bir coşku ile festivale katılan Kürt halkı ve dostlarına da teşekkür etti. NAV-DEM kendilerinden kaynaklı eksiklikler konusunda da özür diledi.  

Yiyecek ve içecek standlarının yasaklanmasının açlıkla terbiye etme ve kriminalize etme politikasının bir yansıması olduğuna işaret eden NAV-DEM, uygulamayı protesto etti.

Açıklamada “Halkımız, Alman devletinin bu yasakçı zihniyetinin hiçbir şekilde işe yaramadığını, tam tersine Halkımız, tepkisini daha yüksek bir katılımla ortaya koyduğunu gösterdi. Hazırlık komitesi olarak, bizden kaynaklı yaşanan olumsuzluklardan dolayı halkımızdan özür diliyerek, festival boyunca her türlü hizmetlerde emeği geçen tüm çalışan yapımıza ve başından sonunda kadar festival alanı terk etmeyerek sonuna kadar bekleyen fedakar halkımıza teşekkür ediyoruz” denildi. 


HABER: E. GÜLBAHÇE/ZAHİT EKİNCİ/A.BAÐRIYANIK/ŞAHİN BOZLAR